Türkiye: 'İslami Cumhuriyet' Yolunda
('Küresel Dünya’nın Yeniden Şekillenen Çelişmeleri)
26.11.2006
Bundan 30 yıl kadar önce, bir tanrı-tanımazın, toplumsal ilişkilere ait değerlendirmelerini “tanrılar arası savaş ve barış” ilişkileri üzerinden de yapabileceğine, ben kendim de inanamazdım... Bu, şimdi gerçek oluyor.
Tamamen küreselleşen sermayenin övülen başarısının sonunda gelip dayandığı nokta, renkli ve desenli bayraklarından yelkenli direkleriyle görece sakin Pasifik okyanusunda salınan ‘laik ulusal devlet’ gemilerini hızla ve yıkıcı bir şekilde, tanrıların gazap okyanuslarına savuruvermek oldu... Her ne kadar öncül haber vericileri varsa da, merkezleri orda burada dağınık bu büyük deprem koca ve kocamış dünyayı sarsmaya devam ediyor hala. Bir gece yarısı uykusunda, ya da şen bir gezmede aniden ona yakalanmış toplumlar, ne bu depremin oluş anını saptayabildiler; ne de henüz tam bir koruyucu önlem alabildiler. Yaşanmaya devam eden bu dağılma, binlerce kez büyük bir İstanbul depreminin sonuçları gibi. İster dua, ister küfür, hiç bir şey, toplumların, partilerin, hukuk düzenlerinin, rejimlerinin görünür tarzda parçalanmasını önleyemiyor.
Bu süreçte Sovyetler Birliği sisteminin gürültülü çöküşü sadece bir sonuçtu.11 Eylül’deki terör saldırısı da öyle...
Yaratan nedenleri ortadan kaldırmak mümkün değilse bile, hiç olmazsa bu depremi anlamaya çalışmak gerekli...
Geçtiğimiz çağdaki şekillenişi anlamıyla ‘sosyal devlet’, giderek tarih kitaplarının bir sayfasına gömüldükçe, dinlerin bayrağı daha çok yükseliyor.Dini özellikli devletleri ‘sosyal devlet’ olarak algılamamak hatalı olacaktır.Din karakterli ‘sosyal devlet’ler tarihte hep olmuştu ; günümüzde de bulunuyor.
“Komprador kapitalizmi”, “ulusal burjuvazi” gibi kavramlar ve ‘aydınlanma çağı’nda kazandığı anlam bakımından “laik devlet” de karşılığı artık yaşanan dünyada bulunmayan, sözlüklerde aranması gereken, ekonomik ve siyasi kategoriler halini ya almış durumda, ya almak üzeredir.
Ulusal giysilerinin bile sırtlarından bir çırpıda çekilip soyulduğu toplumlar,artık başka bir kimlik etrafında toparlanmaya başladılar. Günümüzde dinler, sadece ideolojik-teolojik tartışma konuları değildir. Yeni iktidarlar onların hükmü altında vücut bulmaya başlıyor.
Günümüzde din’lerden, özel olarak, Mezopotamya kaynaklı üç din ile onlar arası ilişkilerden bahsetmeden herhangi bir konuyu açıklamak giderek zorlaşıyor. Bu dinlerin dayandığı ön toplumların erken dönem yapılanmalarındaki farklı özellikleri tanımadan, din ve mezhep çatışmalarının nedenleri; “aydınlanmacı” Avrupa’da izlenen dinsel tırmanış, Türkiye’de, din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması ilkesi üzerine kurulmaya çalışılan Osmanlı sonrası yeni laik devletin, gözler önünde ‘İslami cumhuriyet’e doğru dönüşme süreci, vb... anlaşılamayacaktır.
‘Kaderci’, ‘miskin’, ‘uyuşuk’ olduğu üzerine hakkında 5 yüzyıldır masal anlatılan ve ona ait toplumları ‘aydınlatmak’ için binlerce sayfalık kitaplarla ideolojik bombardımana tutulan ‘İslamın kükreyişi’ de!
Kapitalist ekonomisi ve ona göre kurulmuş düzeniyle ‘batı medeniyeti’,şimdi artık kendini, asıl olarak dini bir çizgi anlamındaki ‘medeniyet’ olarak tanımlamaya; terazinin öteki kefesine de ‘İslami medeniyet’i koymaya başlamıştır bile. Birleşmiş Milletler örgütü, kendini lağvetmeden önce yerine geçecek yapılanmanın çekirdeğini Barcelona-İstanbul ‘medeniyetler ittifakı’ üzerinden oluşturuyor. Bu toplantı aslında, belki biraz erken, “milletler, uluslar Birliği”ne gayri resmi bir veda mesajı yayınlama anlamı da taşıyordu.
Her bireyin gündelik yaşamının ayrıntılarına kadar etkisini hissettiği bütün bu gelişmeleri, ‘iyi’ veya ‘kötü’ tasnifine tabi tutmadan önce, bu gelişmelerin nedenlerinin açıklanabilmesi ve muhtemel sonuçlarının öngörülmeye çalışılması gerekli. Çünkü toplumsal süreçler, istenilen veya istenilmeyen çizgi üzerinde ilerlemiyor. Onun kendi yasaları var ve kendi yarattıkları nehir yataklarında akarlar...
***
Uluslardan Ümmetlere Ve Mit Açıklaması
Ya Savaş’acak Tanrılar,Ya Da Barış’acak!
Cumhurbaşkanı Sezer'in Konuşması
Kakofonik Saldiri Ve Trajedimiz!
Demirel : Hem Nalına,Hem Mıhına..İdare-i Maslahat..
Ümmet Cemahiriyesine Doğru…Yeşil Gıravatlılar...
Uluslardan Ümmetlere Ve Mit Açıklaması
Barzani,Erdoğan ve MGK Sonuçları
"Irak’ın toprak bütünlüğünün korunması.."
Türkiye: 'İslami Cumhuriyet' Yolunda
Türkiye: İslami Cumhuriyet’e Dönüşecek mi?
Dini Kimlik Gelişimi ve Laik'liğin Yorumları...
Karşı Karşıya Olan Büyükanıt ve Hükümet mi?
Laiklik Din Kavgasını önlemek için gerekli!
Türkiye'de 'askeri darbe olur mu' ?
Ümmet Cemahiriyesine Doğru…Yeşil Gıravatlılar...
27 Nisan Muhtıra'sı Darbe önleyen Darbe mi?
Türk Ordusunda ‘yeniden yapılanma’nın,’Modernizasyon’un Muhtemel Yönelimleri …
TSK'da profesyonalizmin muhtemel sonuçları
Türkiye’den Musul’a kadar islami birlik !
Yeni Bir Hamle Daha: Araplar Kerkük'ten atılıyor..
'Ilımlı İslam ülkesi olacağız'
Türkiye: 'İslami Cumhuriyet' Yolunda
Türkiye: 'İslami Cumhuriyet' Yolunda-1
Türkiye: 'İslami Cumhuriyet' Yolunda-2
Rejim Değişikliği Sancıları
Din vurgusu etnik kökenden önde geliyor...
Türkiye’den Musul’a kadar islami birlik !
Ilımlı islami yolda 'reisicumhur' aday adayları...
Cumhurbaşkanı'ndan Türban’lı Köşk’e Hazırlık..

