Kırıkhan'da Dişçiliğin Tarihçesi

 

 

Dişçiliği dededen öğrenip işsiz kaldılar

 

   Bir Zamanlar Ünlüydüler…

 

Kırıkhan Belediyesi, ilçenin bu nostaljik özelliğini simgeleştirmek için diş heykeli dikecek.

 

Yaklaşık 70 bin nüfuslu Kırıkhan, yüzyıllardır ''dişçileriyle'' adını duyurmayı başardı.

 

Üç ya da dört kuşaktır dişçilik yapan ailelerin bile bulunduğu Kırıkhan'da, ''dişçiler'' denetim nedeniyle serbest çalışamadıkları için eskisi kadar müşteri bulamıyorlar.

 

İsimlerini açıklamayan, yapacak başka işleri olmadığı için gizli saklı çalışmak zorunda olduklarını belirten sahte ama yurt genelinde popüler ''dişçiler'', eskiden ilçe merkezinde 5 otel bulunduğunu, bu otellerin yurt içi ve yurt dışından diş yaptırmak için gelen hastalarla dolduğunu anımsatarak, ''Şimdi otel sayısı 2'ye düştü, onlar da işsiz kalıyor'' dediler.

 

Türk Diş Hekimleri Birliği Kırıkhan Temsilcisi Mustafa Paşabeyoğlu ise eğitim almayan kişilerin diş tedavisi ye de protez yapmasına karşı mücadelelerinin sürdüğünü ancak denetimlerin yetersiz kaldığını söyledi.

 

Paşabeyoğlu, yüzyıllardır ''dişçileriyle'' ünlü Kırıkhan'da, halen başta Orta Doğu ülkeleri olmak üzere yurt dışından gelen müşterilerinin bulunduğunu bildirdi.

 

Paşabeyoğlu, ''Ağız ve diş sağlığına bütün dünyada önem verilmesine rağmen Türkiye'de durum çok iç açıcı değil. Yüzlerce hatta binlerce diş hekimi, muayenesinde hasta beklerken, alaylı diş hekimlerinin atadan dededen gördükleri yöntemlerle diş tedavisi ya da diş protezi yapmasına elbette sessiz kalamayız.''

 

Paşabeyoğlu, kaçak çalışan diş hekimlerine karşı daha etkin önlemlerin alınması gerektiğini savunarak, ''Artık işin uzmanları var. Biz kendimizi iyi ifade eder, bu işi atadan dededen görme yöntemlerle değil, tıbbın gösterdikleriyle yaptığımızı gösterirsek, yine yurt içinden de yurt dışından da müşteri alırız. Bu da ilçe ekonomisine olumlu yansır'' dedi.

 

BELEDİYENİN ÇABASI

Bu arada, Kırıkhan Belediye Başkanı İsmail Turan, dişçiliğin, ilçenin tarih boyunca sembolü olduğunu belirterek, nostaljiyi simgeleştirmek için diş heykeli dikmeye hazırlandıklarını söyledi. Turan, kentin en merkezi yeri konumundaki Cumhuriyet Meydanı'na dikilecek diş heykeli için çalışma yaptıklarını, bunun için bir heykeltıraşla anlaşma aşamasına geldiklerini kaydetti.

 

 

http://www.hataykentgazetesi.com/default.asp?Sayfa=HaberDetay&id=2050

 

 

 

 

***

 

Tarih

Yakın tarihe kadar Belen ilçesine bağlı küçük bir merkez olan Kırıkhan, Fransız işgali döneminde, 1923 yılında ilçe olmuş, 18 ( on sekiz ) yıl Fransız işgalinde kaldıktan sonra, 23 Temmuz 1939'da HATAY'la birlikte Anavatan'a katılmıştır.

İlçenin adına ilişkin, bir kaç görüş vardır.

Bir görüşe göre, ilçede 40 (kırk) tane HAN vardır ve ilçenin adı Kırkhan'dır.

Bir görüşe göre de, onarılmamış hanların varlığından dolayı buraya Kırıkhan denmiştir.

Bir başka görüşse, eski dönemlerde, Bağdat - İstanbul yol güzergâhındaki kırkıncı han'ın burada bulunduğu yönündedir.

( Dipnot 1)

Bazı kaynaklarda, " Kırıkhan'ın isminin son yüzyılda duyulmaya başlandığı" ifade edilmekteyse de, bu ismin eskiden beri var olduğu, 17. yüzyılda yasamış olan Karacaoğlan'ın bir şiirinde görülmektedir.

Kırıkhan yöresinde bulunan höyükler ( Koyuncu Höyüğü, Halil Ağa Höyüğü, Boz Höyük...), yörede çeşitli uygarlıkların yaşadığını göstermektedir. Ancak elimizde yöre tarihiyle ilgili yeterli kaynak bulunmamaktadır. Darb-ı Sak Kalesi, eski Türkmen topluluklar hakkındaki çalışmalar ve Hatay tarihiyle ilgili kaynaklarda, yöreye ilişkin bazı bilgilere ulaşmak mümkündür.

 

http://www.bibilgi.com/ansiklopedi/K%FDr%FDkhan,-Hatay

 

***

 

(Dipnot 1) :

[[ Kırıkhan'ın adının kaynaklarıyla ilgili bu varsayımlara, biz aşağıdaki temelde, bir başka şekilde katılmak istiyoruz.

Çünkü..... Bizde, daha çok, bir  erkeğin ‘çapkınlık’ tanımı olarak; dul veya evli bir  kadının  sevgilisini anlatmak üzere de kullanılan ‘kırık’ sözcüğü yaygınca  bir deyimdir ve herhalde bu, “kırık diş” ile  ilgili olmalıydı.]]

 

Ritüeller: Diş Kırma, Kurban....

 

http://toplumvetarih.blogcu.com/ritueller-dis-kirma-kurban/2721063

**

 

Eski Toplumda 'Veba', 'Atsineği' ,'Sağanak

 

Benzer bir şekilde ‘diş’ konusu da böyle…

 

Bu alanda araştırma yapan uzmanlarımız, ‘diş’in geçmişte bir adak ayinle ilgili aracı olduğunu bilince çıkarmadıkları için, inceleme yaptıkları zaman bu konuya hiç değinmemiş görünüyorlar. Bay  M. ÖZBEK’in  çalışmasını yayınladım.

 

Ben  ‘diş’ konusunda bilgili değilim. Fakat eğer doğru anlamış isem, Biblos kalıntılarında elde edilen  ve fotoğrafını yayınladığımız  kafatasında  bile «köpek dişinin» eksik olduğu  görülüyor.

 

Sanıyorum ki, ‘diş’ konusu  bilince çıkarılmış olsaydı, buna benzer bir dizi kafatası daha farklı bir şekilde  yorumlanabilirdi...

 

Hiç olmazsa neden “köpek dişi” deyiminin kullanıldığı sorusu bile sorulmamıştır ve bu belki de, Avesta’nın, Enuma Eliş’in  ‘köpek’  toplulukları ile bu dişin altınla kaplanması arasında bir ilişkinin kurulması sonucunu doğurabilirdi; belki böyle bir ilişkinin varlığı ortaya çıkabilirdi…

 

 

http://toplumvetarih.blogcu.com/eski-toplumda-veba-atsinegi-saganak-y/2739737

 

***

Eski Toplumda ‘Küp Tabut’ ve ‘Köpek Dişleri


 

(…..)

 

 

 

 

***

 

  Diş hekimliği tarihi Vikipedi, özgür ansiklopedi

 

Diş hekimliği tarihi; diş hekimliğinin tarihsel gelişimini incelemektedir. Diş hekimliği tarihi ile ilgili en eski kayıtlara Mısır'da rastlanmaktadır.İmhotep bilinen ilk hekimdir. MÖ 2700 yıllarında Mısır’da yaşadığı kabul edilmektedir. İmhotep’in yaşadığı dönemde Mısır’da hekimler göz hekimi, barsak hekimi, diş hekimi… gibi branşlara ayrılmışlardır.

Bilinen ilk diş hekimi Hesi-Re yalnızca diş hekimi değil aynı zamanda Krallığın Bekçisi gibi 13 resmi unvana sahip oldukça yetkin bir hekimdi.

Mısırlılar pek çok konuda olan gözlem ve deney merakını diş hekimliğinde de göstermişlerdi. Apse drenajı yapmışlar, çağdaş diş hekimliğinde köprü olarak ifade ettiğimiz uygulamanın ilk deneyicileri olmuşlardı. Hatta Ebers Tıp Papirüsü içindeki bilgiler göstermektedir ki ağız ve çenenin cerrahisi ile ilgilenmişler, “sabah kahvaltısında ağız temizliği yapılmalıdır, ağız temizliği diş temizliği demektir.” gibi ifadeler kullanmışlardır.

Diş hekimliği Mısır’lıların ilgisini çektiği kadar Mezopotamya uygarlıklarının da ilgisini çekmekteydi. Ancak Hammurabi yasaları dolayısı ile Mezopotamya’da gerek diş gerek tıp branşlarının cerrahisi çok fazla gelişmemiştir. Çünkü Hammurabi yasaları hekimlere yasal sorumluluk koyan tarihin ilk yasalarıdır.

Hammurabi yasaları'nda diş hekimliği ile ilgili konulara 2 madde ile değinilmiştir.

Yasa 200: Eğer bir kişi kendisiyle aynı sınıftaki bir kişinin dişine zarar verirse onun da dişi çekilir.

Yasa 201: Eğer bir kişi kendinden daha alt sınıftaki bir kişinin dişine zarar verirse 166 gr. gümüş öder

Aynı yıllarda Çinliler dünya tarihinin bilinen en eski tıp eseri olan Nei-Ching’i yazmışlardır. Çinliler ağız hastalıklarını; iltihapsal hastalıklar, yumuşak doku hastalıkları, diş çürükleri olmak üzere 3’e ayırmaktalardı. Çinliler diş hekimliğine katkılarını sadece bu eserle yapmamış yüzyıllar sonra 15. yüzyılda çağdaş anlamdaki ilk diş fırçasını yapan ulus olarak diş hekimliği tarihine geçmişlerdir. Amalgamla dişlerin doldurulması fikri de Çinlilere aittir.

Amerika kıtasında yer alan topraklar üzerinde hüküm sürmüş olan İnkalar, Aztekler ve Mayalar daha çok doğaüstü güçlerle diş tedavisi yapmaya çalışmışlardır. Savaşçı bir toplum olan Aztekler, saç telini kullanarak şimdiki cerrahi dikişlere benzeyen dikişler atmışlardır. Bu eski uygarlıkların önemli yönleriden biri de ağız sağlıklarına verdikleri özel önem vermişlerdir.

MÖ 2000 yıllarına gelindiğinde ise Hipokrat’la beraber Yunanistan’da bu yıllarda Cos adasında ilk tıp okulunun açılması ile çağdaş tıbbın temelleri atılmıştır. Yunanistan’daki gelişmeler Romalıları, Etrüskleri ve İtalyanları etkilemiştir.

http://tr.wikipedia.org/wiki/Di%C5%9F_hekimli%C4%9Fi_tarihi

 

**

metis du cap

Arracher ses dents de devant, le comble du chic

 

http://www.france-metisse.fr/index.php?option=com_content&task=view&id=864&Itemid=27

 

 

 

 

 

Kıl Kültünün Kökenleri

Kıl Kültünün Kökenleri-2

Kıl Kültünün Kökenleri-2

  İslamda Kurban'da Baş Tıraşı Yasağı ve Nedenleri...
 Eski Toplumda 'Saç Kesme'..

Eski Yasalarda 'Saç-Sakal Kesme' Cezası..

  “elinizde bir belirti ve alnınızda bir anma işareti”

Kadın Takıları ve Dövme

Tanri'nın Dövme ile işi ne ?


 : «Kel Oğlan» Motifleri Üzerine

 

  Kuran’da Saç Tıraşı

  "Ey anamın oğlu, saçımdan sakalımdan tutma!”
  Incil'de Kutsal Baş Tıraşı Ritüeli
  Saç Kesim Biçimleri Ve ‘Alın-kader yazısı’...
  Eski Toplumda Boynuzlu-Kulaklı Tanrılar..
  saç-şapka-takı


 Eski toplumda saç-şapka biçimleri
  Saçı Kesim Biçimleri Ve ‘Alın-kader yazısı’...
  Hitit şapka biçimleri...

 

Kızılbaş kavramı ve Erkek Başörtüsü 'Keyfiye'


 Saç Biçiminde Totem Etkileri...

 

Eski Toplumda 'Saç Kesme'..

Erkek Baş Örtme Biçimleri Ve Kaynakları

Erkek Başörtüsü 'Keyfiye'
  Eski Toplumda Alın Saçı Kesim Biçimi

Kutsal Yazilarda ‘Kara’, ‘Kel’, ‘Kör’ Motifleri

"Başını Yakmak" ve Musevi "Tefilah" ,"Tifil" Ritüel Aracı..
Kurban'ın "Saç tıraşı","Kolye" ve "Av yasağı" İlgisinin Nedenleri Yas dönemi yasakları...

 

  'Saç-sakal' Ve Erkek-Kadın Türbanı
  Bir Yas İşareti Olarak Saç-Sakal Kesme
 Bir Yas İşareti Olarak Saç-Sakal Kesme-(Yorumlar)
 Saç Tıraşı Ve Kâhin Giysisi Olarak ‘Başlık’-Takke..

 

 

***

Eski Ahit'te "kısır"lık...

Sümer Kutsal Kadınları...

*******************************************

 

 

 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !