Barzani-Talabani önderliğindeki Kürt topluluğu ile yakınlaşmanın Türkiye'deki Kürt topluluğundaki etkilerinin Nakşi tabanda, daha şimdiden, ne türlü etkileri olduğunu kestirmek güç...
Bunları Kürtler arasında saptamaya çalışmak gerekli... Öte yandan "Ateş kültü"nün Kuzey Irak Kürtleri arasındaki etkisinin nasıl güçlü olduğunu kadınlara karşı töre cinayetleri bağıntısında görüyoruz:
Kuzey Irak'taki Kürt kadınları,neredeyse tek ölüm biçimi kullanıyorlar ve "kendilerini yakarak intihar" ediyorlarmış!
Safa Kaçmaz
****************
Adalet Bakanı Sadullah Ergin’in açıkladığı istatistikler, kadın cinayetlerinin 2002’den 2009’a kadar yüzde 1400 oranında arttığını ortaya koydu. 2002’de 66 kadın öldürülürken, bu sayı 2009’un ilk 7 ayında 953 oldu.
Adalet Bakanı Sadullah Ergin’in, DTP Van Milletvekili Fatma Kurtulan’ın verdiği bir soru önergesine yanıtı, kadın cinayetlerinin sadece 7 yılda yüzde 1400 arttığını gözler önüne serdi.
Kurtulan, TBMM Başkanlığı’na verdiği soru önergesinde, Adalet Bakanı Sadullah Ergin’e, “2002’den bu yana aile içi şiddetle ilgili kaç dava görülmüştür? Yargılamalar sonucunda kaç kişiye hangi cezalar verilmiştir? 2002’den bu yana yıllar itibarıyla cinayete kurban giden kadın sayısı kaçtır?” diye sordu.
Yargı mensuplarına eğitim
Ergin, hâkim ve savcılara toplam 206 insan hakları semineri verildiğini kaydeden Ergin, “Kadına Yönelik Şiddetle Mücadelede Yargı Mensuplarının Rolü” konulu proje kapsamında 2009’da 164 aile mahkemesinde görevli hâkimler ve cumhuriyet savcısı ile bu mahkemelerde çalışan 150 uzmanın eğitimden geçirildiğini kaydetti. Ergin, 2010’da projenin ikinci ayağının gerçekleştirileceğini, bu çerçevede ülke genelinde seçilecek 25 hâkim ve cumhuriyet savcısının 5 günlük “eğiticilerin eğitimi” programına alınacağını belirtti.
2002’de sayı 66’ydı
Adalet Bakanı Ergin, 2002’den Temmuz 2009’a kadar kadınlara yönelik şiddet ve cinayet vakalarına ilişkin istatistikleri de açıkladı. Ergin, töre ve namus cinayetleri dahil olmak üzere 2002’de 66 kadın cinayetinin işlendiğini kaydetti.
Ergin, sadece 2009’un ilk 7 ayında kadın cinayeti sayısının 953 olduğunu belirtti. Böylece rakamlar, son 7 yılda kadın cinayeti oranının yüzde 1400 arttığını ortaya koydu.
Ergin, yıllar itibarıyla kadın cinayetleri sayılarını şöyle açıkladı:
2003’te 83
2004’te 164
2005’te 317
2006’da 663
2007’de 1011
2008’de 806.
Ergin, kadınlara yönelik şiddet ve cinayetlere ilişkin yargılama istatistiklerini de açıkladı. Verilere göre, 2002’den Temmuz 2009’a kadar; kadına yönelik şiddet ve cinayetler nedeniyle toplam 12 bin 678 dava açıldı. Bu davalarda 15 bin 564 kişi yargılanırken, bunlardan 5 bin 736’sı mahkum oldu. Bu davalarda bin 859 kişi için beraat, 794 kişi için de denetimli serbestlik kararı verildi.
Açılan davalardaki dosyalardan 11 bin 216 dosya karara bağlanırken, 6 bin 74 dosyanın yargılamasına devam ediliyor.
Karara bağlanan dosyalardan 5 bin 483’ünün Yargıtay aşaması da tamamlanırken, mahkemelerin karara bağladığı 4 bin 592 dosya Yargıtay’da onay bekliyor.
Son dönemin en ürpertici cinayetleri
Birgül Işık (Elazığ - 2005): TV programında şiddet gördüğünü söyleyince oğlu tarafından öldürüldü.
Çiğdem İnce (İzmir - 2003): Evlilik dışı hamile kaldığı için ağabeyince öldürüldü.
Evrim Sarıçiçekler (İstanbul - 2005): Ailesinin karşı çıktığı kişiyle evlendiği için ailesinin görevlendirdiği bir kişi tarafından öldürüldü.
Güldünya Tören (İstanbul - 2004): Evlilik dışı ilişkisinden anne olan Tören silahla yaralandı, 25 Şubat 2004’te hastanede öldürüldü.
Kadriye Demirel (
Pınar Kaçmaz (
Şemse Allak (Mardin - 2002): Evlilik dışı ilişkiye girdiği gerekçesiyle taşlanarak öldürüldü.
Zehra Karagöz (Şanlıurfa - 2003): Başka erkeklerle beraber olduğu söylentileri üzerine kocası tarafından kalbinden bıçaklanarak öldürüldü.
*****
Kadın cinayetleri neden artıyor?
Serpil Yılmaz
Bundan daha korkunç bir istatistik olamazdı, son 7 yılda kadın cinayetleri yüzde 1400 oranında artmış!
Aklıma Kuzey Irak’ta kendini yakarak yaşamına son veren kadınlar geliyor. İki toplum barışa gidiyor derken, kadın ölümlerinde aynileşiyor mu? Arkadaşımız Önder Yılmaz’ın haberinden öğreniyoruz ki DTP Van Milletvekili Fatma Kurtulan’ın TBMM Başkanlığı’na verdiği soru önergesini yanıtlayan Adalet Bakanı Sadullah Ergin şu rakamları açıklıyor:
2002’de 66, 2003’te 83, 2004’te 164, 2005’te 317, 2006’da 663, 2007’de 1011, 2008’de 806, 2009 yılının ilk 7 ayında ise 953 kadın öldürüldü.
Sorulması gereken iki soru var:
Birincisi, sosyal, kültürel referanslarını İslami yaşamdan alan siyasetçilerin son 7 yıldır sürdürdükleri tek parti iktidarında, ne oldu da kadına yönelik şiddet bu denli ölümcül bir hal aldı?
İkincisi, Güneydoğu ve Doğu illerinde aile içi şiddetin artmasında bölgeye hâkim olan Kürt siyasetinin rolü nedir?
Bugün TBMM’de yapılacak “demokratik açılım” tartışmasını izlerken içimdeki ses sürekli “Yalnızca kadın olduğu için öldürülen insanların yaşama hakkını koruyamamak onurlu bir barışı getirebilir mi?” diye mırıldanacak.
Kurtulan, söz konusu soru önergesini 18 Haziran 2009’da vermişti. O günlerde Türkiye, Nahide Opuz’un başvurusu üzerine, aile içi şiddeti önleyemediği için AİHM’den ceza alan ilk ülke olmuştu. Opuz, Diyarbakır’da 11 yıl boyunca kâbus dolu günler yaşamış, ölümlerden dönmüş, annesinin ölümüne engel olamamış genç bir kadındı.
Kürdistan’daki cinayetler
Kurtulan’ın verdiği soru önergesinde yer alan “Aile içi şiddet konusunda AİHM’ye 2002 yılından bu yana kaç başvuru yapıldı? Yasal düzenlemeler neden etkin olamıyor?” sorularına Bakan’dan yanıt da gelmiyor. Dolayısıyla, hem eksik bilgileniyoruz hem de hükümetin “yüzde 1400’lük artışı” nasıl değerlendirdiğini bilemiyoruz.
Gelelim dünyanın bizi nasıl gördüğüne: Türkiye, Dünya Ekonomik Forumu -2009 Cinsiyet Uçurumu Raporu’na göre, listede yer alan 134 ülke içinde kadın-erkek eşitliği alanında yapılan değerlendirmede 29’uncu sıraya gerileyerek “vahim” bir tablo çizmiş.
Irak savaşı kararını alan kabinede yer alan ABD eski Dışişleri Bakanı Powell’ın konuk konuşmacı olarak katıldığı bir panelde söylediklerimi hatırlıyorum:
“Kürdistan Bölge Yönetimi İnsan Hakları Bakanlığı, 2009 yılının ilk 4 ayında 170 kadının namus cinayetine kurban gittiğini, 333 kadının da kendisini yakarak intihar ettiğini açıkladı. ”
Yılda çoğunluğu Afrika ülkelerinde 130 milyon kadın ve kız çocuğu sünnet ediliyor. Bu vahşi gelenek yalnızca El Beşir’in ülkesi Sudan’ın da içinde olduğu Sahra altı Afrika’da yok, Kuzey Irak’ta bazı aşiretlerde de sürüyor.
*********
‘Kızlar 9 yaşında evlenebilir’ diyen Profesör ve Muhammed
"Çocuk cinsel istismarı' Üzerine 2
Erkek Çocuk Sünneti ve Fallus Kültü
'Kurban'ın Kökeni ve ... “Eski Harran’da...Kurban"
“Kirve”lik Ve Evlilik Yasağı-1
“Kirve”lik Ve Evlilik Yasağı-2
Eski toplumda "iğdiş"lik kurumu
Eski Ahit'te "Kutsal Erkek Fahişeliği"
Eski Ahit’te Erkek Sünnet’i Motifleri
Eski Ahit'te bir Adem tanımı ve Aden!
'İlk oğul' kurbanı ve Eski Ahit
Bekâret fetvası...Zifaf..Kadın Sünneti
ABD'de Bekáret Yemini,Bekâret fetvası...Zifaf..Kadın Sünneti
Erkek Çocuk Sünneti Ve Kirvelik
***
Hitit Kraliçesinin 'Kardeş Kocası'
Musa Yasalarında 'Kayınbiraderlik Görevi'...
Eski toplumda "iğdiş"lik kurumu
Asur Ticaret Kolonileri Devrinde kadın -1
Eski Ahit'te "kardeş karı-koca"lık...
"Yalancılık kültürü" -Barbarlık ve Uygarlık!
Deyimler ve Konuşma Kültürü...
Konuşma Kültürü ve Uygarlık...
Eski toplumda konuşma yasağı ve selamlaşma...
Olimpiyat oyunları neden çıplaktı?
ÇIPLAK AYAKLA OLİMPİYAT KOŞULARI
"Antropoloji": Kurban-Sunu ve İnsanbilim -2
Modern toplumun içindeki eski toplum
Kutsal Kadın Fahişeliği ve Kutsal Erkek Fahişeliği - 1
Eski Ahit'te "Kutsal Erkek Fahişeliği"
Lut'un 'Melek'leri ve Erkek Fahişelik...
Eski ve Yeni Ahit'te Köpek Motifleri
Kutsal ‘Kör’ler, ‘Köpek’ler, ‘Sinek’ler....
Eski Tabletlerde “Sinek” kavramı ve İslamda “Sineğin ‘idrâki’” Konusu
Tufan’larda ‘Köpek’, ‘Sinek’ler…
Yeni Yıl Şenliğinde “Köpek”, “Sinek”...
Erken Tapınaklarda ‘Köpek’, ‘Sinek’...
Avesta’da Köpek Totemi Ve ‘Köpek’ Çeşitleri
Avesta’da Köpek Totemi Ve ‘Köpek’ Çeşitleri-Motifler..
*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*--*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-**

