Erkek Çocuk Sünneti Üzerine-3

11.10.2006

KIRIKHAN’DA DÜĞÜN

...


SÜNNET DÜĞÜNÜ İLE İLGİLİ ADETLER

Sünnet olacak çocuğa ailenin sosyal yapısına göre bir kirve bulunarak başlanır.

 

Kirvenin aile içindeki konumu çok önemlidir. Kirve artık aileden biridir.

 

Sünnet tarihi belirlenmeden önce sünnetin düğünle mi, yoksa mevlüt okunarak mı, yoksa sade bir törenle mi yapılacağı kararlaştırılır. Ona göre dosta, akrabaya haber verilir. Davetiye (okuntu) gönderilir. Bu davetiye türü, ailenin gelir düzeyine uygun olur. Kimi aileler mendil, kumaş, gömlek, çorap dağıtır.

 

Kimi aileler ise matbaada bastırılan davetiye gönderirler.

 

Çocuğun sünnet elbisesini kivre alır. Diğer tören masraflarının bir bölümünü de karşılar. Sünnet olacak çocuğa törenden bir gün önce sünnet elbisesi giydirilir, çevrede gezilecek yerlere götürülerek gezdirilir.

 

Sünnet olmadan önce düğünlerdeki gibi kına gecesi yapılır. Sünnet günü evde çok çeşitli yöresel yemekler yapılır. Bunlardan en önemlisi “ DÖVME “ dir.

 

Dövme değirmende özel çekilmiş buğday ve et ile yapılan bir yemektir. Sünnet’i yapan kişiler Kırıkhan, Antakya, Reyhanlı yörelerinde oturan belirli kişilerdir.

 

Sünnetçilik bu kişilerin baba mesleğidir.

 

Sünnet düğününde davullar çalınır, halaylar çekilir. Mevlüt ile yapılan sünnette mevlüt okunur ve sonra sünnet töreni icra edilir.

 

Kirve çocuğu kucağına alır sünnet yaptırır. Çocuğu yatağa yatırır. Davetliler hediyelerini çocuğa verir.Kirve aileden biridir. Onun kızı alınmaz, onun oğluna

 

kız verilmez. Çünkü artık bir amca, kardeş, dayı gibidir. Kirvelik Kırıkhan’da çok yaygındır.

(http://www.kirikhanolay.com.tr/index.php?option=com

 

_content&task=view&id=32&Itemid=62)

 

***

 

Kirvelik

Karapapaklar için çocuklarının kirvesi çok önemlidir. 

 

Ardahandan Sivasa kadar olan sahada, yani Erzurum, Kars, Erzincan, Artvin, Elazığ, Malatya, Maraş, Bakü-Amasya çizgisinde yaşayan Karapapaklarda; Tunceli, Bingöl, Adıyaman, Diyarbakır, Çorum, Kayseri, Mersin, Adana, Tokat ve Yozgat illerinde kirvelik yaygındır. Kirvelerin çocuklarının birbirleriyle evlenmeleri yasaktır.

 

Kirve Sünnet olan çocuğun elini kolunu tutan ve çocuk üzerinde babalık hakkı olan kimse demektir, Göle-Karsta kirve, kırva-kirva şeklinde söylenir. Terekemelerce kirve denir.

 

Ziya Gökalpe göre kirvelik eski Türklerdeki potlaç geleneğinin Anadoludaki görünümüdür. Özene göre de kirvelik bir Türk geleneğidir. Kirvelik peygamber sevgisinden kaynaklanır ve sülale-soy sürer. Mesela kirve, kirve olduğu insanın bir başka çocuğunun sünnetinde bulunmayacak kadar uzaktaysa, onun izni alınmadan ya da onun tayin ettiği biri olmadan sünnet ettirilemez.

 

Ozanlar, Karapapaklarda önceleri kirvelik çok önemliyken, günümüzde önemini yitirmiştir. Ancak kirveler hala kız alıp vermezler. Eskiden bu köylerde kirvelik, kardeşlikten öndeyken, günümüzde sadece sosyal ilişkileri pekiştirici bir rolle sınırlandırılmıştır. Karapapaklarda kullanılan, kirvenin damının üstüne çıkılmaz yani onun kızı kızım, oğlu oğlumdur. Ona kötülük yapılmaz deyimi kirveliğin önemini ifade etmektedir.

 

Ayrıca Posof-Kars köylerinde de kirvenin damından ve kapısından don-gömlek geçilmez deyimi kullanılmaktadır.

 

Kirveliğin en önemli fonksiyonlarından biri, yukarıdaki ifadelerden anlaşılacağı gibi, iki aile ya da aile grupları arasında yakınlık sağlamaktadır. Genelde kirvelik sünnet düğünü masraflarının bir başkası tarafından karşılanması ile dostluğu ifade eder. En önemli fonksiyonlarından biri ise, taraflara statü kazandırmaktır. Statü kazanmak iki taraflıdır. Yani erkek çocuk sahibi A şahsını kirve yapmakla o kişi bir statü kazanırken, aynı zamanda kirve vasıtasıyla çocuk ailesinden başka bir şahsa ya da aileye daha sahip olmaktadır.

 

Çünkü kirve ileride çocuğun yetişmesinde, evlenmesinde önemli fonksiyonlara sahiptir. Kirvelik kurumunun fonksiyonlarından biri diğeri de, sosyal kontrol ve sosyal barışı sağlamasıdır.

 

Kirveliğin temelinde dostluk yattığını yukarıda ifade etmiştik. İşte bu anlayışa bağlı olarak kirvelerini ona göre seçmişlerdir. Bu nedenle sosyal gruplar arasında yakınlaşmalar, doğrusu sıhri akrabalıklar kurulmuştur.

 

(http://www.karapapak.com/turkce/konu_detay.aspx?id=12&sm=comp12)

 

Tunceli

KİRVELİĞİN  GELENEK VE TARİHÇESİ

İbrahim peygamberin  oğlu olmaz, ikinci kez evlenir. Tanrıya yalvararak eğer bir çocuğu olursa hak yolunda kurban edeceğini vaat eder. İbrahim Peygamberin dileği kabul olunur ve bir çocuğu olur. İkinci ailesinden (eşinden) doğan çocuğun ismi İsmail  konur. İkinci ailesinin ismi de Hacerdir.

 

İsmail büyür. Cebrail bir nida  getirerek İbrahim peygamber İsmaili kurban edilmesi için söz verdiğini hatırlatır. İbrahim peygamber İsmaili alıp Arafat dağına götürürken  yoldan Şeytan rast gelir İbrahim peygamberi caydırmaya çalışırken İsmail o anda hurma yiyormuş. Hurmanın çekirdeğini babasını caydırmaya  çalışan şeytanın gözüne atar ve bu adam seni caydırmaya çalışıyor der. Gözü kör olan şeytana  o yüzden kör şeytan denir. O zaman şeytan bir ak sakallı kılığında geldiği için tanınmamıştır. İsmail şeytanı teşhis etmiştir. İbrahim peygamber oğlunu alıp Arafat dağına çıkar gözlerini bağlar bıçağı çıkarıp kurban etmek için bıçağı boynuna atar fakat bıçak kesmez bıçağı taşa vurur bıçak mermer taşı keser. O anda Cebrail bir koç getirir o bıçak ta konuşmaya başlar haktan izin yok, İsmailin bir tüyünü kesemem der. Cebrail İsmail’i kaldırıp koçu indirir. Koç İsmail’in yerine kurban edilir.

Kesilen kurbandan 90 kişi yer, o zaman karıncalar gelir “Ya İsmail bizim payımız nerede” derler karıncalar davacı olur, Cebrail Haktan nida getirir. “Ya erenler dişlerinizin arasını karıştırın, onu da karıncalara verin” der herkes dişlerinin arasında olan eti karıncalara verir karıncalar davalarından vazgeçerler.

Karıncalardan sonra bu defa toprak davacı olur. kurban kesip yediniz, kanını bana akıtmadınız” der. Kimse cevap vermez, Cebrail gene Haktan bir nida getirir. “Ey erenler Allah’ın emri şu ki, İsmail’in bileğini kesin kan toprağa aksın, toprak razı olsun” der.

O zaman İsmaili sünnet ederek kanı toprağa akıttılar. İbrahim peygamberden kalan adet işte budur.

Tuncelide kirvelik peygamber dostu olarak kabul edilir ve her çocuğun bir kirvesi vardır. Kirvelik kuşaklar boyu devam ederek günümüze kadar gelen dostluktur.

Böylece kirvelik esaslarına göre:

a)   a) Sünnetten sonra kesilen et parçası yere gömülür.

 

b)   b) Et yenilirken dişler arasındaki et parçası yenmez.

 

c)   c) Kurban olarak koyun cinsi makbuldür. Sakat , kulağı kesik ama 1 yaşından küçük yaşlı hayvan kurban kesilmez.

 

d)   d) Kurbanı kesecek olan erkektir, erkek yoksa kadın erkek çocuğun elini tutar bıçağı ona verir öylece keser.

 

e)   e) Kurban kesilen bıçak başka bir şey için kullanılmaz.

 

f)    f ) Kirve olan aile yedi sülale sonra kız alıp verebilirler.

 

KİRVELİK (SÜNNET ) DÜĞÜNÜ  

Kirvelik düğünü Tunceli yöresinde kutsal sayılan bir törendir. Kirvelik adını şundan almaktadır:

Erkek çocuk sünnet olunca gözlerini kapatana yöre terimiyle KİRVE denir onun için çocuk ilk doğduğunda, bir dost gelir, çocuğun kirvesi ben olurum der, çocuk onun peşine (öteğine) atılır artık iki aile arasında çok samimi bir dostluk ( kutsal ) kurulmuştur.

İki aile arasında yedi sülale (Kuşak) geçmeden kimse kimseye kız vermez.

Alınırsa dünyanın en adi en büyük günahını işlemiş olur. Aynı zamanda iki ailenin dost ve akrabaları için de geçerlidir. Kirvelik inanca göre Müslüman olan herkesin İbrahim Peygamberin icadı olan bu kutsal geleneğe uyması şarttır, geleneğe uymayan Müslüman değildir. Özellikle çeşitli sülale ve aşiretler arasında olan düşmanlık güdülerini ortadan kaldırmak için kirve olma yolları denenmiş ve bu yolla bir çok geçimsizlik ve kırgınlıklar ortadan kaldırılmıştır.

 

Sünnet olası gereken çocuğun ailesi kirvesine on beş gün önceden haber verir kirve sünnet olan çocuğa bir takım hediyeler alır hazırlar. Esas kirveler çocuğun gözlerini kapatan  şahıstır, fakat bu vesileyle ikisinin tüm akraba ve dostları da aile olmuştur.

Düğün hazırlıkları başlayınca çalgıcılara haber verilir. Çalgıcılar çağrılan günde gelirler. Bir gün çalarlar ve o güne “DAVULUN GELDİĞİ GÜN” denir. Aynı gün kirveye elçi gönderilir. Elçi özellikle sünnet edilen çocuk ve çocuğa yoldaşlık yapacak ve onun köçeğidir.

Elçiler bir gün önceden hazırlanan kebabı (bir hayvan keçi, koyun vs. gibi şeyler kesilir. Et parçalar halinde şişe takılır. Ateş üstünde kızardıktan sonra, hiç parçalanmadan kirveye götürülür.) bir gece kalındıktan sonra kirve köçeğinde köçeklik hakkını verir. Bir köçekte kirve orda ayrıyeten alır düğünün  ikinci günü yanı davetlilerin toplandığı günü gelir. Davul zurnalar kirveyi karşılarlar. Düğünün en ağır misafiri kirvedir, herkes saygı ve sevgi gösterir.

Aynı güne “TOPLANMA GÜNÜ” denir. Burada geleneksel yemekler yenir, oyunlar oynanır. Akşam olunca kirvenin konaklayacağı konak belirlenir, diğer sayılı kişiler de aynı evlerde ağırlanır her  konağa birer kebaplık hayvan verilir. Ayrıca rakısı, mezesi temin edilir. Kebabı çeviren kişi arka bacağını kendine alır, onun hakkıdır. Ayrıca davetli her konağı tek tek gezerek davullar çalınır, halay çalınır. Sabaha kadar eğlenilir, sabah erkenden  sünnet olacak çocuklar banyoya götürülür  o anda tüm yakın konuklar yemekler yerken sünnetçide sünnet hazırlıklarını yapar. Çocuklar banyodan  çıkınca çalgıcılara haber verilir.Çalgıcılar çocukları karşılar, o anda  sünnet olacaklar davulcuya para verirler. Çocuklar damın başına getirilir.

O damın başında  sünnetçi masa kurar, masanın üstüne bir bez, bezin üstüne bir tepsi, tepsinin üstüne bir havlu, havlunun üstüne bir adet sabun konur buna ‘MUHAMMED HONCASI’ denir.

Sünnet Kuran'dan ayetler okurken  herkes o masaya para atar bu parayı sünnetçiye verirler. Dua okunurken herkes o masanın çevresine daire şeklinde ayakta durur, ellerini önüne bağlarlar.

Şapkalarını ters çevirirler ayetleri bitirince sünnetçi şu duayı okur:

“Dünya kuruldu pazartesi

 

Yukarıda indi Muhammed honcası

 

İbrahim peygamberde kaldı bu adet

 

Boynuma hem farzdır, hem sünnet

 

Her kim Muhammed’i severse.

 

Getirsin Muhammed’e selevet.”

Üç defa  dua tekrarlanınca, halk sağ elinin işaret parmağını, hafif eğilerek öperler ve ‘ya Muhammet’ derler. Önce sünnet olacak olan çocukların babası ve annesi yerdeki masaya diz çökerek öperler ve para atarlar daha sonra kirve aynı şeyi  yapınca halktan hiç kimse kalmayacak şekilde tepsiye para  atarlar. Para toplandıktan sonra sünnetçiye verilir, sünnetçinin ücreti buradan çıkan paradır. Çocuklar bir odaya alınır, yere bir kürsü konur, üstüne yastık yastığın üstüne çocuk oturtulur, kirve de çocuğun arkasına oturur. Çocuğun elleri önden bacakların arasından geçirilip arkadan tutulur, çocuk sünnet olurken davullar özel bir sünnet havasını çalar. Hava dramatik bir hava olduğu için genellikle davetliler ağlarlar.

 

(http://www.tunceli.org/v3.0/YaziOku.php?nedir=YaziGor&pid=22)

 

***

 

Erkek Çocuk Sünneti Üzerine Eski Mısır'da Erkek Çocuk Sünneti Erkek Çocuk Sünneti Ve Kirvelik Erkek Çocuk Sünneti ve Fallus Kültü

 

Kadın Sünneti Eski Ahit'te Erkek Sünnet'i Motifleri  Kürtlerde Kadın Sünneti Geleneği

 

Eski Ahit'te "kısır"lık..

 

Erkek Çocuk Sünneti ve Fallus Kültü

Eski Mısır'da Sünnet..

'Kurban'ın Kökeni ve ... “Eski Harran’da...Kurban"

Erkek Çocuk Sünneti Üzerine

Erkek Çocuk Sünneti Üzerine-2

Erkek Çocuk Sünneti Üzerine-3

Erkek Çocuk Sünneti Üzerine-4

Erkek Çocuk Sünneti Üzerine-5

“Kirve”lik Ve Evlilik Yasağı-1

“Kirve”lik Ve Evlilik Yasağı-2

Eski toplumda "iğdiş"lik kurumu

 

Eski Ahit'te "Kutsal Erkek Fahişeliği"

 

Eski Ahit’te Erkek Sünnet’i Motifleri

Eski Ahit'te bir Adem tanımı ve Aden!

 

Kutsal 'İlk Ürün...'

'İlk oğul' kurbanı ve Eski Ahit

 

19. Yüzyılda BEKTAŞÎLİK-1

Bekâret fetvası...Zifaf..Kadın Sünneti

 

ABD'de Bekáret Yemini,Bekâret fetvası...Zifaf..Kadın Sünneti

 

Erkek Çocuk Sünneti Ve Kirvelik

*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-**-**-**-*-*-*-*-*-*-*-*-***-*-*-*-*-*-*-*-*-*-

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !