Kırmızı kadınların kabilesi: Himbalar

 
**
 
** ** ** ** **

 

** ** ** ** ** **     ** ** *** ** **   **   ** *   * * **

kaynak:

http://www.sabah.com.tr/fotohaber/dunya/kirmizi_kadinlarin_kabilesi_himbalar?tc=30&page=1

 

http://tr.wikipedia.org/wiki/Himba

**

Sabah gazetesinin  [ http://tr.wikipedia.org/wiki/Himba] dan alıp aktardığı  resim altı notları şöyledir:

 

Kuzey Namibya'daki Kunene yöresinde yaşayan Himbalar, 20.000 ila 50.000 nüfuslu göçebe bir topluluktur. 

Hikâyelere göre; Himbalar, Hererolarla birlikte 15. ve 16. yy.larda Botswana'dan gelmiş, kuzeybatı Namibya'ya yerleşerek avcılık ve toplayıcılıkla geçinmişlerdir. 

Alman misyonlerlerin Hereroların yaşam tarzı üzerindeki etkileri ve Namaslarla olan çatışmaları nedeniyle, Hererolardan farklılaşmışlardır. 

1904'te Lothar von Trotha başkanlığındaki Alman sömürge idaresinin soykırım politikasından komşuları Herero ve Namalarla birlikte de paylarını almışlardır. Bu dönemde , pek çok Himba komşu Angola'ya sığınmış, burada Portekiz sömürge idaresinin emrinde yağmacılık yapmışlardır. 

1920'lerde Namibya'yı yetmiş yıl boyunca denetimi altına alacak olan Güney Afrika Cumhuriyeti, Himbalara bir koruma alanı ayırdı.  1980'lerde ise Himbaların yaşam tarzı yok oluş noktasına geldi.  Ciddi bir kuraklık keçi sürülerinin %90'ını öldürdü. Çoğu Himba, sürülerini bırakıp Opuwo kentine göç etti, gecekondularda yaşamaya başladı. 

1990'lardan itibaren Himbalar geleneksel topraklarına  dönmeye başladılar. 

Günümüzde ise çoğu Himba doğal koruma  alanlarında yaşıyor. Burada doğal yaşam ve turizm etkinlikleri  üzerinde kendi idarelerini uyguluyorlar.

Himbalar uluslararası eylemcilerle birlikte Kunene Nehri üzerinde inşa edilmesi düşünülen Epupa Barajı'nı (böylece geleneksel topraklarının  su altında kalmasını) önlemişlerdir.  

Himbalar keçi ve inek yetiştirir.

Emek isteyen işlerin çoğunu kadınlar yapar: İnekleri sağmak, köye su taşımak, ev inşa etmek, çocuklara bakmak gibi.

Kendi aralarında da yardımlaşırlar, bir annenin çocuklarına diğer anneler  de bakar.  

Misyonerler bazıların Hristiyan yapmış olsa da her aile devamlı yanıyor olması gereken bir ateş aracılığıyla Mukuru ile 7-8 günde  bir iletişime geçer.

Din olarak tektanrılı bir dinleri vardır ve Mukuru adında bir tanrıya taparlar. 

Himbalar çok az giysi giyerler, ancak kadınlar güneşten korunmak için tereyağı, aşı boyası ve bitkilerden bir tür güneş kremi yaparak vücutlarına sürerler.  Bu karışım, ciltlerine kırmızımsı bir renk verir. Bu renk, toprağın bereketinin ve insan kanının yaşamsallığının da simgesidir.

Kadınlar birbirlerinin saçlarını örer ve aşıboyası karşımıyla boyarlar. 

Modern giyecekler çevrelerinde az bulunur, ancak bulunduğunda erkekler tarafından kullanılır.  Namibya Hükûmeti, Himba çocukları için seyyar okullar açmıştır.

50 yaşlarındaki bir Himba büyükannesi Vengapi Tijvinda ise hayatlarını şu sözlerle anlatıyor: "Yaşamımız hâlâ aynı; ama artık çocuklar okuma yazma biliyor. Ben bir koruma bölgesinin üyesiyim ve yine av eti yiyebiliyoruz." 

Yaşadıkları yörenin çetin çöl şartları ve dış dünyadan kopuklukları sayesinde Himbalar geleneksel yaşam tarzlarını büyük ölçüde koruyabilmiştir. 

Kabile üyeleri hem anne hem de baba tarafının ailelerine dâhil olur.

Bu çift aileli düzen, zor iklim koşullarına karşı savaşmalarını sağlar. 

Bu düzende her kabile üyesi anne ve baba tarafından olmak üzere iki klana üyedir. Himba klanları, en yaşlı erkek üye tarafından idare edilir.

Erkek çocuklar babalarının klanında yaşar, kızlar evlenince erkek tarafının klanına geçer. Ancak veraset, baba tarafının değil, anne tarafının neslini izler. Mesela bir erkek, babasının değil, dayısının keçilerini miras alır. 

Bu çift aile üyeliği, dünya üzerinde sadece Batı Afrika, Hindistan, Avustralya, Melanezya ve Polinezya'daki sınırlı sayıda toplulukta görülür. 

Antropologlar bu sistemin zor iklim koşullarında avantajlı olduğunu söylerler, zira üyelerin iki aile tarafından desteklenmesini, risklerin bölüşülmesini sağlamaktadır.

 

**

 

Eski Toplumda Yamyamlık ve Kalıntıları

 

Yamyamlıktan Uygarlığa Geçişte Kurban..

Yamyamlıktan Uygarlığa Geçişte Hayvan Kurban Ve Bitki-Ağaç Sunum'un Rolü

 

Eski Toplumda ‘Haram Hayvan’ Kuralının Mantığı
Deve Neden Tevrat'da Yasak,Kuran'da Helaldir?


Hayvan-Bitki Totem Adlarına İlişkin Bazı Sorunlar
Totem Hayvan-Bitki'den Burçlara...
Eski Ahit'te Hayvan Yağı,Kan,Kanlı et yeme Yasağı
Tufan’dan Sonra Tanrı’nın Nuh`la Antlaşma Koşulu

 

 

antropolojik analize ilişkin

"Antropoloji":Kurban-Sunu ve İnsanbilim

"Antropoloji":Kurban-Sunu ve İnsanbilim -2

"Antropoloji":Kurban-Sunu ve İnsanbilim -3

 

Hayvan Kurban ve Bitki Sunu'lardan 'İnsanlık'a-1

Hayvan Kurban ve Bitki Sunu'lardan 'insanlık'a-2

Hayvan Kurban ve Bitki Sunu'lardan 'insanlık'a-3

Hayvan Kurban ve Bitki Sunu'lardan 'insanlık'a-4

Hayvan Kurban ve Bitki Sunu'lardan 'insanlık'a-5

Hayvan Kurban ve Bitki Sunu'lardan 'İnsanlık'a-6

Hayvan Kurban ve Bitki Sunu'lardan 'insanlık'a-7

Hayvan Kurban ve Bitki Sunu'lardan 'insanlık'a-8

 

Hayvan Kurban ve Bitki Sunu'lardan 'insanlık'a-9

 

ENKİ’NİN TAŞLANMASI VE ŞEYTAN TAŞLAMA

Farklı Öldürme Biçimlerinin Kaynakları-3 (Cocuk Kurbanı)

Kutsal Rakamlar ve ölüm olgusunun gizlenmesi...

Kurban ve İsa'nın vaftizi...

Kardeş Katili Kain-Kabil'den Gezgin Derviş-Abdal-Keşişlige..

 

ÖLDÜRME BİÇİMLERI VE KURBAN TÖRENLERİ-1

 ÖLDÜRME BİÇİMLERI VE KURBAN TÖRENLERİ-2

Kurban ve İsa'nın vaftizi...

Kurban Sunum Ve İdam Biçimleri

 

Su ve Ateşle Vaftizin Kaynakları

 

İslam’da “Kurban’ın Kusursuzluğu” ve Abdest Ediminde Arındırılan Organlar Hakkında

 

Hiristiyanlığın Su Vaftizinin Biçimleri

Kurban ve İsa'nın vaftizi...

Musevilik ve Hıristiyanlıkta ‘el-ayak yıkama’ ayini

 

Kuran’da Saç Tıraşı

Kurban'ın "Saç tıraşı","Kolye" ve "Av yasağı" İlgisinin Nedenleri

“Samson (Şimşon)’un Gücü”nün Kaynakları

 

Hıristiyan vaftiz babası ,vaftiz annesi

Eski Ahit’te Erkek Sünnet’i Motifleri

 

 

İnanna’nın Ölüler Diyarı’na İnişi

İnanna’nın Ölüler Diyarı’na İnişi–2

 Tanrı Yedinci Günü Neden Kutsadı?

 

 

**

Yorum Yaz