BOP Haritasının Yeni Çizim Kriteri asıl olarak etnik mi, yoksa dini mi?
Sadece "bölen" mi, yoksa aynı zamanda dinsel-mezhepsel temelde yeniden biçimleyen, "birleştiren" mi?
Emperyalizmin eski "böl-yönet" politikası, günümüz "küresel sermayesi"nin de politikası olmaya devam edebilir mi?
TvT'de "federalizm" ve "böl-yönet" politikaları konusunda, uzun zamandır, küresel sermayenin yeni emperyal politikasının, tam netlik kazanmasa da, toplumları, "dinsel-mezhepsel temelde, ulus ve etnik üstü bir temelde "birleştirmek" yönünde ilerlemekte olduğuna dikkat çekiliyor. Türkiye'de AKP nin "dinsel devlet" çabalarını ve "Kürt" Barzani ve "Kürt" Talabani ile bu yönde "İslami ümmet kardeşliği" yolunu açmaya çalıştığını vurguluyor...
Uzun yıllardır süren etnik sorunların doğurduğu korkularla yaşamış kitlelerin "bölünme fobisi"ni temel alan Medya ve değişik yapılanmaların, bugünkü politikayı, dünyadaki yeni sosyal kümelenme, dinsel temelde yeniden biçimlenme süreci ile bağ içinde ele alması, belki yararlı olacaktır.
Bu noktaları ele almakta yarar olacak, çünkü Türkler ve Kürtlerin ileri kitleleri arasında da, bu konu, bütün yanlarıyla ele alınmamış ve "İslami bir Türkiye+ Kürdistan" projesinin BOP içindeki yeri bu haliyle pek incelenmemiştir.
***
CHENEY'İN TÜRKİYE ZİYARETİ PROTESTO EDİLDİ
http://w9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?tarih=24.03.2008&Newsid=168950&Categoryid=1
......
Halkın Kurtuluş Partisi'nin gerçekleştirdiği ilk protesto eyleminde
konuşan Ankara İl Başkanı Sait Kıran, Cheney'in Türkiye'ye "füze
sistemi yerleştirme ve Afganistan'daki Türk askeri sayısının
artırılması" talepleriyle geldiğini iddia etti. Kıran, "ABD
emperyalizmi, ulus devletleri ortadan kaldırarak, dünyayı gönlünce
sömürmek istiyor. Türkiye'yi Sevr bataklığına çekerek, en az 3'e bölmek,
etkisiz ve işlevsiz hale getirmek istiyor" diye konuştu.
****
Kürt Çözümünde İslami Birleştiren mi?
21.3.2008
Türkiye giderek artan bir şekilde, "demokrasi ve laiklik" ile "islami yükselişi" olduğu kadar, "Kürt meselesi" ile de "İslami yükselişi" eşitleme yönünde bir süreç yaşayacak görünüyor.
"İslami yükseliş" sadece Türkiye'ye has olmayan bir olgudur. Bugünkü "küresel dünya"da toplumlar yeniden biçimlenirken, ortak "birleştiren" olarak "din unsuru" tayin edici bir rol oynamaya başlamıştır. "Ulus" ve "etni" faktörü yerini "din-mezhep"e bırakarak tarih sahnesinden çekilme yönünde gerileyişe geçmiş olduğunu hissettiriyor. "Ulus" öğesi, "uluslaşma çağı"nın bir sosyal kategorisi idi ve rolunü yerine getirmiştir.
Din'ler, Hiristiyan ve İslam dünyasının öne çıkan birleştireni olarak, "uluslaşma"nın eridiği "küreselleşme çağı"nda, giderek daha büyük siyasal rol oynama öğeleri olacaklardır. Türkiye ve Ortadoğu'da Kürt meselesi de bu sürecin ayrılmaz parçasıdır ve bu konu BOP'un ve "İslam ümmetliği" birleştirenin parçası halinde ele alınmaya başlamıştır.
DTP'nin çok yakın zamanda, eğer varlığı İslami bir Kürt partisi olma yönünde değişmez ise, kendisini en açık haliyle AKP ile karşı karşıya bulacağını göreceğiz. "AB hayalleri" üzerine kurulmuş "AKP hayırhahlığı veya tercihi" politikasını gözden geçirme zorunluğu ister istemez doğacaktır.
Bu sürecin sağlam temellerde değerlendirilmesi, önümüzdeki on yılların nasıl şekilleneceğini belirleyebilecek kadar önem taşıyor.
Aşağıda, bir dizi argümanı bu nedenle bilgilenim alanına sokuyor ve tanınmasını istiyoruz.
*****
Kürt Meselesinin Çözümünde Pişirilmekte Olan Yemek...
**
Can Dündar
06.03.2007
http://www.candundar.com.tr/index.php?Did=4581
Bir yıl önce, güzel bir Avrupa kentinde, Batı'da önemli görev yapan bir büyükelçiyle yemekteydik.
Rezidanstaki sofrada diplomatlar ve akademisyenler ile eşlerinden oluşan 10 kişi vardı.
Laf dönüp dolaşıp Kuzey Irak'a ve Kürt sorununa geldi.
Büyükelçi, Öcalan yakalandıktan sonra Türkiye'nin soruna dair hiç adım atmayarak önemli bir fırsatı heba ettiğini söyledi. Ardından "Yarın orada bir Kürt devleti kurulursa Türkiye ne yapmalı?" diye sordu.
Kimisi acilen askeri müdahaleyi, kimisi kurulacak devlete hamiliği savundu.
Büyükelçi, bu görüşleri dinledikten sonra, sofradakilerin samimiyetine güvenerek farazi bir senaryo attı ortaya:
"Kuzey Irak'taki Kürt devletiyle Türkiye, bir KürtTürk federasyonu kursa... buna ne dersiniz?"
Sofradakiler donup kaldı.
"Hangi temelde bir federasyon?" diye sordu bir davetli...
Büyükelçi daha da ilginç bir formülle cevap verdi:
"Petrol karşılığı deniz..."
Yani Kuzey Irak, Türkiye'ye petrol desteği verecek, Türkiye de Kuzey Irak'takilere denize çıkış sağlayacaktı.
Konu uzun uzadıya, inceden inceye tartışıldı. Bunun bir Amerikan planı olduğu önesürüldü. Kahveler içilirken Büyükelçi, önerisine sofradakilerin oy vermesini istedi.
Öneri oylandı:
5'e 5 ortada kaldı.
**
F.Çekirge
http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/8525722.asp?yazarid=174&gid=61&sz=21823
Erbil üzerinden Ankara’ya mesaj
BİZ Türkiye’de "zihin yarasaları"nın toplumsal kasvet ortamından nasıl beslendiğini anlatmaya çalışırken, dışarıda çok önemli gelişmeler oluyor.
ABD Başkan Yardımcısı Cheney, Erbil üzerinden Türkiye’ye geliyor.
Neden "Erbil üzeri"nden diyorum...
Çünkü, Cheney, önce Erbil’e yani Barzani’ye gidiyor.
Yani, bizim "görüşülmez ilan ettiğimiz" o Barzani.
Erbil ziyaretinin birkaç anlamı var...
1) ABD Türkiye’yle "istihbarat paylaşımı yapıp" kara harekátına göz yumunca Talabani ve Barzani "çok bozuldular", arkadan hançerlendiklerini düşündüler. Cheney bu ziyaretle, Barzani’nin gönlünü aldı.
2) Cheney Erbil’de, "Irak Kürdistan"ı ifadesini tescil etti. Ve Türkiye’ye gelmeden önce şu mesajı göndermiş oldu: "Barzani bizim muhatabımızdır. Siz de öyle yapın. Onunla görüşerek sorunları çözün. Irak Kürdistan’ını kabul edin. PKK meselesini de bu şekilde çözün."
3) Barzani, PKK’nın silahtan arındırılması konusunda destek oluyor. Bırakın PKK siyasallaşsın. Bu konuda daha fazla kara harekátı yapmanıza gerek yok. Barzani’yle görüşerek çözün.
4) Irak’ın yeni anayasasında Barzani de söz sahibidir. Musul ve Kerkük konusunu da Barzani’yle görüşün.
Evet, Erbil ziyaretinden Ankara’ya düşen mesajların bir bölümü böyle.
Bir süre önce Ankara’ya gelen ABD Savunma Bakanı Gates’in "PKK silahtan arındırılsın" sözüyle başlayan ve Pentagon’da en yüksek düzeylerde dile getirilen "PKK’nın siyasallaşması" talebi şimdi daha da netleşiyor.
Cheney’in Ankara ziyaretinin önemli bir bacağı da budur.
Stratejik mi TRAJİK mi
ABD Başkan Yardımcısı Cheney’nin Ankara ziyaretinin "stratejik ortaklık" boyutu için sorulması gereken soru şudur:
- ABD ile Türkiye arasındaki "stratejik ortaklık" son dönemde "trajik ortaklığa" mı dönüşüyor?
Bu sorunun temeli daha köklü bir soruya dayanıyor:
- Türkiye Irak’a yapacağı harekáta göz yumması karşılığında ABD’ye herhangi bir askeri konuda destek imasında bulundu mu?
Dikkat edin, "söz verildi mi" demiyorum. Yalnızca "hissettirildi mi?" diyorum.
Çünkü Cheney’nin Ankara’da açacağı konulardan birisi de şu:
- Afganistan’da Taliban’a karşı aktif operasyonlarda görev alması için Türk askeri talebi.
Yani?
- Yani Afganistan’da Taliban terörüne karşı Türk askeri istiyorlar.
Gelinen nokta açık. ABD stratejik ortaklık ve NATO kapsamında şunu istiyor:
- Bakın size Irak’a harekát yapmanız için izin verdik. PKK silahı bırakmak üzere. Dolayısıyla artık PKK sorunu siyasaldır. Terörle mücadele boyutu ortadan kalkmaktadır. PKK’nın yönetimi de siyasallaşma istemektedir. Barzani ile ve Türkiye’deki yerel unsurlarla bu siyasallaşma sağlanabilir. Ama Afganistan’daki durum terördür. Taliban terörüdür. Orada NATO üyesi olarak Türk askeri aktif görev almalıdır.
İşte bu talep üzerine ben soruyorum:
- "Stratejik ortaklık", giderek "trajik" bir hal mi alıyor?
- Ya da şu soru:
- ABD Afganistan’a neden eğittiği peşmergelerden götürmüyor da Mehmetçik’i istiyor?
AKP tabanında ABD sıkıntısı
ABD’nin Müslüman coğrafyası için geliştirdiği bilinen senaryo şu:
- ABD, kendisiyle uyumlu bir Müslüman coğrafya istiyor. Körfez ülkelerinde sorun yok. Afrika’da zor da olsa durum kontrol altında.
İran ve Taliban sıkıntı. Ancak bunlara karşı her güç kullandığında bütün Müslüman aleminde tepki alıyor. Terör oralardan besleniyor.
İşte Hamas’ı, Hizbullah’ı, Müslüman Kardeşleri terörist ilan edip vurdu. Sonuç ortada.
Filistin’de Hamas seçim kazandı. Lübnan’da Hizbullah... Ve Mısır’da Müslüman Kardeşler var.
Türkiye’de de dışarıdaki olaylara karşı yükselen bir "İslami duyarlılık" var.
Irak’ta 1 milyonu aşkın Müslüman öldü. Türkiye’de camilerde büyük protestolar olmuyor. ABD ve İsrail bayrakları yakılmıyor. Ancak içten içe dişler gıcırdıyor.
Çünkü AKP, potansiyel taşkınlığı marjinal olarak tutuyor.
AKP diğer yandan ABD’ye Müslüman coğrafyasına karşı uyguladığı politikanın yanlış olduğunu anlatıyor.
Söylediği şu:
- Örneğin Filistin meselesinde İsrail’e yakın durmanız fanatizmin elini kuvvetlendiriyor. Bakın Hamas’a terörist dediniz. Sonra seçime soktunuz. Kazandı. Şimdi kabul etmiyorsunuz.
AKP’nin vermek istediği mesajın açılımı şu:
- Bu tavrınız, başta Irak olmak üzere bölgede İran’ın elini kuvvetlendiriyor.
Peki ABD bu uyarıyı dinliyor mu?
Ya da Cheney dinleyecek mi?
- Boş ver bunları, sen gönder Mehmetçik’i Taliban’a karşı derse şaşmam.
Barzani’yle yakınlaşma
ANKARA-Erbil hattında başka bir trafik daha var.
Diyarbakır Belediye Başkanı Osman Baydemir, bölgeden üç başkanla birlikte Barzani’yi ziyarete gittiler.
Ziyaret sebebi; Halepçe katliamının yıldönümü.
O katliamı yalnızca Kürt kardeşlerimiz için değil, aynı zamanda insanlık adına ben de kınıyorum. Ziyaret üzerine "komplo teorisi" üretmek istemem. Benim dikkatimi daha farklı bir şey çekti.
Heyette bulunan belediye başkanlarından birisini aradım.
İlk sözü şu oldu:
"Fatih Bey, bu konuda bir kararımız var. Bütün açıklamaları eğer gerek görürse Diyarbakır Belediye Başkanı Sayın Baydemir yapacak. Biz konuşmayacağız."
Bu sözler şöyle yorumlanabilir:
- Erbil-Diyarbakır ve Barzani-Baydemir yakınlaşması, önümüzdeki dönemde PKK’nın siyasallaşması ve DTP’nin yeni yapılanması açısından dikkat çekici olabilir.
*****
Dini devlete doğru giderken...
9.7.2009 'Küresel' Dünya 'Küresel' Din İstiyor!
Cumhurbaşkanı Sezer'in Konuşması
Kakofonik Saldiri Ve Trajedimiz!
Demirel : Hem Nalına,Hem Mıhına..İdare-i Maslahat..
Ümmet Cemahiriyesine Doğru…Yeşil Gıravatlılar...
Uluslardan Ümmetlere Ve Mit Açıklaması
Barzani,Erdoğan ve MGK Sonuçları
"Irak’ın toprak bütünlüğünün korunması.."
Türkiye: 'İslami Cumhuriyet' Yolunda
Türkiye: İslami Cumhuriyet’e Dönüşecek mi?
Dini Kimlik Gelişimi ve Laik'liğin Yorumları...
Karşı Karşıya Olan Büyükanıt ve Hükümet mi?
Laiklik Din Kavgasını önlemek için gerekli!
Türkiye'de 'askeri darbe olur mu' ?
Ümmet Cemahiriyesine Doğru…Yeşil Gıravatlılar...
27 Nisan Muhtıra'sı Darbe önleyen Darbe mi?
Türk Ordusunda ‘yeniden yapılanma’nın,’Modernizasyon’un Muhtemel Yönelimleri …
TSK'da profesyonalizmin muhtemel sonuçları
Türkiye’den Musul’a kadar islami birlik !
Yeni Bir Hamle Daha: Araplar Kerkük'ten atılıyor..
'Ilımlı İslam ülkesi olacağız'
Türkiye: 'İslami Cumhuriyet' Yolunda
Türkiye: 'İslami Cumhuriyet' Yolunda-1
Türkiye: 'İslami Cumhuriyet' Yolunda-2
Rejim Değişikliği Sancıları
Din vurgusu etnik kökenden önde geliyor...
Türkiye’den Musul’a kadar islami birlik !
Ilımlı islami yolda 'reisicumhur' aday adayları...
Cumhurbaşkanı'ndan Türban’lı Köşk’e Hazırlık..
Tayyip Köşk’e çıkmayacak mı?
ABD'nin zihin dünyasında Kürt sorunu
islami,lümpen 'demokrasi'den Demokrasi çıkar mı?
Türk-Kürt ittifakı nasıl olacak?Öcalan/Barzani
Ha o AB, ha bu AB ! Yaşasın Küresel Sermaye!
Bunlar mı Türkiye’yi “AB demokrasisi"ne taşıyacak!
"Irak’ın toprak bütünlüğünün korunması.."
Büyükanıt Akademi'de konuştu
Büyükanıt'ın Konuşma Metni-1
Büyükanıt'ın Konuşma Metni-2
"O konuşma sızdı!..."
Arınç 16 Mayıs'ta “Şeyi şey mi edecek”?
".....sen bu hale getirdin! "
Türkiye'nin Kürt politikası sonuç verdi mi?
Şiddet Üç Dinin Özünde Var!
Ümmet Cemahiriyesine Doğru...
"ABD'li muhaliflerden müthiş iddia"
"MGK Bildirisi"
Tehlikeli Gelişmeler..
“Padişahım Çok Yaşa!”
Önemli Bir Şubat MGK'sı Daha
Bir Kâbusun Eşiğinde...
Üç Yazarda Türkiye...
Iki Anketle Türkiye..
Putin, Genelkurmay'ın gündemine nasıl girdi?
“Okşayana Değil, Okşatana Bak!”
Erdoğan 'Vatana İhanet'le Kimi Kastetti?
Karşı Karşıya Olan Büyükanıt ve Hükümet mi?
"F.Bila'dan Erdoğan'a yanıt:neresi vatana ihanet?"
Türkiye:Islami Cumhuriyet’e Dönüşecek mi?
Dini Kimlik Gelisimi ve Laik'liğin Yorumları...


