Diyanet’in 'Kurban'Kavrayışı
Resmi, merkezi bir İslam yorumu oluşturma işiyle meşgul olan Diyanet’in Kurban’la ilgili açıklama ve yorumlarının Kuran’la karşılaştırılması ilginç sonuçlar ortaya koyuyor.
Günümüzde, bir dizi noktada var olan yorum farkları, bir dinin, o yazılı olarak ortaya konmuş bile olsa, zamanla değişik anlam ve uygulamalar yönünde gelişmiş olduğunu gösteriyor ve dolayısıyla tarihteki sözel ve ilahisel eski erken dönem dini inançların da zamanla dönüşerek günümüze ulaşmış olduğunu saptanmasına bir örnek oluşturuyor.
Öte yandan görüyoruz ki, ‘akıl dini’ noktasında, Papa ile ‘hangimizin dini daha çok akıl’a dayanıyor düzeyinde bir tartışmaya giren Diyanet,akıl gerektiren noktaları daima sessizce geçiştirme yolunu tutuyor..
“Saç kesme yasağı” ile “Kurban ve-ya hac” arasındaki bağ nedir?
Bir elinde bıçakla kurban boğazlamaya hazırlanırken, aynı sırada “av yasağı” ‘merhameti’nin, ‘manasını allah’ın bildiği’, fakat bizim de akıl bakımından biraz sebeplenmek istedigimiz o ‘derin, ulvi’ kaynakları nedir?
Bunlar ile eski toplumun örgütlenişi, totem (hayvan) tanrıları arasında bir bağ var mıdır?
Diyanet, “tanrı elçiliğini” bırakıp da, toplum elçiliği yapmak istiyorsa, uydurma yorumlar yerine, tarihsel, toplumsal alandaki yanıtlara yönelse ki bu onun yapısına aykırı, daha yararlı bir iş yapmış olur...
Fakat herhalde ,bunları da bizim yerine getirmemizden başka bir seçenek, pek görünmüyor.
****
http://www.diyanet.gov.tr/turkish/defaut.asp
Kurban ne demektir?
Sözlükte yaklaşmak, Allâh’a yakınlaşmaya vesile olan şey anlamlarına gelen kurbân, dinî bir terim olarak, ibâdet maksadıyla, belirli şartları taşıyan hayvanı usulüne uygun olarak kesmeyi ve bu amaçla kesilen hayvanı ifade eder. Kurban Bayramında kesilen Kurbana udhiye, hacda kesilen Kurbana ise hedy denir.
**
Kurban ne demektir, hükmü nedir?
Kurban,Allah’a yaklaşmak ve O’nun rızasına ermek niyetiyle kesilen hayvan demektir. Akıllı, hür, mukim ve dini ölçülere göre zengin sayılan mümin, ilâhî rızayı kazanmak gayesiyle kurbanını kesmekle hem Cenab-ı Hakka, hem de maddi durumlarının yetersiz olması sebebiyle Kurban kesemeyenlere yardımda bulunarak halka yaklaşmaktadır.
Görüldüğü gibi bu bayramın ruhunda Hakka yakınlık ve halka fedakarlıkta bulunma anlayışı vardır. Kurban, -fıkhi hükmü ne olursa olsun- Müslüman toplumların belirli simgesi ve şiarı sayılan ibadetlerden biri olarak asırlardan beri özellikle milletimizin dini hayatında önemli bir yer tutmaktadır. Kurban ,bir Müslüman’ın bütün varlığını gerektiğinde Allah yolunda feda etmeye hazır olduğunun bir nişanesidir.
İlahî dinlerin sonuncusu olan İslam; ferdi, ruhi-derûni hikmetlere ve insanî erdemlere ulaştırmayı öngörürken; toplumlar için, birleştirici ve bütünleştirici bazı emir ve uygulamaları da müesseseleştirmiştir. İslam dininin bu üstün özelliği, zekat, hac ve Kurban gibi sosyal boyutlu malî ibadetlerde daha belirgin olarak ortaya çıkmaktadır. Bu ibadetler, asırlardan beri bütün Müslüman toplumlarda, genel esasları ve özü hiç bir değişikliğe ve müdahaleye uğramadan devam etmiş ve yeni nesillere intikal ettirilmiştir.
**
Kurbanin dinî dayanağı nedir?
Kurbanin meşru kılınmış bir ibadet olduğuna dair Kur’an-ı Kerim’de deliller bulunmaktadır. Saffat Suresinde (37/107); Hz.İbrahim’in oğlu Hz.İsmail’in yerine bir Kurbanin, Allâh tarafından kendilerine fidye (kurban) olarak verildiği açıkça bildirilmektedir. Ayrıca diğer bazı ayetlerde de Kurban ibadeti ile ilgili nasslar mevcuttur:
“... kendilerine rızık olarak verdiği Kurbanlık hayvanlar üzerine belirli günlerde Allâh’ın adını ansınlar. Artık onlardan siz de yiyin, yoksula fakire de yedirin.”(Hacc 22/28)
“Her ümmet için, Allâh’ın kendilerine rızık olarak verdiği hayvanlar üzerine ismini ansınlar diye kurban kesmeyi meşru kıldık…” (Hacc 22/34)
“Kurbanlık büyükbaş hayvanları da sizin için Allâh’ın dininin nişanelerinden kıldık. Sizin için onlarda hayır vardır. Onlar saf saf sıralanmış dururken Kurban edeceğinizde üzerlerine Allah'ın adını anın. Yanları üzerlerine düşüp canları çıkınca onlardan siz de yeyin, istemeyen fakire de istemek zorunda kalan fakire de yedirin. Şükredesiniz diye onları böylece sizin hizmetinize verdik.” “Onların etleri ve kanları asla Allah'a ulaşmaz. Allah'a ulaşacak olan ancak, sizin O’nun için yaptığınız, gösterişten uzak amel ve ibadettir.” (Hacc 22/36;37)
Bu ayetlerde zikredilen hayvan kesiminin, et ihtiyacı temini için kesilen hayvanlar olmadığı, bunların ibadet amaçlı birer uygulama oldukları gayet açıktır. Et ve kanların Allâh’a ulaşamayacağının, asıl olanın ihlas ve takva olduğunun bizzat ayetin nazmında yer alması bunu açıkça ortaya koymaktadır.
Hz. Peygamber (a.s.) de, kurbanı bir ibadet olarak kabul etmiş ve bizzat kendisi de Kurban kesmiştir. Hz. Peygamber'in (a.s.), yedi deveyi kendi eliyle kurban olarak kestiğini, Medine'de ise, boynuzlu ve alacalı iki koyun kurban ettiğini Sahabeden Enes (r.a) rivayet etmektedir. (Buhârî, Hacc 117, 119; Müslim, Edâhî 17).
Sahih hadis kaynaklarında yer alan rivayetlerde, Hz. Peygamber (a.s.), Kurban bayramında, Allah katında en sevimli ibdetin kurban kesmek olduğunu, kurbanın kesilir kesilmez Allah katında makbul olacağını ve Kurban edilen hayvanın boynuzu, tırnağı da dahil olmak üzere her şeyinin kişinin hayır hanesine yazılacağını ifade edip; bu ibadetin Allah rızası için yapılmasını tavsiye etmiştir. (Tirmizî, Edâhî 1; İbnu Mâce, Edâhî 3).
**
Kurban kesmek yerine sadaka vermekle bu ibadet yerine getirilmiş olur mu?
Mezheplerin çoğuna göre udhiyye kurbanının hükmü sünnettir. Hanefi fıkhında tercih edilen görüş ise, kurbanın vacip olduğudur. Ancak bir ibadetin farz olmayışı, onu ibadet olmaktan çıkarmayacağı gibi, şeklinin de değiştirilmesini gerektirmez. İbadetlerin; şekil, şart ve rükünleri olduğu gibi hikmetleri, amaçları ve teşri gerekçeleri de vardır. İbadetlerdeki bu özelliklerin birbirinden ayrı düşünülmesi mümkün değildir.
Fıkhi hükmü ister vacip, ister sünnet olsun; kurban ibadeti ancak Kurban olacak hayvan usulüne uygun olarak kesilerek yerine getirilebilir. Bedelini infak etmek suretiyle, Kurban ibadeti yerine getirilmiş olmaz.
Allâh Teâlâ’nın rızasını kazanmak niyetiyle, karşılıksız olarak fakir ve muhtaçlara yardım etmek, iyilik ve ihsanda bulunmak da Müslüman’ın önemli vazifelerinden biridir. Zaruret derecesinde ihtiyaç içerisinde bulunan kimseye yardım etmek dinimizde farz kabul edilmiştir. Ancak, bu iki ibadetin birbirinin alternatifi olarak sunulması doğru değildir.
**
Kimler kurban kesmelidir?
Kurban kesmek, akıllı, buluğ çağına ermiş, dinen zengin sayılacak kadar mal varlığına sahip ve misafir olmayan Müslüman’ın yerine getireceği mali bir ibadettir. Temel ihtiyaçlarından ve borcundan başka 20 miskal (80.18 gr.) altın veya bunun değerinde para veya eşyaya sahip olan kişi dinen zengindir; dolayısıyla Allah'ın kendisine bahşetmişi olduğu nimetlere şükran ifadesi ve Allah yolunda fedakarlığın nişanesi olarak kurban kesmelidir.
**
Ailede zengin olan karı-kocadan her birinin kurban kesmesi gerekir mi?
İbadetlerde sorumluluk ve bu sorumluluğun bir neticesi olan ceza ve mükafat da bireyseldir. Bu nedenle, dinen zengin olan karı-kocadan her birinin ayrı ayrı kurban kesmesi uygun olur.
**
Yolcunun kurban kesmesi gerekir mi?
Yolcu kurban kesmekle mükellef değildir. Ancak kesmesi halinde sevabını kazanır. Sefer halinde iken kurban kesenler; bayram günleri içinde memleketlerine dönerlerse, yeniden kurban kesmeleri gerekmez. Sefer halinde iken kurban kesmeyip de bayram günlerinde memleketlerine dönenlerin, kurban kesmeleri uygun olur.
**
Kurban ne zaman kesilir?
Kurban (udhiye), eyyâm-ı nahr (Kurban kesme günleri) denilen Zilhicce ayının onuncu, on birinci ve on ikinci günleri kesilir. Kurban kesim vakti, Bayram namazı kılınan yerlerde, bayram namazı kılındıktan sonra, bayram namazı kılınmayan yerlerde ise ikinci fecrin doğumundan sonra başlar; Zilhiccenin on ikinci günü güneş batıncaya kadar devam eder. Bu geçen süre içinde gece ve gündüz kurban kesilebilir. Ancak kurbanların gündüzleri kesilmesi uygundur. Kurban Bayramın birinci günü kesmek daha faziletlidir.
Diğer kurbanlarda ise herhangi bir vakit söz konusu değildir.
**
Hangi hayvanlar kurban olarak kesilir? Bu hayvanlar hangi nitelikleri taşımalıdır?
Kurban;koyun,keçi,sığır,manda ve deveden olur.
Bunların dışındaki hayvanlar kurban olarak kesilemezler. Kurban olabilmesi için, kurbanlık hayvanın süt dişlerini değiştirmiş olması gerekir. Bu da, genel olarak deve 5; sığır ve manda 2; koyun ve keçi 1 yaşını doldurunca gerçekleşir. Bunun yanında, 6 ayını tamamlayan koyun, bir yaşını doldurmuş gibi gösterişli olması halinde kurban edilebilir.
Kurban edilecek hayvanın, sağlıklı, azaları tam ve besili olması, hem ibadet açısından, hem de sağlık bakımından önem arz eder. Bu nedenle, kötürüm derecesinde hasta, zayıf ve düşkün, bir veya iki gözü kör, boynuzları kırık, dili, kuyruğu, kulakları ve memesi kesik, dişlerinin tamamı veya çoğu dökük hayvanlardan kurban olmaz.
Ancak, hayvanın doğuştan boynuzsuz olması, şaşı, topal, hafif hasta, bir kulağı delik veya yırtılmış olması, kurban edilmesine mani teşkil etmez.
**
Kulağı delinmiş hayvan kurban olur mu?
Hadis-i şeriflerde hayvanların kurban edilmesine engel teşkil eden kusurlar; körlük, hastalık, topallık ve iliği yok denecek kadar zayıflık olarak belirlenmiştir (bk. Ebû Dâvûd, Dahâyâ, 6). Bunların dışındaki kusurlar ise, müçtehitler tarafından, kendi dönemlerindeki hayvanların değerini düşüren kusurlar esas alınarak tespit edilmiştir.
Günümüzde, yaşayan hayvanların sayısını tespit etmek, ülkemize girip çıkan hayvanları kontrol altına almak ve sağlıklı olduklarına işaret etmek amacıyla marka takmak için hayvanların kulaklarının delinmesi bir kusur değil, hayvanın sağlıklı olduğunun bir göstergesidir. Bu itibarla kulakları delinen hayvanın kurban edilmesinde sakınca yoktur. Kaldı ki, fakihlerin çoğunluğu kulağın delinmesini kusur kabul etmemişlerdir.
**
(Adak kurbanının etinin, adağı yapan kişinin kendisi, eşi, usûl ve fürûu (yani annesi, babası, nineleri, dedeleri, çocukları, torunları) dışında kalan fakirlerlere dağıtılması gerekir. Ancak, adakta bulunan kişinin ve evindekilerin, etinden az miktarda yemelerinde sakınca yoktur.
Adak, kişinin bir ibadeti yapacağına dair Allâh’a söz vererek üzerine borç kılması anlamına geldiğinden, bu borçtan kurtulması için adağını yerine getirmesi gerekir. Bundan dolayı kurban keseceğine dair adakta bulanan kişi, ancak kurban kesmek suretiyle adağını yerine getirmiş olur. Bu itibarla, adak kurbanını kesmek yerine, parasını fakirlere vermek ya da ayni yardımda bulunmakla bu adak yerine getirilmiş olamaz.)
**
Haram parayla kurban kesilir mi ?
Diyanet, haram parayla kesilen kurbanın geçerli olduğunu açıkladı. (Sonra,bu yanitini ‘duzeltti’!)
11 Aralık 2006
http://www.haber3.com/haber.php?haber_id=184712
Diyanet İşleri Başkanlığı, İslam dininin kişilerin meşru işlerle uğraşmalarını ve geçimlerini helal yollardan elde etmelerini önerdiğine işaret ederek, "bununla birlikte kişi, haram parayla kurban kesmişse geçerli olur. Ancak, gayrimeşru kazancın sorumluluğundan kurtulmak için, bu malı yoksullara veya hayır kurumlarına vererek elden çıkarması ve bir daha işlememek üzere tövbe etmesi gerekir" görüşünü bildirdi.
Diyanet İşleri Başkanlığı’nın "www.diyanet.gov.tr" adresinden ulaşılabilen internet sitesinde "Kurban" konusundaki görüşlerin yer aldığı bölümde, "Kimler kurban kesmelidir" şeklindeki sorunun yanıtında, temel ihtiyaçlarından ve borcundan başka 80.18 gram altını ya da bu miktardaki altının değerinde para ya da eşyası olan kişinin dinen zengin sayıldığı belirtiliyor.
Bu kişinin Allah’ın kendisine bahşettiği nimetlere şükran ifadesi ve Allah yolunda fedakarlığın nişanesi olarak kurban kesmesi gerektiği vurgulanan yazıda, "Kurban kesmek, akıllı, buluğ çağına ermiş, dinen zengin sayılacak kadar mal varlığına sahip ve misafir olmayan Müslümanın yerine getireceği mali bir ibadettir" deniliyor.
Ailede zengin olan eşlerden ikisinin de kurban kesmesinin gerekip gerekmediğine yönelik soruya ise "ibadetlerde sorumluluk ve bu sorumluluğun bir sonucu olan ceza ve mükafatın bireysel olduğu, bu nedenle, dinen, zengin olan karı kocadan her birinin ayrı ayrı kurban kesmesinin uygun olduğu" yanıtı veriliyor.
"GAYRİMEŞRU PARAYLA KURBAN KESİMİ"
Diyanet İşleri Başkanlığı’nın sitesinde, "Gayrimeşru yolla kazanılan parayla kurban kesilebilir mi?" sorusu ise şöyle yanıtlanıyor:
"İslam dini kişilerin meşru işlerle uğraşmalarını ve geçimlerini helal yollardan elde etmelerini önerir. Buna rağmen gayrimeşru yolla bir kazanç elde edilmiş ve bu kazancın sahibi belli ise bunun sahibine iade edilmesi; belli değil ise karşılığında sevap beklenmeksizin yoksullara veya hayır kurumlarına verilerek elden çıkarılması gerekir. Bu itibarla, gayrimeşru yolla elde edilen para ile kurban kesmek uygun değildir. İbadetler helal parayla yapılmalıdır. Bununla birlikte kişi, haram parayla kurban kesmişse geçerli olur. Ancak, gayrimeşru kazancın sorumluluğundan kurtulmak için, bu malı yoksullara veya hayır kurumlarına vererek elden çıkarması ve bir daha işlememek üzere tövbe etmesi gerekir."
"TAKSİTLE KURBAN ALINABİLİR"
Sitede, ister peşin ister taksitle olsun satın alınan hayvanın kişinin mülkiyetine geçtiği, bu nedenle taksitle kurban alınmasında sakınca olmadığı belirtiliyor.
Bu arada, Diyanet İşleri Başkanlığının verdiği bilgilere göre, kötürüm derecesinde hasta, zayıf ve düşkün, bir veya iki gözü kör, boynuzları kırık, dili, kuyruğu, kulakları ve memesi kesik, dişlerinin tamamı veya çoğu dökük hayvanlar kurban olamazken, doğuştan boynuzsuz, şaşı, topal, hafif hasta, bir kulağı delik veya yırtık olan hayvanın kurban edilmesinde sakınca bulunmuyor.
KURBANIN CİNSİYETİ VE EKOLOJİK DENGE
"Fazilet bakımından, kurbanlık hayvanların erkek veya dişi olması arasında bir fark var mıdır?" şeklindeki soruya ise şu yanıt veriliyor:
"Hazreti Peygamber’in hadis ve uygulamalarında, cinsiyet ayrımı yapılmaksızın kurbanlık hayvanların vasıfları belirlenmiştir. Bu itibarla kurban olup olmaması açısından hayvanların erkek veya dişi olması arasında bir fark yoktur. Ancak, toplumun ihtiyaç ve anlayışları göz önünde bulundurularak, küçükbaş hayvanlarda erkeğinin, sığır cinsinde ise dişisinin kurban edilmesinin faziletli olduğu kabul edilmiştir. Bu görüşler, toplum menfaati göz önünde bulundurularak ortaya konmuştur. Dişi sığırların kurban edilmesinin üretime zarar vermesi halinde, erkek sığırların kurban edilmesi toplum yararı açısından daha faziletlidir. Bu itibarla, ekolojik denge, toplumun ihtiyaçları ve diğer şartlar göz önünde bulundurularak hangi cins hayvanların öncelikli olarak kurban edilmesinin uygun olacağı belirlenmelidir."
**
Gömülen kurbanlar
milyonları doyurur!
Türk hacı adayları, kutsal topraklarda her yıl 100 bin kurban kesiyor. Oysaki topluca gömülen bu kurbanlarla Türkiye’de 14 milyon aç insanın karnı doyar
NESLİHAN CUYAR İstanbul
http://www.milliyet.com/2002/01/26/guncel/agun.html
Hac sezonunun başlamasıyla birlikte, Türk hacıların kutsal topraklarda kesip bıraktıkları binlerce kurban tartışma konusu oldu. İlahiyatçılar, Türk hacıların kurbanlarını kutsal topraklar yerine Türkiye’de de kesebileceklerini, böylece etlerin toprağa gömülmek yerine yoksulların karnını doyurmada kullanılabileceğini söyledi. Hacda kurban kesmenin bir zorunluluk olmadığını da vurgulayan ilahiyatçılar, binlerce hacının Suudi Arabistan’da kestiği kurbanlarla Türkiye’de 14 milyon kişinin karnını doyurabileceğini dile getirdi.
2 bin 800 ton et
Türk vatandaşları hacda kurban kesmek için İslam Kalkınma Bankası’na 100 - 110 dolar kurban bedeli yatırıyor. Türkiye’den geçen yıl 110 bin kişi hac görevini yerine getirdi. Bu yıl ise 85 bin kişinin gitmesi bekleniyor. Hacılar yılda en az 90 - 100 bin kurban kesiyor. Hesaplamalara göre bir koyundan ortalama 28 kilo et çıkıyor. Bu da yaklaşık 2 milyon 800 bin kilo et ediyor.
Yani 2 bin 800 ton. Bir öğünde 200 gram etin bir kişiyi doyuracağı düşünüldüğünde, hacda kesilen kurbanların Türkiye’de kesilmesi halinde yaklaşık 14 milyon kişi, bu etlerle karnını doyurabilecek. Ancak hacılar kurbanlarını kutsal topraklarda kestikleri için etlerin büyük kısmı ziyan oluyor, hatta çürüyor. Ayrıca kurbanların derisi de çöpe gidiyor. Oysa kurbanlar Türkiye’de kesilse, derileri de Türk Hava Kurumu’na önemli bir gelir sağlayabilir.
Niye Araplara kalsın ki?
Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Zekeriya Beyaz, hacdaki her türlü kurbanın Türkiye’de kesilebileceği görüşünde. Kurban kesmedeki amacın fakir doyurmak olduğunu belirten Beyaz, "Hacda kesilecek kurban yerine bunun bedeli ödenebilir. Bu para Araplarda kalmamalı, fakir halka intikal ettirilmeli" dedi.
İstenirse burada da kesilir
Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Beyza Bilgin de kurbanın kesileceği yerin hacı adayının insiyatifinde olduğunu belirterek, "İnsanlar hacda olunca orada kesenleri görüyor ve kendi de kesmek istiyor. Yoksa burada da kesilse olur. Önemli olan kurbanı kesmek. Burada ya da orada kesmek fark etmez" diye konuştu.
Kesilen hayvanlar maalesef çürüyor
Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nden Doç. Dr. Mehmet Görmez de, kurban kesimini zorunlu gören ya da görmeyen hac çeşitleri olduğuna değinerek, "Son zamanlarda birtakım organizasyonlar yapılıyor. Kurbanları Afrika ülkelerine götüren kurumlar var. Ancak bunun ne kadarı değerlendiriliyor, bilinmiyor. Birçok hayvan çürüyor. Dünyada açlık çeken ülkeler var. Hacı adayları kurban bedelini Türkiye’de bırakabilir" dedi.
Kimse Allah’la kul arasına girmesin
Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Saim Yeprem, haccın kişisel bir ibadet olduğunu belirterek, kurbanı Türkiye’de ya da hac sırasında kesmenin mümkün olduğunu ifade etti. Yeprem, "Kurban kesme mükellefiyeti yoktur. Bir sakınca söz konusu ise kişiler kurbansız hac şekli olan ‘ifrad haccına’ niyet edebilirler. Allah’la kul arasına başkalarının girmesini tasvip etmiyorum" görüşünü dile getirdi.
Diyanet: Vekâletle burada kesilebilir
Diyanet İşleri Başkanlığı da web sitesinde yayınladığı hac rehberinde, Kurban Bayramı’nda hachda kurban kesmenin zorunluluk olmadığını, fakat sevap kazanmak için nafile olarak kesilebileceği belirtiyor. Sitede, "Nafile olarak bu kurbanı kesmek istedikleri takdirde, vekâlet vererek Türkiye’de kestirmeleri daha uygun olur" ifadesine yer veriliyor. Şükran kurbanlarının ise hacda kesilmesi gerektiği belirtiliyor.
Derisi bile gelse yeter...
Hacda kesilen kurbanların derilerinin ne olduğu da ayrı bir tartışma konusu. Türk Hava Kurumu (THK) yetkililerine göre, derilerin ancak yüzde 20’si toplanabiliyor. THK verilerine göre, geçen yıl Kurban Bayramı’nda 917 bin 862 adet koyun, 422 bin 888 adet keçi derisi ile 3 milyon 53 bin 474 kilogram sığır derisi toplandı. Elde edilen 10 trilyon 510 milyar lira gelir, vakıf ve dernekler arasında paylaştırıldı.
İyi parçaları alıp kalanı atıyorlar
Kurban kesimi için iki farklı uygulama var. Birincisi İslam Kalkınma Bankası kanalıyla hac için olan kurbanları kurulan özel mezbahalarda kestirmek. Diyanet İşleri Başkanlığı ve özel şirketler, genellikle İslam Kalkınma Bankası kanalıyla kurban kesilmesi işini organize ediyorlar. Kurbanınızı kendiniz de kestirebilirsiniz. Ancak burada kesilen hayvanların etleri genellikle boşa gidiyor. Çünkü aynı anda binlerce kurban kesildiği için, çevrede bulunan fakirler bile etlerle ilgilenmiyor. Bazıları kurbanın en değerli yerlerini alıp geri kalanını toprağa gömüyor.
***

