Toplum ve Tarih, Society and History, Société et Histoire, Gesellschaft und Geschichte, Società e Storia, La sociedad y la Historia, المجتمع والتاريخ, Общество и история, Shoqëria dhe Historia, Společnost a Historie, 社會和歷史, Lipunan at Kasaysayan, Ühiskond ja Ajalugu, Yhteiskunta ja Historia, Maatschappij en Geschiedenis , חברה והיסטוריה, Samhälle och Historia, 社会と歴史 , La societat i la Història, Sabiedrība un Vēsture, Visuomenė ir İstorija, Társadalom és a Történelem, Samfunn og Historie, Sociedade e História, Societatea şi istoria, Общество и история, Суспільство та історія, Της κοινωνίας και της ιστορίας ,

Süleyman Ateş ve Kurban Hükmü

27.11.2009

Aşağıda Süleyman Ateş'in “Kurban Hükmü” veya “kurban” konusundaki “İslami hüküm”leri yer alıyor.

Süleyman Ateş'in  "İslami duruş"u, bunca yıl "İslam öğretisi" ile içiçe yaşayan; Diyanet kurumu başkanlığı yapan bir şahsın, bütün ömrünü, en basit konularda bile,  en temel soruları kendine sormadan nasıl tüketebileceğinin en güzel örneklerinden birisidir aslında..

Aşağıda yer alan ve Kurban konusunun temel yanlarından ustalıkla kaçınan yazılardaki bazı noktalara değinmeye çalışacağız. Mesela önce, “bir aileye bir koyun kurban”dan bahseden Süleyman Ateş, az ilerde ise, “bu kurban”ın, üç pay edilmesinden ve “herkesin” oturup yeyip içmesinden bahsedebiliyor.


Sanki “kurban”, “ailesel” bir olaymış gibi! Kurban ritüeli,  ortaya çıktığı andan itibaren “toplumsal” bir olgu idi ama, temel yanıyla “kişisel bir ritüel” olarak kalmaya devam etmiştir. Kurban özü itibariyle, kişinin kendi adına, kendi için, kendi yerine geçirdiği bir hayvan’ı öldürmesi ve tüketilmesini sağlama edimidir. Kendisi de zaten “kurban” edimini asıl olarak “hacı adayları”na yönelik bir rit olarak tanıtırken,  eski kimliğinden sıyrılarak “Hacı olan” adayların, kurbanı, kendi adlarına, ve kendi yerlerine, kendileri olarak kestiklerini ifade etmiş olmaktadır.


Bay Ateş, gözlerini huşu içinde kısıp, “Allah”, “din”, “iman” , “barış”, “dostluk” üzerine içi boş nutuklar atacağına, başından itibaren sadece gelişkin bir şiddet unsurunun, kan dökme kültünün üzerine yükselmiş bu vahşet kültünün derinliklerine de girmeye çalışmalıydı!


Kurban’ın Kökeni’ne ilişkin olarak “Hazreti İbrahim’in oğlunu kesme” anlatımlarına, diyelim ki, inanmış olsak bile, dini kitaplarda bile, koyun, koç, oğlak kurbanı ile çocuk kurbanı arasındaki eşitleme ve birinden ötekine geçiş, bütün heybetiyle sırıtmaya devam eder.


Üstelik, eğer inanılırsa, Abraham= İbrahim’in oğlunu kurban etme anlatımı, tarihteki bir “ilk örnek” olamazdı. Çünkü  Tevrat’ın ilgili bölümünde Abraham’ın  “yeniliği”, oğlu yerine “koyun/ koç” geçirtmekle sınırlıdır. Fakat kendisinin, oğul kurbanı konusunda önceki gelenekleri tekrar etmeye çabaladığı çok açıktır.


Kurban’ın türü, rengi, yaşı, öldürülme biçimi, hazırlık ve tüketim tarzlarındaki farklılıklar, sunu hayvanların, tarihte farklı renk ve türdeki hayvanlarla temsil edilmiş toplum birimlere ait olan bireylerin yerine geçirilmiş hayvan ( ve bitkiler)  olduğunu ortaya koymaktadır. Daha önceki çalışmalarımızda bunları nokta nokta ele almaya çalıştık.

Bu konularda daha söylenecek çok şey var, fakat bunun için önce bay Ateş’in yazılarını okuyalım.

Safa Kaçmaz

****

“Kurbanın hükmü”

http://haber.gazetevatan.com/haberdetay.asp?detay=Kurbanin_hukmu&tarih=26.11.2009&Newsid=272860&Categoryid=4&wid=31



Yarın Kurban Bayramı başlıyor. Kurban kesmek, sünnet-i ayn-i müekkede (kuvvetli sünnet)dir. Üç mezhep böyle kabul eder. Yalnız İmamı Azam’a göre yolcu olmayan zengine kurban kesmek kifayeten kuvvetli sünnettir. Hanefîlerin çoğunluğu bu kuvvetli sünnete vacip der. Kurbanın sünnet olduğu hadisle de sabittir. Muhammed ibn Sirin şöyle demiş: “Hz. Ömer’in oğlu Abdullah’a, ‘Kurban vacip mi?’ diye sordum. ‘Allah’ın Elçisi kurban kesti, ondan sonra Müslümanlar da kestiler. Bu, böylece sünnet oldu (İslâmi bir gelenek haline geldi)’ dedi.”

Ebu Eyyub el-Ensari’nin “Adam kendisi ve hane halkı için bir koyun kurban keserdi. Yerler ve yedirirlerdi. Nihayet halk bununla övünür hale geldi de bu gördüğün hale geldi (insanlar kurban kesmede birbiriyle yarışır oldular)” sözü de bir aileye bir kurbanın yeterli olduğunu gösterir. Sünnet olan kurbanın hükmü, kesenlerin sevap alacağı kesmeyenlerin günahkâr olmayacağıdır.

Kurban kesilecek hayvanlar: Deve, sığır, koyun ve keçidir. Tavuk, horoz ve eti yenilen vahşi hayvanlar kurban edilmez.

Devenin  5 seneliği, sığırın (öküz, inek, manda) 2 seneliği koyunla keçinin 1 seneliği veya gösterişli olan  6 aylığı kurban edilebilir.

Hayvan sağlam olmalıdır: İki veya tek gözü kör, kulaksız, kesim yerine gidemeyecek derecede hasta, cılız, topal, kuyruğunun çoğu veya meme başları kopmuş, boynuzu kemiğin beyazı görünecek kadar kırık olan hayvan kurban olmaz. Boynuzun, sadece ucundan ve siyah yerinden kırılmış olması kurbana mani değildir.

Kurban parasını hayra vermek: Kurban kesmek; nafile namaz kılmak, oruç tutmak, sadaka vermek gibi bir ibadet türüdür. Kurbanın parasını sadaka veren kimse kurban kesmiş olmaz, kurban sünnetini yapmamış olur ama başka bir ibadet yapar. Satın alınan kurban, herhangi bir sebeple bayram günlerinde kesilmediği takdirde parası sadaka verilir.

Kurbanın vakti: Kurban, bayramın ilk 3 gününde, Şafii’ye göre ise 4’üncü günün akşamına kadar kesilebilir. Kurban kesenin bunu kendi eliyle yapması mendub (güzel)dir. Ama isterse birine kestirir, kendisi de başında durur. Yahut dilerse herhangi birine vekalet verip kestirebilir. Kurbanın eti üçe bölünür. Bir payı aileye, bir payı eşe dosta, bir payı da fakirlere ayrılır.


*-*

Bayramınız mübarek olsun

Kurban Bayramı’nın Arapça adı “îd-i adha” dır. Çünkü bu bayramda özellikle hacca gitmiş olanlar kurban keser.

Kurban kesmek, aslında bütün mezheplere göre sünnet-i ayni müekkede yani kuvvetli sünnettir. Yalnız Hanefiler sünnet-i ayni müekkedeye vacip derler. “Bu kurbanlar, atanız İbrahim’in sünnetidir” hadisi de kurbanın, Hz. İbrahim’den kalma bir sünnet olduğunu gösterir. Peygamberimiz de kurban kesmiştir. Kurbanın hükmünü dünkü yazımda açıklamıştım. Önemine binaen özetliyorum:

Kurban kesmek bir ibadet türüdür. Parasını sadaka vermekle kurban kesilmiş olmaz, sadaka sevabı elde edilir. Kurban da sadaka da bir ibadettir. Sünnet olan kurbanı kesen sevap alır, kesmeyen günah kazanmaz. 50-60 yıl önce kurban kesmek şimdiki gibi bir yarış halinde değildi. Bazı vaizlerin abarta abarta söyledikleri gibi kesmeyen günaha girmez, peygamber onu mescidinden kovmaz. Bunlar hep Peygambere iftiradır. Ebu Eyyub-i Ensari, Peygamber zamanında birbiriyle yarışırcasına kurban kesilmediğini ama daha sonra bunun bir yarış haline getirildiğini söylemiştir (Tirmizi, Adahi, 10).

Kurban, bayramın ilk üç gününde, Şafii’ye göre 4’üncü günün akşamına kadar kesilebilir. Kurban kesenin bunu kendi eliyle kesmesi mendub (güzel)dir. Ama isterse birine kestirir, kendisi de başında durur. Yahut dilerse herhangi birine vekalet verip kestirebilir. Kurbanın eti üçe taksim edilir. Bir payı aileye ayrılır, bir payı eşe dosta hediye edilir, bir payı da fakirlere verilir. Bayramlar mutluluk zamanlarıdır.

 

http://haber.gazetevatan.com/haber.vatan?detay=Bayraminiz_mubarek_olsun&Newsid=273040&Categoryid=4&wid=31

*-*

Süleyman Ateş'in 'Huzur Veren İman'ının Temelleri /1
 Süleyman Ateş'in 'Huzur Veren İman'ının Temelleri /2

Süleyman Ateş İslam ve Allah'ı Nasıl Savunabiliyor?

Elif Lâm Mîm... Gerisini Allah Bilsin!
Eski Toplumdan Kuran’a Ulaşan İzler
S. Ateş'ten "açıklama": "Alo, Ora Allah mı?"

Süleyman Ateş ve Süt Akrabalar Arası Evlilik Yasağı

İslamda "evlilik", Süleyman Ateş'ler Ve "Hz. Validelerimiz"...

Süleyman Ateş’i Protesto Edelim!

*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Nigar Azizmuradi İran'a İade Edilmesin!

26.11.2009




Bu kadının hayatı sizin elinizde

Bu kadının hayatı sizin elinizde

http://www.hurriyet.com.tr/dunya/13044967.asp?gid=229
***

Çünkü Azizmuradi şu anda kaçarak geldiği Türkiye'de tutuklu. Türkiye'nin önünde iki seçenek var.

Ya  İran'a iade edecek ve bir anlamda asılmasına göz yumacak ya da başka bir ülkeye sınırdışı edecek.

Uluslararası örgütler ayağa kalktı.

Konu Türk kamuoyunun da gündemine oturdu. Şimdi Azizmuradi'nin asılmasını engelleme fırsatı elinizde. Azizmuradi'nin iade edilmemesi isteğini Dışişleri Bakanlığı'na bildirebilirsiniz.


***
 Hürriyet Gazetesi
Dışişleri Bakanına mail göndermek için

Sayın Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu,

Ben bir insanın inancı nedeniyle yargılanmasının ve cezalandırılmasının
insanlık dışı bir uygulama olduğuna inanıyorum.
Bu nedenle, Nigar Azizmuradi'nin insanlık dışı bir muameleyle karşılaşma olasılığının
çok yüksek olduğu İran'a iade edilmemesini rica ediyorum.

Saygılarımla,


***********************************************************************



Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Eski Toplumda Kurbanın Kökenleri

25.11.2009


Nepal’de, 200 binden fazla hayvanın kurban edildiği, hayvan hakları savunucularının tepkisini çeken festival başladı.

 

Festival için yüz binlerce Hindu, sabah saatlerinden itibaren başkent Katmandu’nun güneyine 160 kilometre uzaklıktaki Bara bölgesinde bulunan ormandaki bir tapınakta toplandı. Tapınakta bugün ve yarın 200 binden fazla bufalo, keçi, tavuk ve güvercin, Hindu Tanrıçası Gadhimai onuruna kurban edilecek.

 

Hayvan hakları eylemcileri ve dini gruplar, geçen haftalarda Katmandu’da ve Gadhimai tapınağı yakınındaki kentlerde festival nedeniyle protesto gösterileri düzenlemiş, ancak Hindu yetkililer, ülkenin çok eski bir geleneği olduğu gerekçesiyle hayvanların kurban edilmesine engel olmayacaklarını belirtmişti. Hayatını hayvanları korumaya adayan Fransız oyuncu Brigitte Bardot da Nepal Devlet Başkanı Ram Baran Yadav’a bir mektup yazarak "hayvan katliamına" son vermesini istemişti.

 

Gadhiami festivali 5 yılda bir kutlanıyor.

 

Festivale katılanlar, Tanrıça Gadhiami için hayvanların kurban edilmesinin kötülüğü sona erdireceğine ve refah getireceğine inanıyor.


http://fotograf.gazetevatan.com/fotogaleri/resim.asp?kat=12342&page_number=1


*-*-*-*-*-*


Yamyamlıktan Uygarlığa Geçişte Hayvan Kurban Ve Bitki-Ağaç Sunum



'Kurban'ın Kökeni ve ... “Eski Harran’da...Kurban"


Yezidi,Rum ve Ermeni ortodoks dinlerinde bazı kutsal/yasak yiyecekler

Marul Yeme Yasak veya Gereği ...



Hayvan-Bitki totem adları ile Tanrı-ça adları arasındaki ilişkiler

Barışın Olsun Yeni Yıl!

Bayram’ların Kökeni Üzerine

“7. Gün Tatili” ,Oruç’un,Bayram’ın Kökenleri

 

 

'Tufan' Bir Ayin'di !

Tanrı Yedinci Günü Neden Kutsadı?

Tufan’ın Kutsal Aşure’si

 

Her Toplumda Farklı 'Kutsal Gün'ün temelleri

 

"Şabat Günü"nün Kuralları

 Oruç'un Kökenleri Üzerine

“Hamurlu Ekmek-Hamursuz Ekmek”

Fısıh-Pesah'ında Kurban Hazırlık ve Tüketim Tarzı

 

 

Yezidi,Rum ve Ermeni ortodoks dinlerinde bazı kutsal/yasak yiyecekler

SÜRYANİ BAYRAM VE ANMA GÜNLERİ....

Bazı hıristiyan kavram ve inançları...

Sabiilerin İnanç ve İbadetleri

Yezidi İnançları..

Zerdüştçülük, Zerdüştilik,Zerdüştlük...

Rum’ların Özel Günleri ve Oruç'ları

Marul Yeme Yasak veya Gereği ...

“Mercimeği Fırına Verdiler”

Eski Toplumda Yamyamlık ve Kalıntıları

 

Yamyamlıktan Uygarlığa Geçişte Kurban..

Yamyamlıktan Uygarlığa Geçişte Hayvan Kurban Ve Bitki-Ağaç Sunum'un Rolü

Moritanya’lılarda Kullanılan Organ İsimleri

 

Eski Toplumda ‘Haram Hayvan’ Kuralının Mantığı
Deve Neden Tevrat'da Yasak,Kuran'da Helaldir?


Hayvan-Bitki Totem Adlarına İlişkin Bazı Sorunlar
Totem Hayvan-Bitki'den Burçlara...
Eski Ahit'te Hayvan Yağı,Kan,Kanlı et yeme Yasağı
Tufan’dan Sonra Tanrı’nın Nuh`la Antlaşma Koşulu

 

 

antropolojik analize ilişkin

"Antropoloji":Kurban-Sunu ve İnsanbilim

"Antropoloji":Kurban-Sunu ve İnsanbilim -2

"Antropoloji":Kurban-Sunu ve İnsanbilim -3

 

Hayvan Kurban ve Bitki Sunu'lardan 'İnsanlık'a-1

Hayvan Kurban ve Bitki Sunu'lardan 'insanlık'a-2

Hayvan Kurban ve Bitki Sunu'lardan 'insanlık'a-3

Hayvan Kurban ve Bitki Sunu'lardan 'insanlık'a-4

Hayvan Kurban ve Bitki Sunu'lardan 'insanlık'a-5

Hayvan Kurban ve Bitki Sunu'lardan 'İnsanlık'a-6

Hayvan Kurban ve Bitki Sunu'lardan 'insanlık'a-7

Hayvan Kurban ve Bitki Sunu'lardan 'insanlık'a-8

 

Hayvan Kurban ve Bitki Sunu'lardan 'insanlık'a-9

 

ENKİ’NİN TAŞLANMASI VE ŞEYTAN TAŞLAMA

Farklı Öldürme Biçimlerinin Kaynakları-3 (Cocuk Kurbanı)

Kutsal Rakamlar ve ölüm olgusunun gizlenmesi...

Kurban ve İsa'nın vaftizi...

Kardeş Katili Kain-Kabil'den Gezgin Derviş-Abdal-Keşişlige..

 

ÖLDÜRME BİÇİMLERI VE KURBAN TÖRENLERİ-1

 ÖLDÜRME BİÇİMLERI VE KURBAN TÖRENLERİ-2

Kurban ve İsa'nın vaftizi...

Kurban Sunum Ve İdam Biçimleri

 

Su ve Ateşle Vaftizin Kaynakları

 

İslam’da “Kurban’ın Kusursuzluğu” ve Abdest Ediminde Arındırılan Organlar Hakkında

 

Hiristiyanlığın Su Vaftizinin Biçimleri

Kurban ve İsa'nın vaftizi...

Musevilik ve Hıristiyanlıkta ‘el-ayak yıkama’ ayini

 

Kuran’da Saç Tıraşı

Kurban'ın "Saç tıraşı","Kolye" ve "Av yasağı" İlgisinin Nedenleri

“Samson (Şimşon)’un Gücü”nün Kaynakları

 

Hıristiyan vaftiz babası ,vaftiz annesi

Eski Ahit’te Erkek Sünnet’i Motifleri

 

 

İnanna’nın Ölüler Diyarı’na İnişi

İnanna’nın Ölüler Diyarı’na İnişi–2

 

Tanrı Yedinci Günü Neden Kutsadı?

 

Her Toplumda Farklı 'Kutsal Gün'ün temelleri

 

“7. Gün Tatili” ,Oruç’un, Bayram’ın Kökenleri 

 “7. Gün Tatili” ,Oruç, Bayram...

‘Kutsal kötü gün’ ,Oruç–1

‘Kutsal kötü gün’ , Oruç–2

Oruç'un Kökenleri Üzerine  

 

İsrail’de Şabat…

"Şabat Günü"nün Kuralları

Fısıh-Pesah'ında Kurban Hazırlık ve Tüketim Tarzı

Marul Yeme Yasak veya Gereği ...

Kanlı Hamursuz, tarih, bilim...


*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

İslam Bağımsız Bir Din Değildi

24.11.2009

Kitap kapağı 'Karanlık Başlangıçlar', Schiler Yayınevi
 

"İslam başlangıçta bağımsız bir din değildi"

 **

[[ “Orjinal Kuran” var mı, yok mu tartışması,

Turan Dursun'la   yaygınlaştırılmıştır.

Belki, o sıralarda böyle bir çıkış, İslami eğitimli

bir kitle  arasında hiç olmaza, kendi  iç mantık dizgeleri

içinde soru sormalara yol  açmış olması yönüyle olumlu olmuş olabilir.

Fakat, yine de, yukarda açıklanan gerekçeler bakımından, tartışma konu ve düzeyinin   bu alanlarda düğümlenmesinden kaçınmak gerekir. ]]

 

http://toplumvetarih.blogcu.com/dinlerin-elestirilmesinde-yontem-ve-icerik/3017324




***

Kuran araştırmalarında devrim: Şeriatçılar kadar Hıristiyan köktendincileri de zor durumda bırakacak bulgular

 

FRANKFURT (Cumhuriyet Bürosu)


Kuran-ı Kerim’in doğumu ve ilk metinlerinin eleştirel bir gözle incelenmesinde, nitel bir sıçramanın eşiğinde olunduğu ileri sürüldü. Öldürülmekten korktuğu için, çalışmalarını kamuoyunun tepkisinden uzak ve sadece uzmanlar arası iç tartışmalara açacak şekilde takma isimle yayımlayan bir Alman bilim adamının, bulgularıyla, yeni bir “Kuran tefsirinin” kapılarını açtığı belirtildi. Batı’da art arda yayınlanan araştırmalar nedeniyle, İslamiyet’in kendi içinde bir “Protestanlık” dönemine gireceği iddiaları artarken, birçok çevre “henüz bu aşamaya gelinmediğini” savunuyor.

 

Kuran’ın oluşturan metinlerin yazıya dökülmesi ve yapılarıyla ilgili olarak İslamiyet içindeki “ortodoks” ve “liberal” kamplar arasındaki eşitsiz mücadeleye bir Alman dilbilimci de katıldı. Christoph Luxenberg takma adını kullanan bilimadamı, doktorasını Aramca başta olmak üzere Samî dilleri ve edebiyatları alanında yaptı. Luxenberg’e göre Kuran, şimdiye dek sanıldığından çok daha fazla oranda Süryani-Hıristiyan unsurlarla dokunmuş bulunuyor. Christoph Luxenberg’e göre, Müslümanların kutsal metni, birçok yerinde Arap yorumcularca ya yanlış okundu ya da yanlış yorumlandı.


Nitekim Alman dilbilimci “Christopher Luxenberg”, buna örnek olarak “cennetteki huriler” vurgusunu gösteriyor ve bunun, Kuran’ın temel eğilimine yabancı bir vurgu olduğunu savunuyor. Önasya dinlerinin hiçbirinde bu tür çağrışımlar içeren fanteziye yer olmadığını belirten Luxenberg, Kuran’ın 44 ve 52’inci surelerindeki 'huriler'in sözcük anlamının, Şark’ın cennet anlayışında önemli yer tutan, refah ve saadetin simgesi “beyaz, kristal saydamlığında üzümler” olduğunu, bunun da Aramca’dan geldiğini belirtiyor.

 

Almanya’nın en büyük haftalık siyasi gazetesi, 450 bin satışlı “Die Zeit”ta yer alan geniş bir yazıda, Luxenberg’in devrim yaratabilecek nitelikteki kitabını yayımlayacak bir yayınevi bulmakta karşılaştığı güçlüklere de dikkat çekildi. Alman araştırmacının, “Die syro-aramäische Lesart des Korans. Ein Beitrag zur Entschlüsselung der Koransprache” (Kuran’ın Süryanca-İramî Okuma Biçimi. Kuran Dilinin Deşifre Edilmesi Üzerine Bir Katkı) başlıklı kitabının akademik dünyada korkuyla karşılandığı belirtilirken, büyük yayınevlerinin yapıtı basmama kararlarını, Luxenberg’e “Salman Rüşdi örneğini hatırlatarak verdikleri” kaydedildi. Ancak kitap Berlin’deki küçük bir yayınevi tarafından 2000 yılında “Das Arabische Buch” (Arapça Kitabı) başlığıyla basıldı. Bu arada yayınevi iflas etti. Ancak kitabın dağıtımı sürüyor.


Luxenberg’in çalışmalarının kamuoyu ve medyada hiçbir yankı bulmadığını ama kendisine geçen yıl güz aylarında Mainz kentinde yapılan Birinci Dünya Şarkiyatçılar Kongresi’nde bir sempozyum ayrıldığına dikkat çeken “Die Zeit” yazarı Jörg Lau, Batı dünyasında bu çalışmalara olan ilginin giderek arttığına işaret etti. Buna göre, “Guardian”, “New York Times”, bir süre önce de “Le Monde”, Christoph Luxenberg ve çalışmalarına geniş yer ayırdı. Ünlü Fransız dergisi “Critique”in nisan sayısında ise Ortaçağ Arap Felsefesi’nin tanınmış uzmanı Rémi Brague, uzun ve övücü bir makale yayımladı. Samî dilleri ve edebiyatları alanındaki uzman dergi “Hugaye”nin Ocak 2003 sayısında da Luxenberg’in çalışmalarının Kuran araştırmaları alanında bir ilk olduğuna dikkat çekildi.

 

 

“Die Zeit” yazarı, Alman bilimadamının Kuran’ın ilk metinlerine ve kaynaklarına yönelik bu araştırmasıyla yerleşik İslam ilahiyatını tehdit ettiğini ileri sürerken, Amerikan ve Alman üniversitelerindeki konunun uzmanı bilimadamlarının görüşlerine de yer verdi. Akademik dünyanın, şeriatçılardan gelebilecek tepkiler nedeniyle endişeli oldukları dikkat çeken “Die Zeit”, internetteki İslamcılara ait bazı sayfalarında Luxenberg’in çalışmalarının şimdiden hedefe alındığını da vurguladı. Geniş yazıda, şeriatçılar kadar, Hıristiyan köktendincilerinin de, Hıristiyanlığın birçok etkisinin bu metinlerde yer almış olması nedeniyle, zor durumda kalacağına dikkat çekildi.

 

Christoph Luxenberg, İramî’nin (Aramca) Kuran’da kullanılan dili etkilediğini, çünkü dönemin en gelişkin dünya dili olduğunu belirtiyor. Yüksek Arapça ve klasik Arap yazısının daha sonraları ortaya çıktığını, bu alfabenin de yanlış okumalara çok açık ve yetersiz olduğunu kaydeden Alman dilbilimciye göre, İslam peygamberinden sonraki kuşaklarda metinlerin kesinleştirilmesi, aynı zamanda bir yorum anlamına da gelmiş oldu.

 

Nitekim Saarland Üniversitesi’nden Kuran kaligrafisi uzmanı Gerd-Rüdiger Puin, Aramca ve Arapça’nın yakın diller sınıfına girdiğini belirterek, Yemen’de Sanaa Camii’nde ortaya çıkan ve Hz. Muhammed’in ölümünden 50 yıl sonra yazılmış olduğu saptanan Kuran surelerini incelediğini, ilk metinlerdeki birçok Aramca sözcüğün asıl değil, sonraki Arapça anlamına ağırlık verilerek kesinleştirildiğini söyledi. Uzmanlar, Luxenberg’in bulgularıyla, yüzyılı aşkın bir zaman önce “İncil tefsirleriyle” gelen havayı, İslamiyet içinde yaratabileceğine dikkat çekiyorlar.

 

Benzer tezleri araştıran ve kendi alanında bir çığır açan Turan Dursun, 1990 yılında İstanbul’da vurularak öldürülmüştü.

 

 

**

Karl-Heinz Ohlig'le söyleşi

"İslam başlangıçta bağımsız bir din değildi"




Din bilimci Karl-Heinz Ohlig, "Die dunklen Anfänge - Karanlık Başlangıçlar" adlı kitabında, İslam'ın başlangıçta bağımsız bir din olarak tasarlanmadığı sonucuna varıyor. Yazarla, Alfred Hackensberger söyleşti.


- Karl-Heinz Ohling İslam'ın köklerini araştırıyor Kitabınız "Karanlık Başlangıçlar" adını taşıyor. İslam'ın doğuşunda karanlık olan nedir?

Karl-Heinz Ohlig: İslam'ın başlangıcına ilişkin tüm bilgiler, daha geç tarihlere ait metinlerden, 9. ve 10. yüzyılda yazılmış olan "biyografilerden" alınmıştır. İslam'ın daha sonraki öyküsünün kaynağı da bu metinlerden biri olan, et-Tebari'nin yıllıklarıdır (10. yüzyıl). Dolayısıyla, İslam'ın ilk iki yüzyılına ilişkin, dayanak olarak alabileceğimiz, o çağa ait metinler bulunmamaktadır.

- Daha sonraki tarihlere ait bu metinlerin özenli ve eksiz oldukları söylenebilir mi? Yoksa bu metinler bilimsel açıdan "sahte" denebilir mi?

Karl-Heinz Ohlig: Bu taslağı da – Tevrat'ı ya da Romülüs ve Romüs efsanesini de– sahte olarak tanımlamak yanlış olur; çünkü o zaman yazınsal türleri dikkate almamış oluruz. Dinsel-siyasal kuruluş mitleri tarih yazımı değildir. Böyle olma kaygısı da taşımaz.

- İslam’ın başlangıçta bağımsız bir din olarak tasarlanmadığı tezini savunuyorsunuz. Bu teze ilişkin kanıtlarınız neler?

Karl-Heinz Ohlig:  7. ve 8. yüzyıldaki Arap egemenliğinde oluşan Hıristiyanlıkla ilgili edebi eserler, ama aynı zamanda dönemin sikkeleri ve örneğin Kudüs’teki Kaya Kilisesi'ndeki yazıtlar bir şeyi gösteriyor: Yeni hükümdarlar İznik Konsülü'nün kararlarını tanımayan bir Suriye-Pers Hıristiyanlığını temsil ediyorlardı. Onlara göre İsa Tanrı'nın elçisi, peygamberi, kölesiydi ama Tanrı'nın fiziksel anlamda oğlu değildi. Tanrı tekti, "ortağı" yoktu. Bu yüzden kilise babası Şamlı Johannes (ölümü 750), Yunan etkisindeki kendi Hıristiyanlık anlayışına uymadıkları için, bu hükümdarları "sapkın" olarak nitelemişti. 9. yüzyıldan önce, Arapların yeni, bağımsız bir dine sahip olduğundan söz edilmiyordu.

-Bu, İslam'ın ancak daha sonra bağımsız bir din haline geldiği anlamına mı geliyor?

Karl-Heinz Ohlig: Bu ifadeden, biraz keyfi ya da bilinçli bir eyleme girişildiği anlamı çıkıyor. Yeni dinler daha ziyade, içinde bulunulan geleneğin dinsel fikirlerinden, miras alınan ilkelerin önem derecesinin değiştirilmesi, bunların farklı yorumlanması ve çok özel bir biçimde pekiştirilip sistematize edilmesiyle ortaya çıkarlar.


-"Karanlık Başlangıçlar" 2007 yılında Hans Schiler Yayınevi'nden çıktı. Muhammed Peygamber hakkında da tarihsel - eleştirel araştırmalar yaptınız. Peki bir birey olarak Muhammed hakkında neler söyleyebilirsiniz?

Karl-Heinz Ohlig: En önce sikkelerde MHMT kısaltmasının Doğu Mezopotamya’da 660 yılında ortaya çıktığı, bu kavramın batıya doğru yol aldığı ve batıda, ortasında MHMT, kenarlarında ise Arap yazısıyla Muhammed yazılı iki dilli sikkelerin basıldığı kanıtlanabilir. Bu sikkelerde Hıristiyan ikonografisi yer almaktadır: Örneğin, haç işaretine tekrar tekrar rastlanmaktadır, Muhammed ise açıkça, tıpkı Katoliklerin ayinlerinde atılan kutsal "övgüler olsun, gelene…" nidası gibi İsa’nın bir sıfatı -adı- olarak anlaşılmıştır.

Muhammed, "övülmüş olan, övülen ya da övülesi olan" anlamına gelir. Kaya Kilisesi'ndeki yazıtların metninde de Muhammed, Mesih'le, İsa'yla, Meryem'in oğlu ve Tanrı'nın kölesiyle ilişkilendirilmiştir. Şamlı Johannes de, kendi bakış açısına göre sapkın olan bu ifadeye karşı yürüttüğü polemikte bu sözcüğü aynı anlamda kullanmıştır.

Daha sonra bu hıristilojik sıfat, kökünden koparılmış görünüyor; bu sıfat, Kuran’da kendisine sık sık hitap edilen, ismi anılmayan peygamberle ilişkilendirilmiş ve böylelikle bir Arap peygamberi suretinde tarihi bir kimliğe bürünmüştür. Yine en eski kaynak olan, Şamlı Johannes, sözde peygamber Mamed'ten söz ederek bu tarihselleştirmeye tanıklık etmektedir. Tarihsel boşluklar ancak bundan sonra söz konusu Muhammed’e ilişkin zengin öykülerle doldurulabilmiştir.

- Bu durumda geriye, Muhammed sözüyle muhtemelen İsa'nın kastedilmiş olabileceğini kanıtlamak mı kalıyor?

Karl-Heinz Ohlig: Kuran hareketinin tarihinin başında ya da başka bir aşamasında önemli bir vaizin yaşamış olması – şimdiye kadar tarihsel olarak kanıtlanamamış olsa da – kesinlikle mümkündür. Arap sikkelerinin ya da Kaya Kilisesi'ndeki yazıtın tanıklığına göre, "Muhammed - övülmüş ya da övülesi olan" kavramının, başlangıçta hıristolojik bir ünvan olduğu kabul edilmelidir.

- Sizin sözünü ettiğiniz bu bağlantılar şimdiye kadar neden düşünülmedi peki?

Karl-Heinz Ohlig: İslam teolojisinde bu türden sorular sormak yasaktır. İslam teolojisi bugüne kadar bir aydınlanmadan geçmemiştir. Batı'da İslam bilimi ise hâlâ, tarih bilimine yerleşmiş yöntemleri kullanmadan, dil bilimiyle uğraşıyor. Ortadoğu'nun tarihsel açıdan ve Hıristiyan teolojisi bakımından son derece farklı kültürel ortamı da çok az araştırılıyor. Bu yüzden bu geleneklerin kökenlerini göremiyorlar.

- "Erken İslam" kitabınızda, bu dine zarar vermek istemediğinizi söylüyorsunuz. Birçok Müslüman tam tersini hissedecektir.

Karl-Heinz Ohlig: Aydınlanma, 18. yüzyıldan beri birçok Hıristiyan tarafından – bazıları tarafından bugün bile – dinlerine yönelik bir saldırı ve yıkım olarak algılandı; ancak Aydınlanma düşüncesi gerçekte Hıristiyanlığa modern çağda varlığını sürdürme imkânı sağladı. İslam ise henüz bu adımları atamadı. Ancak bu adım, gelecekte getto tarzı dışlanmış toplumlara sahip olmak istemiyorsa, İslam için de kaçınılmazdır.

Alfred Hackensberger

© Qantara.de 2008
http://tr.qantara.de/webcom/show_article.php/_c-674/_nr-192/_cmt-2734e9be628c46fc82dc3cb0e4f39315/i.html


Almancadan çeviren: Mustafa Tüzel

Karl-Heniz Ohlig, Saarland Üniversitesi'nde Din Bilimi ve Hıristiyanlık Tarihi profesörüdür.



 *******

LE CORAN : SORTIR DU CERCLE ? [*]

Rémi BRAGUE
Université Paris 1

(Texte paru dans Critique, avril 2003, n° 671, p.232-251)

Compte rendu de :
LUXENBERG, Christoph. Die syro-aramâische Lesart des Koran. Ein Beitrag zur Entschlûsselung der Koransprache. Berlin : Das Arabische Buch, 2000, IX-311 p. ;
PRÉMARE, Alfred-Louis de . Les Fondations de l'Islam.. Entre écriture et histoire. Paris : Le Seuil, 2000, 535 p.


Un livre récent, dû au savant allemand Christoph Luxenberg [1], a peut-être effectué une véritable percée dans le domaine des études coraniques. C'est pourquoi il m'a semblé valoir la peine de le présenter au public français, qui risquerait de passer à côté [2]. Je suis conscient de n'avoir pour ce faire qu'une légitimité bien légère : si j'ai appris l'allemand, je suis moins arabisant que frotté d'arabe, et j'ignore le syriaque. En conséquence, mon rôle ne peut être ici que provisoire, en attendant mieux.

Au XIXe siècle, on disait par plaisanterie que la première langue sémitique était l'allemand, tant les auteurs allemands ou de langue allemande (qu'on pense au hongrois I. Goldziher) avaient une position dominante dans les études bibliques et islamologiques. Depuis lors, l'anglais a pris le dessus comme dans bien d'autres domaines, et pour les mêmes raisons.

Cependant, il n'est guère possible de ne pas utiliser les travaux des auteurs de langue allemande. Mais que dis-je, on y arrive très bien ! Dans bien des travaux, il suffit de parcourir la bibliographie pour s'en convaincre...

Quant aux vraies langues sémitiques, il faudrait être aussi savant que Luxenberg en arabe (littéral et dialectal) et en syriaque pour discuter de façon efficace les résultats de ce livre de pure philologie, et de lecture ardue. C'est très loin d'être mon cas. Je ne puis donc prétendre ici que présenter ses résultats, sans pouvoir m'engager dans la discussion critique approfondie qu'ils méritent et exigent [3].

En effet, nous sommes peut-être en présence d'une révolution, d'une révolution tranquille, et opérée sans jamais enfler le ton. Pour comprendre à quel point, il faut esquisser un panorama de la situation actuelle.

http://www.revue-texto.net/Parutions/CR/Brague_CR.html



*********

Dinlerin Eleştirilmesinde Yöntem ve İçerik

Dinlerin Eleştirilmesinde Yöntem ve İçerik-2

 

Dinlerin Eleştirilmesinde Yöntem ve İçerik-5

 

Dinlerin Eleştirilmesinde Yöntem ve İçerik-6

Dinlerin Eleştirilmesinde Yöntem ve İçerik-7

Dinlerin Eleştirilmesinde Yöntem ve İçerik-8

 

Kuran'da Allah ve Şeytan / 1

Kuran'da Allah ve Şeytan / 2

Kuran'da Allah ve Şeytan/ 3

 

 

http://toplumvetarih.blogcu.com/din-ve-mezheplerde-surekliligin-izlenmesi-1/3080390

 

http://toplumvetarih.blogcu.com/din-ve-mezheplerde-surekliligin-izlenmesi-2/3087156

 

http://toplumvetarih.blogcu.com/din-ve-mezheplerde-surekliligin-izlenmesi-3/3091872


'Sol Elle Yemeyin!' Hutbesi..

"Sağ El Hutbesi "

"Cennette Sağ'ın adamları","Cehennemlik Sol'un adamları"..

Kuran'da ‘Sağ’ ve ‘Sol’ Kavramları İle Tanrının 99 Tanımı Üzerine

 Sağ'daki Cennetlik, Sol'daki Cehennemlik Kavrayışının Kökenleri

*-*-*-*-*-**-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Tercüme İçin Akado-Sammaru Kayıtları

24.11.2009

http://toplumvetarih.blogcu.com/eski-tablet-ornekleri/1065600



Eski toplumu ve eski dinleri, onlara ait belgelerden öğrenmek kadar doğru bir metot yoktur. Bununla birlikte, eski toplum ve eski inançlar üzerine çalışma yapanların çok azı, gerçekten bu belgeleri tanımakta ve-ya tanımak için çaba sarf etmektedirler.

Okuduğu Ahura Mazdacı Avesta'lardan  yola çıkarak, günümüzden 4000 yıl kadar önceki dönem için “köpek hakları”ndan bahsedebilen Turan Dursun,  aşağıdaki listeye ait kaynakları bilmiyordu. Eski  Avesta'lara kadar giden ve “köpek”ler üzerine son derece ayrıntı taşıyan belgeler, “Köpek” üzerine Hitit kayıtları ile Tevrat ve Kuran'da da yer alan “imani” sözcükler, Köpek totem ile eşitlenmiş İnsan Topluluğu ile ilgiliydi. Koyuna, Kuzu'ya, İneğe, Öküz ve Dana'ya tapıldığı gibi, aynı biçimde, Mezopotamik toplulukların bazıları Köpeğe de tapıyorlar; kendilerini Köpek ile eşitliyorlardı.

Günümüzde  kendi evladını, bir başka şahısa, "İtin olsun, oğlumdur" diye tanıtan bir babanın gerisinde, binlerce yıllık  hayvan ve bitki totem tarihçesi yatmaktadır.

Aşağıda yer alan liste, bu çalışmalarda bizlere büyük destek sunuyor.

Fakat bunun için gönüllü tercümanlara gereksinim duyuyoruz.

Gönüllü olarak, aramızda bunların tercümesi için çalışacak olanlara, bilim dünyamızın çok ihtiyacı bulunuyor.

Akademisyenlerimizden, genç öğrencileri bu yönde teşvik etmeleri ricasında bulunuyoruz.

Kitap veya konu tercihini  herkes kendisi de yapabilir.

Çabalar için şimdiden teşekkür.


***

http://www.etana.org/abzu/displayindex.pl?SID=20091124269195556&pagenumber=1&code=abzu&

 

1.

Rawlinson, Henry Creswicke. A selection from the miscellaneous inscriptions of Assyria and Babylonia. ETANA Book [details]

2.

Erman, Adolf. Aegypten und aegyptisches Leben im Altertum ETANA Book [details]

3.

Naville, Edouard. Aegyptische todtenbuch der XVIII. bis XX. dynastie. Aus verschiedenen urkunden zusammengestellt und hrsg. von Édouard Naville. ETANA Book [details]

4.

Erman, Adolf. Agyptische Religion ETANA Book [details]

5.

Lidzbarski, Mark. Altaramaische Urkunden aus Assur ETANA Book [details]

6.

Tur-Sinai, Naphtali; Albert Tobias Clay, ed. Altbabylonische tempelrechnungen. ETANA Book [details]

7.

Figulla, H. H., ed. Altbabylonische Verträge ETANA Book [details]

8.

Förtsch, Wilhelm. Altbabylonische Wirtschaftstexte aus der Zeit Lugalunda's und Urukagina's ETANA Book [details]

9.

Breasted, James Henry. Ancient records of Egypt; historical documents from the earliest times to the Persian conquest. Volume I: The first to seventeenth dynasties ETANA Book [details]

10.

Breasted, James Henry. Ancient records of Egypt; historical documents from the earliest times to the Persian conquest. Volume II: The eighteenth dynasty ETANA Book [details]

11.

Breasted, James Henry. Ancient records of Egypt; historical documents from the earliest times to the Persian conquest. Volume III: The nineteenth dynasty ETANA Book [details]

12.

Breasted, James Henry. Ancient records of Egypt; historical documents from the earliest times to the Persian conquest. Volume IV: The twentieth to the twenty sixth dynasties ETANA Book [details]

13.

Breasted, James Henry. Ancient records of Egypt; historical documents from the earliest times to the Persian conquest. Volume V: Indices ETANA Book [details]

14.

Tukulti-Ninurta, King of Assyria. Annales de Tukulti Ninip II, roi d'Assyrie 889-884. ETANA Book [details]

15.

Dougherty, Raymond Philip. Archives from Erech; time of Nebuchadrezzar and Nabonidus ETANA Book [details]

 

 

 

16.

Sayce, A. H. (Archibald Henry). Assyria; its princes, priests and people. ETANA Book [details]

17.

Harper, Robert Francis. Assyrian and Babylonian letters belonging to the Kouyunjik collections of the British museum. part I. ETANA Book [details]

18.

Harper, Robert Francis. Assyrian and Babylonian letters belonging to the Kouyunjik collections of the British museum. part IV. ETANA Book [details]

19.

Harper, Robert Francis. Assyrian and Babylonian letters belonging to the Kouyunjik collections of the British museum. part VII. ETANA Book [details]

20.

Harper, Robert Francis. Assyrian and Babylonian letters belonging to the Kouyunjik collections of the British museum. part X. ETANA Book [details]

21.

Harper, Robert Francis. Assyrian and Babylonian letters belonging to the Kouyunjik collections of the British museum. part XIII. ETANA Book [details]

22.

Harper, Robert Francis. Assyrian and Babylonian letters belonging to the Kouyunjik collections of the British museum. part XIV. ETANA Book [details]

23.

Craig, James A. Assyrian and Babylonian Religious Texts Being Prayers , Oracles, Hymns &c... ETANA Book [details]

24.

Smith, George. Assyrian discoveries; an account of explorations and discoveries on the site of Nineveh, during 1873 and 1874. ETANA Book [details]

25.

Thompson, Reginald Campbell. Assyrian medical texts from the originals in the British Museum. ETANA Book [details]

26.

Weidner, Ernst F. (Ernst Friedrich). Assyriologie 1914-1922 ETANA Book [details]

27.

Knudtzon, J. A. (Jørgen Alexander). Assyrische Gebete an den Sonnengott für Staat und königliches Haus, Band I ETANA Book [details]

28.

Knudtzon, J. A. (Jørgen Alexander). Assyrische Gebete an den Sonnengott für Staat und königliches Haus, Band II ETANA Book [details]

29.

Delitzsch, Friedrich. Assyrische Lesestücke; mit grammatischen Tabellen und vollständigem Glossar; Einführung in die assyrische und babylonische Keilschriftlitteratur bis hinauf zu Hammurabi, für akademischen Gebrauch und Selbstunterricht ETANA Book [details]

30.

Kohler, Josef, ed. Assyrische Rechtsurkunden in Umschrift und Uebersetzung nebst einem Index der Personen-namen und Rechtserläuterungen ETANA Book [details]

 

 

31.

Petrie, W. M. Flinders. Athribis ETANA Book [details]

32.

Hall, H. R. (Harry Reginald). Babylonian and Assyrian sculpture in the British Museum ETANA Book [details]

33.

King, L.W.; British Museum. Dept. of Egyptian and Assyrian Antiquities. Babylonian boundary-stones and memorial-tablets in the British museum Ed. by L.W. King. With an atlas of plates. Printed by order of the Trustees. Plates. ETANA Book [details]

34.

King, L.W.; British Museum. Dept. of Egyptian and Assyrian Antiquities. Babylonian boundary-stones and memorial-tablets in the British museum Ed. by L.W. King. With an atlas of plates. Printed by order of the Trustees. Text. ETANA Book [details]

35.

Ranke, Hermann. Babylonian Legal and Business Documents from the Time of the First Dynasty of Babylon; Chiefly from Sippar ETANA Book [details]

36.

Poebel, Arno. Babylonian legal and business documents: from the time of the first dynasty of Babylon, chiefly from Nippur ETANA Book [details]

37.

Langdon, Stephen. Babylonian liturgies; Sumerian texts from the early period and from the library of Ashurbanipal, for the most part transliterated and translated, with introduction and index. ETANA Book [details]

38.

Clay, Albert T., ed. Babylonian records in the library of J. Pierpont Morgan; Part I - Babylonian business transactions ETANA Book [details]

39.

Clay, Albert T., ed. Babylonian records in the library of J. Pierpont Morgan; Part II - Legal documents from Erech (Priv. print., 1913) ETANA Book [details]

40.

Clay, Albert T., ed. Babylonian records in the library of J. Pierpont Morgan; Part II - Legal documents from Erech (Yale, 1920) ETANA Book [details]

41.

Weissbach, Franz Heinrich. Babylonische Miscellen. ETANA Book [details]

42.

Haupt, Paul. Babylonische Nimrodepos, Keilschrifttext der Bruchstücke der sogenannten Izdubarlegenden mit dem keilinschriftlichen Sintfluthberichte ETANA Book [details]

43.

Augapfel, Julius. Babylonische Rechtsurkunden. Artaxerxes I. und Darius II. ETANA Book [details]

44.

Unger, Eckhard. Babylonisches Schrifttum ETANA Book [details]

45.

Brunton, Guy and Caton-Thompson, Gertrude. Badarian Civilization and Predynastic remains near Badari ETANA Book [details]

 

46.

Banks, Edgar James. Bismya or The Lost City of Adab ETANA Book [details]

47.

Forrer, Emil O. Boghazkoi-Texte in Umschrift: Erster Band. Einleitung. Die Keilschrift von Boghazköi ETANA Book [details]

48.

Forrer, Emil. Boghazköi-Texte in Umschrift. Zweiter Band. Geschichtliche Texte aus dem alten und neuen Chatti- Reich ETANA Book [details]

49.

King, L.W. ; Budge, E.A. Wallis. Bronze reliefs from the gates of Shalmaneser, King of Assyria, B.C. 860-825 ETANA Book [details]

50.

Hilprecht, H. V., and A. T. Clay. Business documents of Murashû sons of Nippur dated in the reign of Artaxerxes I. (464-424 BC) ETANA Book [details]

51.

Clay, Albert T. Business documents of Murashu sons of Nippur dated in the reign of Darius II (1904) ETANA Book [details]

52.

Clay, Albert T. Business documents of Murashu sons of Nippur dated in the reign of Darius II (1912) ETANA Book [details]

53.

Delaporte, Louis. Catalogue des cylindres, cachets et pierres gravees de style oriental. I. Fouilles et Missions ETANA Book [details]

54.

Delaporte, Louis. Catalogue des cylindres, cachets et pierres gravees de style oriental. II. Acquisitions ETANA Book [details]

55.

Figulla, H. H.; British Museum. Dept. of Western Asiatic Antiquities. Catalogue of the Babylonian tablets in the British Museum, vol. I ETANA Book [details]

56.

Figulla, H. H.; British Museum. Dept. of Western Asiatic Antiquities. Catalogue of the Babylonian tablets in the British Museum, vol. II ETANA Book [details]

57.

Bezold, C. Catalogue of the Cuneiform Tablets in the Kouyunjik Collection of the British Museum Volume I ETANA Book [details]

58.

Bezold, C. Catalogue of the Cuneiform Tablets in the Kouyunjik Collection of the British Museum Volume II ETANA Book [details]

59.

Bezold, C. Catalogue of the Cuneiform Tablets in the Kouyunjik Collection of the British Museum Volume III ETANA Book [details]

60.

Bezold, C. Catalogue of the Cuneiform Tablets in the Kouyunjik Collection of the British Museum Volume IV ETANA Book [details]

 

 

61.

Bezold, C. Catalogue of the Cuneiform Tablets in the Kouyunjik Collection of the British Museum Volume V ETANA Book [details]

62.

King, L.W. Catalogue of the cuneiform tablets in the Kouyunjik collection of the British Museum; Supplement ETANA Book [details]

63.

Boissier, Alfred. Choix de texts Relatifs a la Divination Assyro-Babylonienne ETANA Book [details]

64.

British Museum. Dept. of Egyptian and Assyrian Antiquities. Chronicles of Chaldaean kings (626-556 BC) in the British Museum. ETANA Book [details]

65.

Jean, Charles-Francois. Contrats de Larsa, premiere serie ETANA Book [details]

66.

Jean, Charles-Francois. Contrats de Larsa, seconde serie. ETANA Book [details]

67.

Contenau, Georges. Contrats et lettres d'assyrie et de Babylonie. ETANA Book [details]

68.

Contenau, Georges. Contrats neo-babyloniens; Part 1 - De Teglath-phalasar III a Nabonide. ETANA Book [details]

69.

Contenau, Georges. Contrats neo-babyloniens; Part 2, Anchemenides et Seleucides ETANA Book [details]

70.

Petrie, W. M. Flinders. Corpus of Prehistoric Pottery and Palettes ETANA Book [details]

71.

British Museum. Dept. of Egyptian and Assyrian Antiquities. Cuneiform texts from Babylonian tablets in the British Museum. Part LIV ETANA Book [details]

72.

British Museum. Dept. of Egyptian and Assyrian Antiquities. Cuneiform texts from Babylonian tablets in the British Museum. Part LVII ETANA Book [details]

73.

British Museum. Dept. of Egyptian and Assyrian Antiquities. Cuneiform texts from Babylonian tablets, &c. in the British Museum. Part I ETANA Book [details]

74.

British Museum. Dept. of Egyptian and Assyrian Antiquities. Cuneiform texts from Babylonian tablets, &c. in the British Museum. Part II ETANA Book [details]


British Museum. Dept. of Egyptian and Assyrian Antiquities. Cuneiform texts from Babylonian tablets, &c. in the British Museum. Part III ETANA Book [details]





 *-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*--*--*-*-*-*-**-*


Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Üç Kutsal Din Kitabının Sümer-Akkad Yazın Kaynakları 10

22.11.2009

 

Tanrı Adem'e,

"Karının sözünü dinlediğin ve sana,

Meyvesini yeme dediğim ağaçtan yediğin için,

Toprak senin yüzünden lanetlendi" dedi,

“Toprak sana diken ve çalı verecek,

Yaban otu yiyeceksin.”

(Eski Ahit. Yaratılış)

 

“Bism-i Şah Allah

Allah, Hüü

Dilim tercüman,

erenlerden ferman

tuz, su, ekmek gördüm

Gerçekler demine,

Pir gayretine,

Ya Ali hü,

Allah

Eyvallah”*

 

 

 

Akado-sammaru kutsal “Yaratılış” anlatımlarında,”et”, “kan”, “yiyecek”, “içecek”, “ateş”, “su”, “tuz”, “meyve”, “kurban” gibi çok somut ve maddi kavramlar merkezi konuları oluştururlar. Bu durumda ilahiyatçı veya tanrıtanımaz bilim adamlarımızın, dinin kaynaklarına ilişkin çalışmalarda,«ruhani» alanı çıkış noktası  alma genel âdetini gözden geçirmeleri yararlı olmaz mıydı?

Eski Ahit’te Tanrının, ilk andan itibaren, insanlara “kan içmeyi”, şu ya da bu yiyeceği yemeyi yasaklamakla  çok ilgili olması, kutsal dinlerde ‘yeme-içme’ konusunun neden önem taşıdığına eğilmeyi gerektirmez miydi?

Akado-sammaru aktarımlarına dayanan üç kutsal din yazınında, 'yiyecek-içecek' konusu kutsal davranışların, ritüellerin, tanrı yasaklarının temel konusu olmaya devam etmiştir. Örneğin Tanrı, bir başka biçimde yaratması mümkün değilmiş gibi, Eski Ahit’te yer alan ikinci yaratılış versiyonunda, Adem'i uyutur; kaburgasından bir parçayı çıkarıp alır, Havva’yı da bu kemik, kan ve et parçasından var eder. Âdem de uyanınca Havva’ya, «bu benim kanım, bu benim etim» diye ad verir. Tanrının ‘ol’  diyerek bir anlık edim yerine, kan-et-kemikle ilişkili bu operasyonel yaratılış anlatımında eski toplumun insan kurbanı, et ve kan ile ilgisinin bulunduğunu ileri sürmek pek mi aykırı bir fikir olurdu?

Kutsal anlatıma göre, Âdem ile Havva yaratılıp da cennete konulduklarında, Tanrı’nın yaptığı ilk iş, onlara bir «meyve» yasağı bildirimini yüksek sesle ilan etmek olmuştur. Bu anlatım tarzında, Tanrı ile bire-bir konuşan Âdem ile Havva; bahçede gizlenen Âdem’in yerini 'neredesin?' diye ona sorarak öğrenen bir tanrı  gibi noktalar üzerinde dolaşmak temel konuları görmeyi engellememelidir.(1)

‘Sümer-Akkad’ topluluklarının tarihsel  gelişme zeminine oturtarak sürdürmeye çalıştığım incelemeler, bize bu anlatım tarzlarının, birer birey 'adı' olmayan Âdem ve Havva tanımları etrafındaki iki toplum birimin bir ritüel halindeki ittifak örneklerine dayandığını göstermekteydi. Bu anlatımlarda yer alan, «çıplaklık», «gözlerin açılması», «yılan ile konuşma» gibi motifler, o dönemin ritüel biçimleri ve o döneme ait kavram içerikleriyle ilgiliydiler.

‘‘İnsan’ın yaratılış’’ına ilişkin anlatımlarda ilk anlardan itibaren karşımıza çıkan bu yiyecek-içecek yasağını, ‘ilk yasak bilinci’ veya  ‘ilk  kural kavramı’ gibi, konunun doğrudan özünü ifade etmeyen genel değerlendirmeler çevresine oturtarak açıklayamayız, o şekilde açıklamamalıyız da. Çünkü burada, doğrudan doğruya,'yiyecek' ve 'içecek'in kendisine ilişkin, eski toplumdaki düzen kurallarının bir anlatım tarzı bulunuyordu.

Âdem ile Havva’nın, daha sonra ‘büyüğü’nün ‘küçüğü’nü öldürecek olan “düşman kardeş oğulları”, yine anlatıma göre, ortada daha henüz 4 kişilik bir 'aile' var iken, hemen mesleki bir arayışa yönelmişlerdi. Bir oğul kendine 'çiftçiliği' öteki oğul ise 'çobanlığı' seçmişti. Bununla da kalmamışlar,’meslek’lerinden elde ettikleri ürünlerinin ilk ağzını da derhal Tanrıya sunmaya başlamışlardı.

Bu anlatım tarzları ve buralarda kullanılan kavramsal değerlerin gerisinde, ,eski toplumda, çoban ve çiftçi toplum birimler arasında gerçekleşen ittifakı; bu ittifakın  evlilik ile  karşılıklı ürün değişimi veya mübadelesi ile ilişkisini; erkek çocukların ‘baba’ ve ‘ana’ toplum birimleri arasındaki pay ediliş anlatımlarını buluruz. Eski toplumda kurallar, ‘birey’lerin, modern anlamda “birey” olabilmelerine olanak tanımayacak kadar katı, yaygın ve detaylıdır.

Eski Ahit’te de değişmiş olarak yinelendiğine göre, Tufan olmuş, bütün dünya sel-sulara karışmış, ortalıkta 'canlı' olarak, tanrıya büyük sadakat besleyen Nuh ile yakın çevresi ile Nuh’un, aktarıma göre, toparlayıp «gemi »ye bindirdiği birer çift hayvan ile kuş kalmıştı. Gelgelelim, böyle bir «Tufan » sona erer ermez, Nuh'un yaptığı ilk iş, Tufan’dan kurtulup canlı kalsınlar diye gemiye soktuğu hayvanların bazılarını boğazlayıp tanrıya kurban etmek olmuştur!

Eski toplum, elinde bulunup bulunmadığına bakmadan, karşıt toplum birimine, kendi toplum aidi bireylere, kendi tanrısına, karşıt tanrılara durmadan kurban, sunu sunar! Kanıyla yunar, toprağa akıtır, yakar, iç organlarını, yağını, budunu, işkembesini özenle ayırır, farklı tanrılara farklı hayvan kurbanları sunar veya sunulmasını yasaklar. Bunlara ilişkin ayrıntılı kurallar oluşturur, yazar. Eski toplum, eski din, kurbansız, sunusuz, zekâtsız yaşayamaz!

Nuh'un, 'soyları yaşasın' diye gemiye aldığı hayvanları, onlar daha üremeye bile fırsat bulamamış olmaları gereken bir anda, 'Gemi'nin konduğu 'dağ’ın başındaki sunakta boğazlama aptallığı, kızgınlığına yol açmak şurada dursun, Tanrıyı memnun da etmiştir üstelik. (2)

Tufanın ardından, Tanrı, Nuh ile  'anlaşma’sını yapar! Bu 'anlaşma' sırasında Tanrının tek bir  koşulu vardı: Artık 'insan kanı içilmemeli' ve 'insan eti yenilmemeli’ydi!

Tufan’dan sonra, Nuh ile tanrı arasında gerçekleşen ayinde, Tanrının 'iman' üzerine vb. Nuh’a ve evlatlarına ruhani açıklamalar yapmasını boş yere bekleriz! Anlatıma göre bütün 'dünya’da, yarattığı 'insan, hayvan ve sürüngenleri' yok edecek kadar gaddar  olan tanrı, zaten bir avuç kalmış Nuh ile 'ailesi’ne, ısrarla, artık 'insan kanı içmeme' ve 'insan eti yememe’ şartlarını dayatıp durmaktaydı. 

Tanrı ile bireyin 'kalbi' arasında bulunduğu varsayılan 'ruhani' inanç ilişkisinde, kan, et ve kemiğin ; 'kutsal kazan’, 'ibrik', 'kupa' ve 'buhurdanlık'ın; 'ateş (mum) yakma ve söndürme' gibi olguların  nasıl bir yeri olabilir?

Anlıyoruz ki, tanrılar, ‘yarattıkları’  varlıkların yeme-içme işleri ve yasaklarıyla bu denli uğraşmış, vazgeçirmek veya uygulatmak için, insanlara karşı şiddet kullanmış, dil dökmüşler ise, bütün bunlar nedensiz değildi.

Eski kayıtlarda,«içmek » ve « yemek » kavramlarını, bireyin gündelik doğal edim konusu olarak değil, kutsal ayin ve dini inanç parçası olarak buluyoruz. Akado sammaru toplumlarından Hititlere değin, yazılı belge, çizim ve kazıt bulgularında , «içmek» ve « yemek » kavramları, araçları ve bunların kullanım tarzları dinsel, kutsal bir edim haliyle bulunmaktadır. Erken kutsal kurallara dayanıyor olan Musa yasalarında, sunağa yaklaşmak, sunuyu sunmak, sunak ateşini yakmak, sunudan yemek, kutsal kazana dokunmak, bu ve benzeri noktalarla ilgilenmek tamamen  farklı düzeydeki kutsal şahısların ödevleri olarak düzenlenmişti. (Meyhane sakiliği’nin kaynakları da kutsal kişilerden geliyor.)

 ‘Yemek’ ve ‘içme’nin kutsal  karakterini ve anlamını, Hıristiyanlıkta kutsal sofra geleneğini ifade eden son akşam ziyafetinde, kiliselerdeki ayinlerde, bütün saflığıyla görüyoruz.

İsa, « göğe uçmadan» önceki akşam, havarilerine verdiği ziyafette, onlara şarap dağıtmış,

«için, bu benim kanımdır » demişti.

Ekmeği bölüp dağıtmış,

«yiyin, bu benim etimdir » demişti.

İsa’ya mal edilen bu kutsal törenler, gerçekte, günümüzden 4–5 bin yıl önceki Akado sammaru atalarının yamyamlık döneminden kalan; eski toplumun insan kan içiciliği ve insan eti yiyiciliğinden vazgeçme sürecinde  oluşturduğu sembolizmi yinelemekten başka bir değildi. Eski toplum, tanıdığımız İsa’ya kadar geçen  süre zarfında, yamyamlığı, ‘ekmek’ yemeye; kan içiciliği ise  ‘içki’ içme geleneğine çoktan dönüştürmüş durumdaydı.(3)

Akado-sammaru yazın kaynakları ilk kutsiyet kavramları ile yiyecek-içecek ve cinsel ilişki düzeni arasındaki temel toplumsal bağları yeterince gösteriyor. Bir uygarlık kategorisi olarak şekillenen ilk kutsiyet kavramlarının, insanın en doğal güdüleri olan yiyecek-içecek ve cinsel ilişki alanlarında, eski barbar kuralları aşma sırasında oluşturulan  bir sembolizm olarak şekillenmesi anlaşılabilir. Bu sembolizm, uygarlığın şafağı döneminde, artık nerede ise, gerçekleşmiş durumda olmalıdır. «Yer’in Gök’ten, Gök’ün Yer’den ayrıştırılması» formülü olarak tanıdığımız, iki temel Mezopotamya topluluğun birbirinden ayrıştırılması işleminde de bunu görüyoruz. İlahilere göre, «yer ile gök », tapınaklarda «kutsal ekmek yenmesi» ile birbirlerinden ayrıştırılmıştı. Anlıyoruz ki, buradaki ‘Yer’ ve ‘Gök’ Akado sammaru topluluklarıydı ve onların birbirleriyle kaynaşma ve ayrıştırılması birer ritüel konusuydu. Ritüellerde ise ‘yemek ve içmek’ temel ayin araçlarıydı.

Eski tanrıların kutsal sofraları, bir anlaşma, ittifak ifadesidir. İki toplum birim arasındaki  anlaşmanın aracı olan  «yaşam suyu» ve «yaşam yiyeceği» kavramlarını erken dönem tablet kayıtlarından itibaren  tanıyoruz.

Orada bir  topluluk için «yaşam yiyeceği ve içeceği» olan olgular, ittifakın öteki tamamlayıcısı bakımından «ölüm yiyeceği ve ölüm içeceği» olarak değerlendiriliyordu. Bu durumda, ‘yaşam yiyeceği’, aynı zamanda ‘ölüm yiyeceği’; yaşam içeceği, aynı zamanda ölüm içeceği idi. Eski  toplumda, iyi ve kötü, helal ve haram, yaşam ve ölüm, iki toplum birim arasında zıt özellik taşır.

Bu yandaki 'yaşam yiyeceği, içeceği'  karşı yanda ' ölüm yiyeceği, içeceği' halini alıyor ise, öyle anlaşılıyor ki, taraflar kendilerine ait insan kurbanlara dokunmuyor, bunu karşı tarafa sunuyorlardı. İgigi’lerin, kendi aralarından birisi kurban edildiğinde, bu kurbana ‘tükürmeleri’ (4), bu durumu anlatıyor olmalıdır.

 

Biri 'su', öteki 'ateş' ile ilgili olan  Ea-Enki ve Anu tanrılar arasındaki ilişkide ‘yaşam ve ölüm içecek ve yiyecek’ düzenlenişini tam olarak görüyoruz. O anlatımda, Eridu’daki Enki-EA topluluğu için « ölüm yiyecek ve içeceği », Anu/Enlil topluluğu için «yaşam yiyecek ve içeceği » olarak kavranılıyordu. Adapa anlatımına ilişkin Tel Harmal'da ele geçen bir versiyonda bu açıkça ifade edilmektedir:

 

«Eridu'nun evladı»,«EA'nın oğlu» olarak da tanımlanan Adapa ,«insan soyundan»dı. Enki-Ea tarafından var edilmiş, yani eski kavramlarla, onun 'adı' EA tarafından verilmişti. Eridu'daki ödevi, ekmekçi, fırıncı, kazancı, yemek pişiricilikti. Kısaca mutfak sorumluluğu diyebileceğimiz bu kutsal göreve ilişkin kalıntıları, Eski Ahit'in Musa dönemi ve Ehl-i Beyt örgütlenmesinde buluyoruz.(5) 'Yiyecek'le ilgili bu kutsal görev,'kutsal kazan'la da çok yakın bağlara sahip olmalıdır. Ritüellerde kazan başında bulunma ödevi, erken Sümer anlatımlarında, sonradan bize 'cadı' ve 'cadı kazanı' olarak ulaşacak olan bir Tanrıça ödevi idi.Kadın ve erkek sofra ayırımı olarak da tanıyacağımız ayrışma içinde bu ödev,giderek,bazı topluluklarda erkeklere doğru evrilmiş görünüyor.

 

Adapa, bir gün «balık avı»nda iken,'kayığı' «güney rüzgârı» tarafından devrilir. Böylece Adapa, o sırada «bir ayna gibi olan» «deniz»e dalar. Bunun üzerine Adapa, «Güney rüzgârının kanatlarını» kırar. Bu arada Anu (= Şamaş) fark etmiştir ki, bir haftadır (='7 gün') «Güney Rüzgârı» esmiyor. Bunun sorumlusunun Adapa olduğu ortaya çıkar. Ateş, Güneş, Gök tanrısı Anu onu bulunduğu yere çağırır. Adapa Anu'nun yanına gitmeden önce babası tanrı Ea-Enki ona, Anu’ya olduğu kadar Dumuzi ve Gişzida'nın tutumlarına da dikkat etmesi gerektiğini anlatıp;

ölüm ekmeği ikram ederlerse yeme,

Ölüm suyu ikram ederlerse içme!

diye uyarır.

 

Adapa,«Gök’ün eşiğine»,Anu'nun kapısına gelip Dumuzi ve Gişzidum’la karsılaştığında, bu iki tanrı veya tanrısal varlığı tanımıştır. Dumuzi ve Gişzidum, ona, neden yas giysileri giymiş olduklarını sorarlar. Adapa onlara

«Ülke’nin, (Yeryüzünün?, Toprağın, Eridu'nun?) iki tanrısını kaybettik,

Bunun için yas elbiseleri giydim» der.

 

İsimlerini anması, bu iki tanrıyı (veya tanrısal varlığı) mutlu kılmıştır. Dumuzi ve Kişzidum, Adapa’ya bir «giyecek» ve  «(zeytin?) yağ(ı)» verirler. Yağla  yağlanır, giyeceği de  giyer,

 

Sağ ve sol'daki melekler,ikiz kardeşler, Anu tapınağının girişinin iki yanında bulunan iki aslan sembolü  vb. olarak da tanıyacağımız Dumuzi (= Tammuz, Adonis, Adam) ve Kişzidum (=Ningişzida) ( 6 aylık devrelerde bir ölünce öteki dirilen yaz-kış, ikiz..lerdir de) Adapa'yı alıp Anu'nun huzuruna çıkarırlar.

 

Anu, Adapa'ya, 

« güney rüzgarının kanatlarını niye kırdın? »

diye sorar. Adapa başından geçenleri olduğu gibi anlatır.

 

Anu, EA'nın koruduğu Adapa’nın bu içtenliği karşısında, onu yüceltmek ister. Ona «yaşam yiyeceği » ile « yaşam içeceği » sunar. Fakat Adapa, Ea'nin uyarılarına bağlı kalarak bunları yemeyi ve içmeyi reddeder. Çünkü, Ea, Anu'nun 'yasam yiyeceği' dediğinin ' ölüm yiyeceği' olduğunu; 'yaşam içeceği' dediğinin ise ' ölüm içeceği' olduğunu söylemişti. Adapa’nın bunları içmesi ve yemesini de yasaklamıştı. Bu durumda Adapa sadece yağlanmış olmayı ve yeni giyecekleri sırtına geçirmeyi yeterli bulur. (6)  Fakat Adapa böylece, ölümsüzler arasına ulaşma sansını da yitirmiştir artık. (E.Dhorme. Les Religion de Babylonie et d'assyrie. Pages 16, 46, 309-310 etc)

 

****

1) Kutsal anlatım kavramlarının, birçok halde, günümüzdeki içerikle ele alınamayacağını açıklamıştım. Bu bakımdan farklı olguları anlatan kavramları, Eski Ahit veya Kuran'da yer alan değişik içerikle kullanınca ortaya çıkan 'çelişme', 'mantıksızlık' gibi noktalar etrafında dolaşan bir sorgulama metodu beni hiç ilgilendirmiyor. Bunu yapan hayli insan var.

 

Kutsal anlatım kavramları, eski tarihsel donemin ritüel biçim ve kavramlarına bağlı ele alınmadan ve bir çok halde başka içerik değerlerine sahip oldukları anlaşılmadan, cennet'te Adem'in tanrıdan «saklanabilmesi», Adem ile Havva’nın «gözleri henüz açılmamışken» bahçede nasıl geziniyor, « yasak meyveyi » nasıl buluyor, Yılan’la nasıl konuşabiliyor, yasak meyveyi yer iseler tanrı gibi olacaklarını nasıl biliyor oldukları gibi açıklama gerektiren noktalar açıklanamaz.

2) Bu anlatımda da beni ilgilendiren asıl yön, soyu tükenmesin diye gemiye alınan hayvanların kurban edilmesi anlamsızlığı vb. üzerine olamaz. Çünkü, zaten, kutsal kitapların anlattığı 'sel' biçimli Tufan', gerçekte, kutsal kazanlar etrafında gerçeklesen toplu ortak son yamyamlık ritüellerinden birisiydi.

3)Yeni Ahit, İncil, Hıristiyan inancını şekillendiren toplulukların dini kastının, devraldıkları eski dini geleneğe ait anlatımları İsa ağzından söyletilmesi, düzenlenmesi sürecinde oluşmuştur. Şu an ayrıntıları bizi fazla ilgilendirmiyor.

İsacılıkta kutsal sürahi’nin bir 'acı', 'üzüntü' kaynağı olarak algılanmasının nedeni de, kutsal sürahi, kupa’nın tarihte kan içim aracı olarak kullanılmış olmasına bağlıydı.

Etkileri günümüzde de suren, kutsal sürahi, ibrik, kazan, gibi yiyecek-içecek-arınma araçlarının Sümer-Sami dinlerindeki varlıkları, din olgusunda insan kurbanının yerine işaret ediyor. Olimpiyatlar ve müsabakaların mükafat aracı 'kupa’nın ayni zamanda kilise kutsal eşyalarından olmasının anlamı eski insan toplumunun gerçek varlık alanında bulunur.

(4) İslamda ‘istiğfar’ kavramı ile bu nokta arasındaki ilişkiye bakmak yararlı olabilir.

(5)  Beyt, Bitüm kavramı Hebro dilinde, Yahudi atalarında, Batı Semitlerde, Sümerlerin (E) 'sine, Ev’ine karşılık düşen bir kelimedir. Bu kavram, asıl olarak mabet ve tapınakları tanımlamak için kullanılıyor. Göçerlerde ‘tanrı evi’  olarak gezgin 'çadır',kamış kulübe  olarak kullanılmış olmalı. En azından Musa’nın gezgin tanrı çadırı bunun bir örneğidir. Aşağıdaki bölüm bu 'tapınak çadır’ın yapısı hakkında azçok bilgi vericidir:

“Konutu, çadırla bütün takımlarını, kopçalarını, çerçevelerini, kirişlerini,  direklerini,  tabanlarını; kırmızı boyalı koç derisinden örtüyü, deri* örtüyü, bölme perdesini;  Levha Sandığı`yla sırıklarını, Bağışlanma Kapağı`nı; masayla takımlarını, Tanrı`nın huzuruna konan ekmekleri* saf altın kandilliği, üstüne dizilecek kandillerle takımlarını, kandil için zeytinyağını; altın sunağı, mesh yağını, güzel kokulu buhuru, çadırın giriş bölümünün perdesini; tunç sunakla ızgarasını, sırıklarını, bütün takımlarını, kazanı, kazan ayaklığını; avlunun perdelerini, direklerini, direk tabanlarını, avlu girişinin perdesini, iplerini, kazıklarını, konutta, yani Buluşma Çadırı`ndaki hizmet için gerekli bütün aletleri; kutsal  yerdeki hizmet için dokunmuş giysileri, Kâhin Harun`un kutsal giysilerini, oğullarının kâhin giysilerini Musa`ya gösterdiler. ( Mısırdan Çıkış 39)

Akadosammaru topluluklarında, başlangıçta, dini hiyerarşi, bu Beyt’in yönetiminin düzenlenmesi biçiminde oluşmuştur. Ehli Beyt, Beyt Ehli, eski Mabet, Tapınak yönetim düzeni içindeki örgütlenme ile paralellikler taşıyor. Bektaşilik'in "Şeriat, hakikat, tarikat, marifet erenleri" , bu Beyt’te, Tekke’de farklı ödevleri üstlenmiş  görevlilere ait nitelemeler gibi  görünüyor.Orada  'Marifet erenleri’ni, günümüzdeki anlamıyla  genel bir beceri karşılığı  olarak yorumlamak yerine bir başka  anlatım değeri temelinde,ateşe ilişkin ayinsel gösteri kabiliyeti; kor köz sanatı, sihirbazlık, çalgıcılık, ilahi söyleyicilik gibi ele alınabilir. Bu ‘marifet’leri, eski kutsal me’ler arasında görmüştük zaten. Bunun yanısıra, eski ‘yaratılış’ anlatımlarında, kutsal me'ler arasında çok sayıda 'hadım' bulunuyor olduğunu görmüştük. Hadımlık veya evlilik yasakları Hıristiyan kilise örgütlenmesinde hala, en üst düzeyi oluşturan dini görevlilerin bir özelliğidir. Dini hiyerarşide, görevlilerin evlenme hakkı olması ve olmaması konusu, eski toplumun hadım görevli veya vakfedilmişleri ile   doğrudan ilgilidir.

 

(6) Bu böyle olmakla beraber, hastalıklardan korunmak için Adapa'ya başvurulan dua örneklerinde ondan, «Güney rüzgarı’nın kanatlarını kıran » ve « göklere çıkan » olarak bahsedilmeye devam edilmektedir.

Bu anlatımda ’yeni elbise giymek’, ‘yağ sürmek’  motifleri kullanılıyor. Bay Dhorme, yorumlarında bu motifleri hiç dikkate almamıştır. Bu motifler, başka tabletlerde, ölen şahısları,  ‘geri dönüşü olmayan ülkeye’  gidenleri tanımlar. (Yer yüzüne çıkmak istiyor olan,‘Temiz elbise giymemeli’, ’yağ sürmemeli’, sevdiği oğlunu öpmemeli ..vb)

Sümer kayıtlarında ölüm ve cenaze törenleriyle ilgili 'temiz', 'kirli elbise', 'yağ sürme' gibi  kavramlara, 2000 yıl kadar sonranın İncil’inde de, bir başka bağıntıda, 'tövbe etme’yle ilişkili olarak da  rastlıyoruz:

“Sonra İsa, mucizelerinin çoğunu yapmış olduğu kentleri,

Tövbe etmedikleri için şöyle azarlamaya başladı:

“Vay haline, ey Horazin!

Vay haline, ey Beytsayda!

Sizlerde yapılan mucizeler Sur ve Sayda`da

yapılmış olsaydı, çoktan çul* kuşanıp

kül içinde oturarak tövbe etmiş olurlardı. ( Matta 11: 20/21) 

‘Göğe çıkmak’ ise, eski kayıtlarda iki anlamıyla yer alıyor. ‘Gök’, Anu, Enlil’in ateş kültünün egemen olduğu Sami topluluk tapınaklarının tanımı halini almıştı. Bir de doğrudan doğruya, yakılarak kurban edilenlerin tanımlanması olarak da rastlıyoruz. ‘Ölümsüzlük’ kavramı da, eski kayıtlarda (gerçi bu günümüzde bile böyledir ) aslında ölmüş olanı, ölümü anlatır.

Bu durumda Adapa, kurban edilmiş gibi görünmektedir. Eski toplum’un bazıları, kendi namına kurban edilen, kendini kurban eden  bütün şahsiyetleri, kategorileri ‘tanrısal’ görür. Böyle bir yaklaşım, aslında, günümüzde de vardır hala.

 

**

"Üç Kutsal Din Kitabının Sümer-Akkad Yazın Kaynakları"

http://toplumvetarih.blogcu.com/uc-kutsal-din-kitabinin-sumer-akkad-yazin-kaynaklari/271559

**** 

Üç Kutsal Din Kitabının Sümer-Akkad Yazın Kaynakları 1

http://toplumvetarih.blogcu.com/uc-kutsal-din-kitabinin-sumer-akkad-yazin-kaynaklari-1/6395268

****

 

Üç Kutsal Din Kitabının Sümer-Akkad Yazın Kaynakları 2

http://toplumvetarih.blogcu.com/uc-kutsal-din-kitabinin-sumer-akkad-yazin-kaynaklari-2/6400793

***

Üç Kutsal Din Kitabının Sümer-Akkad Yazın Kaynakları 3

http://toplumvetarih.blogcu.com/uc-kutsal-din-kitabinin-sumer-akkad-yazin-kaynaklari-3/6405772

 

****

Üç Kutsal Din Kitabının Sümer-Akkad Yazın Kaynakları 4

http://toplumvetarih.blogcu.com/uc-kutsal-din-kitabinin-sumer-akkad-yazin-kaynaklari-4/6408057

****

Üç Kutsal Din Kitabının Sümer-Akkad Yazın Kaynakları 5

http://toplumvetarih.blogcu.com/uc-kutsal-din-kitabinin-sumer-akkad-yazin-kaynaklari-5/6410351

***

Üç Kutsal Din Kitabının Sümer-Akkad Yazın Kaynakları 6

Üç Kutsal Din Kitabının Sümer-Akkad Yazın Kaynakları 9

22.11.2009

Enki verdi bana,

Ateş yakıcılığı

Ateş söndürücülüğü

 Zor işi

Aile birliğini

Soy düzenini »

 

 (...)

 Çağırdı Enki İsummud’u :

“İsummud, yüksek rahip Sag gal !”

 

Yanıtladı İsummud:

“ Kıralım, Enki, hizmetindeyim,

söyle nedir dileğin ? ”

 

 Dedi ki Enki,

 dileğim ulaşmasıdır tehlikesizce,

şehrine kutsal İnanna’nın,

Uruk-Kulaba'sına,

Işıl ışıl parıldayan Utu'nun topraklarına

 

İnanna, dedi ki,

Verdi babam bana

Yerlerin gücünü,

Kutsal alametleri…

Artık gitme zamanım,

Gideceğim kutsal merkezime

Döneceğim Uruk'a…

Topladı kutsal İnanna

Sırayla kutsal Me'leri

Yerleştirdi Gök gemisine

Kendi de bindi üzerine

Çıktı yola Gök gemisi

Uruk'a doğru Kutsal Me'lerle

 

 

Geçince  (törendeki) içkinin etkisi,

Yüce kıral Enki aradı Abzu'da

Abzu kıralının gözleri aradı Eridu'da Kutsal Me'leri

Çağırdı hemen İsummud’u:

« Yüksek rahip, Saggal! »

 

Yanıt verdi İsummud ona:

« Ey Kıral, Enki, hizmetindeyim,

Söyle nedir dileğin »

 

Dedi ki Enki:

“Nerede

Anu rahibinin Kürsüsü,

 Rahip kıralın kürsüsü,

Büyük yüce taç,

Kıraliyet tahtı, nerede ? ”

 

 İsummud dedi ki :

“Kıralım verdi,

onların hepsini kızına ”

 

 Sordu Enki:

 « Nerede,

Kutsal asa,

Kutsal giysi

Yönetici tahtırevanı,

Tahtırevan yöneticiliği nerede?

 

İsummud dedi ki:

« Kıralım verdi,

onların hepsini kızına »

 

Sordu Enki:

« Nerede

Egizi rahibesinin kürsüsü,

Nindingir Rahibesinin kürsüsü,

Kutsal Lu-mah'ın makamı,

Rahip İgib'in makamı,

Rahip Gudu'nun makamı nerede?

 

Dedi ki İsummud:

« Verdi kıralım hepsini kızına »

 

 Sordu Enki:

« Nerede,

Devri-daim düzeni,

 Yeraltına inmek,

Yeraltından çıkmak,

Kurgara rahibi nerede?

 

Dedi ki İsummud

« Verdi kıralım,

hepsini kızına »

 

 Sordu Enki:

«Nerde Kılıç,

Gürz,

Siyah giysi,

Renkli giysi,

Şehrin kahramanı nerede? »

 

Dedi ki İsummud:

« Verdi kıralım onların hepsini kızına »

 

Sordu Enki:

Nerede

Kurallar,

Titreme,

Kutsal genelev

Cinsel ilişki biçimleri

Fahişelik nerede?

 

Dedi ki İsummud:

 « Verdi kıralım hepsini kızına »

 

Sordu Enki:

Nerede

Kahramanlık sanatı

Güç sanatı

İhanet

Aldatma

Doğru konuşma sanatı

Yalan konuşma sanatı nerede?

 

Dedi ki İsummud:

« Verdi kıralım,

onların hepsini kızına »

Sordu Enki:

Nerede Kutsal alan

Gök’ün kutsal kadını

Müzik aletleri

Şarkı söyleme sanatı

Saygın yaşlı kadınlık nerede?

 

Dedi ki İsummud:

« Kıralım verdi,

onların hepsini kızına »

 

Sordu Enki:

«Nerede anlama kabiliyeti

Dikkat gücü

Karar alma mekanizması nerede? »

 

Dedi ki İsummud :

« Kıralım verdi onların hepsini kızına »

 

Sordu Enki:

Nerede Yüceltilmiş taht,

'Tanrısal gemi'

Soylu sonsuz taç nerede?

 

Dedi ki İsummud:

 « Kıralım verdi onların hepsini kızına »

 

Sordu 14 kere Enki İsummud’a

Cevapladı 14 kere İsummud Enki'yi

« Kıralım verdi onların hepsini kızına,

 Kıralım verdi onları İnanna’ya »

( ..kırık...)

           

Enki, kıral,

sordu temsilcisi İsummud’a:

« İsummud, nerede şimdi,

kutsal Me'lerle dolu 'Gök kayığı'? »

 

Dedi ki İsummud:

« 'Gök kayığı' ayrıldı Eridu'dan

İnanna’yla birlikte Uruk'a doğru »

 

[(Burada, Enki, İsummud aracılığıyla, 6 kez, İnanna’nın 'gök gemisi'nin sembolik engellenmesini örgütleyecektir: Sırasıyla İsummud’la birlikte,

-Kıllı Enkum ( ? Enkidum) ları;

-50 Urug dev'ini,

-Eridug devini,

-50 deniz canavarı Luhama(Lahama)ları(6),

 -Canavar balık’ları,

-Uruk koruyucularını,

-Id-surungal'ı, gönderir.

İnanna’nın temsilcisi Ninşubur, her seferinde «Eridu yolu açıldı! » diyerek İnanna’ya 'Gök Gemisi'nin selamete çıktığını muştular. 'Gök Gemisi' Uruk'a ulaşmıştır artık.)]

Temsilcisi Ninşubur, dedi ki kutsal İnanna’ya:

“ Getirdin sen bugün ‘Gök Kayığını’

Uruk’un Nigulla kapısına,

Geçecek şimdi o görkemle,

Sokağı boydan boya,

İzin ver de kutlasın,

İnsanlar bunu ! ”

 

 Dedi ki İnanna:

«Getirdim ben bugün ‘Gök Kayığını’

Kullaba-Uruk’un Nigulla kapısına,

Geçecek şimdi o görkemle,

Sokağı boydan boya,

Dizilsin yola insanlar korkusuzca

Eğlenip mutlu olsunlar!

Çalınsın defler, davullar!

Tatlı bir müzik duyulsun her yana

Bütün toprak ansın benim yüce adımı

Övgü türküleri söylesin insanlar

Şehrin yaşlı erkek ve kadınları

Delikanlıları, genç kızları, çocukları

Tekrarlansın büyük dualar

Boğaları, koyunları kurban etsin kıral

Küplere doldursun içkiyi

Çalınsın davullar, Tigi’ler

Yabancı topraklar ilan etsin yüceliğimi!

 

Getirince İnanna Gök Kayığı’nı

Uruk'un Kullaba kapısına

Geçti görkemle caddeyi boydan boya

Geçti kutsal genelevin kapısından

İnanna’nın Gök Gemi’sinde

Getirdiği tanrısal güç alametleri,

Takdim edildi birbir Gippar kapısındaki

Agrun odasında»

 

[(Bu sırada Enki, Eridu'da, 'Kutsal Me'lerin Uruk'a selametle varıp varmadığını sorup öğrenir)]

 

Taşındı kutsal Me'ler

Çıkarıldı bir bir

Tanıtıldı, takdim edildi Karabaşlı'lara

Kutsal Me'ler çıktı  tek tek meydana

Dedi ki İnanna,

“Getirdim Siyah giysiyi

Cazibeyi getirdim,

getirdim kadınlık sanatlarını

Tigis davulunu,

getirdim Lilis def’ini, darbukaları

Ub ve Meze’yi getirdim ”

 

Dedi ki (Uruk’lular bir ağızdan)

“ Aldık, kabul ettik onları ”

 

(Uruk’lular bu kez İnanna’nın getirdiklerini saymaya başlarlar) :

“İnanna, getirdin sen (Uruk’a)

Anu rahibinin kürsüsünü,

Lugal rahibin kürsüsünü,

Kâhinliği,

Yüceltilmiş tacı,

Kıraliyet koltuğunu.

 

Getirdin sen,

Kutsal asayı,

Kutsal giysiyi,

“Çoban’ın kayığı”nı,

"Kayığın yöneticisi ”ni.

 

Getirdin sen,

E-gizi rahibesinin kürsüsünü

Nindingir rahibesinin kürsüsünü,

Gudu rahibinin kürsüsünü.

İgib rahibinin kürsüsünü

 

Getirdin sen,

Devr-i daim düzenini,

Yeraltına inişi,

Yer altından çıkışı,

Kurgara rahibini.

 

Getirdin sen,

Kılıç’ı

Gürzü

Siyah giysiyi

Renkli giysiyi

 

Getirdin sen,

Kuralı,

Titremeyi

Cinsel birleşmeyi,

Sevişmeyi,

Fahişeliği.

 

 

Getirdin sen,

Doğru söylev çekmeyi,

Sözle yanıltmayı,

Oturaklı söz etmeyi.

 

Getirdin sen,

Kutsal ‘taverna’yı (han’ı, pavyon’u, genelevi)

Göğ’ün fahişelerini,

Müzik aletlerini,

Şarkı söyleme sanatını,

Yaşlı kadına hürmeti.

 

Getirdin sen,

Kahramanlık’ı,

Gücü-kuvveti,

Kötülüğü,

Sertliği,

Şehir yağmacılığını,

Ağıt söylemeyi,

Mutluluk şarkılarını.

 

Getirdin sen,

Sahtekarlığı,

İtaati,

Baş kaldırmayı,

Göçerliği,

Yerleşik yaşamı.

 

 

Getirdin sen,

Çatı ustalığını,

Kazancılığı,

Yontu sanatını,

Maden ustalığını,

Bakır işlemeciliğini,

Yapım ustalığını,

Kamış kullanımını.

 

Getirdin sen,

Bilgeliği,

Dikkati,

Kutsal arınma törenlerini,

“çoban kulübesini ”

(odun közlerini ?),

Çekingenlik’i

Saygı’yı.

 

Getirdin sen,

Ateş yakıcılığı,

Ateş söndürücülüğü,

Zor iş’i,

Aile birliğini,

Soy düzenini

 

Getirdin sen,

Farklılıkları,

Zafer’i

Akıl verme’yi

Zararı azaltma’yı

Hükmü,

Karar alma’yı.

 

Getirdin sen,

Kadın oyunlarını

Büyücülüğü,

Kutsal Tigi (çalgısını)

Kutsal Lilis (çalgısını)

Ub, Meze, def ve birayı »

 

Dedi ki, İnanna:

 “Gök gemisi’ nereye geldi yanaştıysa önce,

Oranın adı ‘Beyaz Kapı’ olacak !

Kutsal Me’ler nerede takdim edildi ise,

‘Mavi kapı’ olacak oranın adı  ,

Lapis-Lazuli kapısı olacak !

 

Gelince (bu kez Uruk’a) Enki

Dedi ki kutsal İnanna’ya:

«Yetkim adına,

 Abzu adına,

 Yapacağım

.... kadın için Abzu'mda »

 

 Dedi ki İnanna:

‘‘Niye geldin (Enki) sen şimdi  buraya

Tanrısal kuralları geri almak için mi yoksa?’’

 

Dedi ki Enki İnanna’ya:

‘‘Yetkim adına

Kutsal tapınağım adına

Muhafaza edin kutsal kuralları,

Kalsın şehrinizin kutsal yapılarında,

Büyük rahip geçirsin günlerini,

Kutsal Gippar kapısında

Gönenç içinde olsun şehrinizin insanları

Mutlu olsun Uruk’un evlatları

Dostluk ittifakı olsun Uruk’la Eridu arasında

Uruk en üstün olsun aramızda !»

 

Dedi ki İnanna :

‘‘Bu gece takdim edilsin kutsal yasalar

Asa taşıyan ululara

Alın yün (post)  içinde duran kutsal yasalardan her birini!

İnanna ve Enki'nin koruyuculuğu

İnsin hepinizin üstüne! »


*************

(3) Eski toplumun, kalıpsal tekrarlarını, Amerika yerlileri arasında ziyaret törenlerinde incelemeye çalışmıştık. Karşılıklı söz onaylarıyla ve kalıpsal cümleler halinde 'hatır sorma',karşılama ve uğurlama törenlerine Türkiye’de hep rastlarız. Onlarca kişinin bulunduğu odaya giren bir yabancıya, önce sırasıyla odada bulunanlar «nasılsın» diye soracak, yabancı her birine tek tek yanıt verecek; sonra yabancı, odadaki her bireye tek tek veya «iyiyim» yanıtının hemen sonrasında « nasılsın» diye soracak! Sadece bu «tören»in kendisi, konuşma için kullanılacak zamandan daha fazladır. Bu 'saygı' gösterisinin tarihteki yapısında, kişinin varlığının güvencede olduğunun çift taraflı tasdiki bulunur. Enki-İnanna ilahisi devir teslimin, günümüzden altı bin yıl kadar önceki yapısı hakkında bilgi verici; modern devir teslimin ve protokol’ün başlangıçtaki halinin anlatımıdır.

 

(4)Bu ilahinin başlangıç bölümünde İnanna, gerekli hazırlıkları yaptıktan, başına “ kır ”ın tacını geçirdikten sonra, “koyun”ları ve “çobanını” görmeye gitmektedir. «Koyun» «inek» gibi hayvanlar ve “çoban” sözcüğü, ilahilerde, her durumda, şimdi anlaşılan anlamıyla hayvanları ve onun güdücüsü çoban’ı anlatmaz… Bu ifadede kullanılan «koyun» ve «çoban», Akado-sammaru ilahilerinde, birçok halde kullanıldığı gibi, 'koyun' totemi ile ifade edilen bir topluluğun insanlarını ve onun 'kıral'a denk düşen yöneticisini anlatmaktaydı. Hıristiyan sözlüğünde, İsa,öteki tanımlarının yanı sıra,“ kuzu ” ve “ çoban ”dır da aynı zamanda. Bu bakımlardan anlıyoruz ki, İnanna Eridu yolculuğuna çıkmadan önce, Uruk topluluğu arasında, bir ritüel düzenlenmişti. «Çoban kulübesi», «la hutte du berger»… sözüyle anlatılan özel yapıya gelince, buna belki Tufan sırasında dönebiliriz.

 

 (5) Tercümelerde « les charbons de bois rougeoyants » diye geçen bu ifadeyi, ateş-güneş kültünün takipçilerinden Alevilikte hala var olan « nar » ateşi ile ilgili çeşitli gösterilerden yola çıkarak « kor köz, koz » diye tanımladım. Öyle anlaşılıyor ki, daha 4. binli yıllarda, ateş aracılığıyla yakılarak insan kurban etme, ateşin sembolik kullanımına dönüşmüş durumdaydı. Ateş yalamak, ateşi ağzıyla söndürmek, ateş üzerinde yürümek, daha o zamandan kutsal bir edim halini almış durumdaydı.

 

(6): Lahamu, bu ilahide, Eridu'nun 'canavar’ları arasında sayıldığına göre, anlatıcımızın Uruk'lular olduğunu düşünmeliyiz. Çünkü,  aslında Lahamu ve Lahamu olarak okunan kavramlar, Akado-sammaru tarihinin ilk kutsal yaratıkları arasındadır. Enuma Eliş, ‘başlangıçta’ki 'yaratılışı' anlatırken şöyle diyordu:

“ Hiçbir Tanrı belirmemişti daha,

Ne “ ad verilmişti ” bir şeye

Ne de saptanmıştı “ kader ”ler

Lahmu ve Lahamu ‘belirdi’ (.. parurent)

sonra büyüyüp gelişince onlar Anşar ile Kişar çıktı ortaya ”

Başlangıçta, büyük olasılıkla « me-mu-ma »ların yönetimini ellerine alsınlar diye oluşturulmuş olan bu yönetici kurum, ilahinin anlattığı olay sırasında oldukça gerilemiş durumdadır. Bununla birlikte, El, İlah, belki Allah, Ulema gibi kavramlara kaynaklık etmiş gibi («ham + mu », « büyük + mu/me?) kökenini [Abra+ham] ve [Ham+mu+rabi] ve belki [Mu+ham+med] ‘de de bulacağız) görünmektedir.

Bu noktayı, Enuma Eliş’te ele almak daha uygun olacak. “Lahmu” ve “Lahamu” kavramları “me” olarak okunan (e seslisi a, u, o ile hep dönüşüm özelliği gösterir) “kutsal kurallar” ile ilgili, temel kurumların uygulanışının gözetlenmesi ihtiyacı ile ilgili olmuş olmalıdır.

**

"Üç Kutsal Din Kitabının Sümer-Akkad Yazın Kaynakları"

http://toplumvetarih.blogcu.com/uc-kutsal-din-kitabinin-sumer-akkad-yazin-kaynaklari/271559

**** 

Üç Kutsal Din Kitabının Sümer-Akkad Yazın Kaynakları 1

http://toplumvetarih.blogcu.com/uc-kutsal-din-kitabinin-sumer-akkad-yazin-kaynaklari-1/6395268

****

 

Üç Kutsal Din Kitabının Sümer-Akkad Yazın Kaynakları 2

http://toplumvetarih.blogcu.com/uc-kutsal-din-kitabinin-sumer-akkad-yazin-kaynaklari-2/6400793

***

Üç Kutsal Din Kitabının Sümer-Akkad Yazın Kaynakları 3

http://toplumvetarih.blogcu.com/uc-kutsal-din-kitabinin-sumer-akkad-yazin-kaynaklari-3/6405772

 

****

Üç Kutsal Din Kitabının Sümer-Akkad Yazın Kaynakları 4

http://toplumvetarih.blogcu.com/uc-kutsal-din-kitabinin-sumer-akkad-yazin-kaynaklari-4/6408057

****

Üç Kutsal Din Kitabının Sümer-Akkad Yazın Kaynakları 5

http://toplumvetarih.blogcu.com/uc-kutsal-din-kitabinin-sumer-akkad-yazin-kaynaklari-5/6410351

***

Üç Kutsal Din Kitabının Sümer-Akkad Yazın Kaynakları 6

http://toplumvetarih.blogcu.com/uc-kutsal-din-kitabinin-sumer-akkad-yazin-kaynaklari-6/6416003

***

Üç Kutsal Din Kitabının Sümer-Akkad Yazın Kaynakları 7

http://toplumvetarih.blogcu.com/uc-kutsal-din-kitabinin-sumer-akkad-yazin-kaynaklari-7/6420088

***

Üç Kutsal Din Kitabının Sümer-Akkad Yazın Kaynakları 8

http://toplumvetarih.blogcu.com/uc-kutsal-din-kitabinin-sumer-akkad-yazin-kaynaklari-8/6421495

***

Üç Kutsal Din Kitabının Sümer-Akkad Yazın Kaynakları 9

http://toplumvetarih.blogcu.com/uc-kutsal-din-kitabinin-sumer-akkad-yazin-kaynaklari-9/6421510

 

****************************************************

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Üç Kutsal Din Kitabının Sümer-Akkad Yazın Kaynakları 8

22.11.2009
"Yeryüzü'ndeki İnsan'ın önünde beni inkar edeni,
ben de
Gökler'deki  Babam'ın önünde
inkar edeceğim.
(İncil)




Erken dönemlerin 'Çark-ı felek' devresel egemenlik düzeni, bir çeşit rotasyonel yönetim tarzına dayanmaktaydı. Bunları, kutsal kurallar arasında'Devr-i daim düzeni' veya birbirini tamamlayan 'Yeraltına İniş' ve 'Yeraltından Çıkış' ritüelleri olarak da buluyoruz. Bunlar iki veya daha çok toplum birimleri arasında, başlangıçta farklı tür Tufan'lar, daha sonra da farklı tür 'müsabaka'lar, 'kura çekimi' veya 'talip kuşu' türü oyunlarla dönemsel yönetim egemeninin, kişi veya topluluk olarak, belirlendiği ittifak törenleri idi.
     

Kutsal (yaşam-ölüm) Yiyeceği ve K utsal (yaşam- ölüm) İçeceği'nin bu törenlerin merkezinde duruyor olduğunu, şimdiki Musevi, Hiristiyan ayin ve söylemleri bile göstermektedir zaten.
     

Erken halini Yaz- Kış, Bahar-Güz biçiminde altı aylık devresel egemenlik değişmesi olarak gördüğümüz bu ittifak törenlerinde, doğal olarak, yönetim makam ve araçları, ya barışçıl tarzda veya 'silahla el
değiştiriyor'du. Enlil de zaten, “Gök'ü ayarlamak için Yaz 'mevsimini), İskele'de (Tapınak girişinde) suyun taşması'nı önlemek için Kış (mevsimini)” yaratıp düzenlemeyi aklına koymuştu.
(Tarih Sümer'de Başlar, s.241)

 

“Sümer Kıraliyet Listesi”nde, yönetimin el değiştirmesinin 'silahla yenilerek' veya sadece 'yenilerek' gerçekleşmiş olduğu biçimindeki ifadeleri hassasiyetle kaydeden eski toplumun bu itinasının temelinde, bize ulaşan 'devlet yapısal farkları' temelinin  de izah edilmiş
olduğu fark edilememişti. 'Yenilgi' sözcüğünün sadece 'silahlı savaş'la ilgili olabileceği gibi sabit bir düşünce, tabletlerin içeriğini görmeyi engellemiştir. Aynı kavram, her türlü 'karşılaşma', müsabaka ve hatta şans oyunlarına bağlı olarak da kullanılıyordu oysa. (1)

Dolayısıyla da, modern dönemin farklı toplumlarının yapılanmasında, spor'un, kura çekiminin, talih kuşu'nun yeri saptanamıyor; düello, kura çekimi veya “karşılaşma” - “müsabaka” türü kurumların eski 'devlet' yapılarıyla tarihte nasıl bir ilişki içinde bulunduğu keşfedilemiyordu.

 

Enlil'in kırallarının neden “koşu şampiyonları”
olarak ilan edildiği; başka bazı kıralların, neden “adı anılmış kıral”, “karabaşlılar arasından seçilmiş kıral” olarak nitelendiği pek dikkat çekmemişti. Bazılarının neden daha “ana rahmindeyken kıral” olarak nitelendikleri de! Bırakalım Bizans dönemini, günümüzde bile, eğitim kurumu okulların bazılarının neden “gimnasium” adı taşıdıkları da!

 

Bay Kramer tarafından 'Sümer Filozofları'na yarattırılan ve kurgusal olduğu düşünülen 'Kutsal yönetim makam ve araçları' eski toplumun en gerçek yapı tanımından başka hiçbir şey değildi. Öyle ki, Tef, Davul ve Zurna çalıcılık hala Yezidiliğe (içindeki bir toplum birime); kuyumculuk, bakırcılık, taş işlemecilik, daha çok Ermeni veya Suryani topluluklara has bu  'meslek'ler, tarihten üstlenilmiş olarak günümüze ulaşırlar. Mardin şarap yapımcılığı, en az beş bin yıllık bu gelenek, özel ata-dede mesleği haliyle, Me'ler haliyle, şekillenmiş bu
tür eski kurumlar ve onların topluluklara dağıtılma biçimine bağlı olarak, günümüze ulaşmış olmalıydı.

 

Eski yönetim makamlarının, mesleki gurupların ve o dönemdeki toplumu yönetmek için gerekli (ve yeterli) kurumların el değiştirmesini anlatan bir İnanna-Enki ilahisi, oradaki devri-daim düzeninin, yemin töreni ve katılımcı şahitliğinin nasıl gerçekleşebiliyor olduğunu çok somut olarak aktarmaktadır.
   

Barışçıl bir yetki devrinin anlatımı olarak bu ilahide İnanna, Uruk temsilcisi olarak Eridu'ya gelmekte orada kusursuz bir 'protokol'le karşılanmakta, o sırada kutsal Me'lerin bulunduğu Eridu'daki merkezi kıraliyet makamının temsilcisi Enki, İnanna ile bu şölende karşılıklı oturmaktaydı.

Günümüzde iki cumhurbaşkanının kadeh kaldırarak gerçekleştirdiği imza töreni, 6000 yıl kadar önce Enki'nin tam 14 kez (= 7+7) kadehini kaldırarak, her kadeh kaldırmada, tabletlerin okunur kısımlarına göre, üç (3) ile daha fazla sayıda kutsal Me'yi İnanna’ya « verdiğini » ilan etmesi biçiminde uygulanmaktaydı. Anlaşılıyor ki, bu dönemde  “Gök” ve “Yer” toplulukları yedi (7) alt birim halinde örgütlenmiş durumdaydı ve kaldırılan her ayrı kadeh içki, toplamı 14’ü bulan bu toplulukları temsil ediyordu. İnanna, Enki'nin her kadeh kaldırışı ve teslimat söylevinden sonra, ona «alıyorum, aldım onları» biçiminde doğrulayıcı bir karşılık vermektedir. Daha sonra, Enki'nin «veriyorum, verdim»;  İnanna’nın ise «(devir) alıyorum, aldım » dediği bu kutsal Me'ler «Gök Gemisi » ile Uruk'a doğru yola çıkmaktaydı.

Bundan sonra Eridu ve Eridu'ya bağlı (kutsal kitaplarda, 'Topraktan yaratılmış İnsan ve Toprak’tan yaratılmış sürüngen ve hayvanlar' olarak tanıdığımız) yedi(7) farklı toplum birim tarafından İnanna’ya karşı sembolik bir 'direniş' örgütlenmekte; İnanna ve 'Gök Gemisi'nin, günümüzde gelin götürmeye gelen 'oğlan tarafının' yolunun sembolik kesimi gibi, yolu kesilmeye çalışılmaktaydı. Bu durumda anlarız ki, bu topluluklar  arasındaki ilk ilişkiler döneminde, aralarında gerçek savaşlar yaşanmış; bu savaşlar, «sembolik direniş» örgütleme biçimleriyle giderek  aşılmaya çalışılmıştı.

Günümüzde el sıkışmanın, tarihteki kavga ediminin kalıntısı olması gibi; barış için önce sembolik bir kavga gerekmesi gibi. Sembolik « yol kesiminin » her seferinde tatlıya bağlanması ile İnanna Uruk'a doğru yoluna devam ederken, bu kez biz Eridu'ya döneriz: Eridu'da, tanrı Enki, Kutsal yasaların her birinin tek tek İnanna ve onun aracılığıyla Uruk'a verildiğini yüksek sesle dile getirir. Bu bir çeşit, tek taraflı olarak, kutsal yasaların artık Eridu'da bulunmadığını, bütünüyle Uruk'lulara verildiğini ilan etme replikleridir:

« Sordu Enki (İsummud'a):

“Anu rahibinin kürsüsü,

Rahip kıralın kürsüsü,

Büyük yüce taç,

Kıraliyet tahtı, nerede ? ”

 

İsummud dedi ki:

“ Kıralım (Enki ) verdi onların hepsini kızına ”

 

İlahimiz, bizi hemen bunun peşinden Uruk'a taşır. İnanna, artık hiçbiri Eridu'da kalmamış olan kutsal me'leri Uruk' a ulaştırmış durumdadır. Bu kez devir-teslim Uruk'un içinde gerçekleşecektir: İnanna teslim alıp getirdiği kutsal Me'leri, tüm Uruk'lulara tek tek , muhtemelen göstererek açıklayacak, bütün Uruklular, her seferinde, «aldık, kabul ettik onları » biçimindeki onay repliklerini yineleyeceklerdir:

« İnanna dedi ki (onlara)

“Siyah giysiyi getirdim,

Cazibeyi,

Kadınlık sanatlarını,

Tigis davulunu,

Lilis def’ini, darbukasını

Ub ve Meze’yi getirdim (Uruk'a)”

 

Dediler ki (Uruk’lular İnanna’ya)

 'Aldık, kabul ettik onları' »

 

Kutsal Me'lerin neredeyse kelime kelime dört kez tekrarını içeren bu devir teslim ritüelinin son aşamasında, bu kez de Uruk'lular, «alıp kabul ettikleri» kutsal me'leri yeniden tek tek sayacak ve onları teslim aldıklarını onaylayacaklardır:

« Getirdin sen (İnanna)

Getirdin sen,

Çatı ustalığını,

Kazancılığı?

Yontuculuğu,

Maden ustalığını,

Bakır islemeciliğini,

Yapım ustalığını,

Kamış kullanımını... »

Bu ilahide dikkatimizi çeken ve ‘Sümer-Akkad’  kutsal me'lerinin içeriklerini çözümlemede bize yardımcı olacak bir nokta da, kutsal me'lerin gurup halinde toparlanarak anlatılmış olmasıdır. Bu durumda, anlamı açıkça çözülebilen bir veya iki tanım, anlamı çözülemeyen, fakat konusal bütünlüğü tamamlayan öteki tanımların neler olabileceğini gösteren işaretler olarak değerlendirilebilir.

 

Ritüelin karşılıklı « yemek ve içmek» bölümünden sonra, otuzbeş satırlık bir okunamaz bölümün ardından, kadehini elinde Enki'nin, seremonik konuşmasını yaptığı bölümün ortalarındaki bir ana geliyoruz:

 « Yetkim adına,

Kutsal Abzu adına,

Hiçbir engel tanımadan,

Veriyorum kızım kutsal İnanna’ya

Yüceltilmiş rahiplik makamını,

Kutsal tahtırevanı, (‘kutsal kayığı’) (2),

Soyluluğu,

Taç taşıyıcısını,

Yönetici tahtını. »

 

İnanna dedi ki:

« Alıyorum onları »

 

Kaldırdı kadehini Enki bir daha:

 « Yetkim adına,

Kutsal Abzu adına,

Veriyorum kızım İnanna’ya

Kahramanlığı,

Gücü,

Şiddeti

Doğruluğu,

Şehir yağmacılığını

Ağıtları, mutluluk şarkılarını »

 

İnanna dedi ki:

« Alıyorum onları »

 

Kaldırdı kadehini Enki bir daha:

« Yetkim adına,

Benim kutsal alanım, tapınağım namına,

Veriyorum kızım kutsal İnanna’ya

İtaatkârlığı,

Aldatmayı

İsyanı

Göçebelik’i

Yerleşik yaşam’ı »

 

İnanna dedi ki:

« Alıyorum onları »

 

Kaldırdı kadehini Enki bir daha:

“ Yetkim adına,

Benim kutsal alanım namına,

Veriyorum kızım kutsal İnanna’ya

Çatı yapımcılığını,

Kazan yapımcılığını

İşleme sanatını

Metal işçiliği sanatını

Bakır işleme sanatını

İnşaat yapımcılık sanatını »

 

İnanna dedi ki :

« Alıyorum onları »

 

Kaldırdı kadehini Enki bir daha:

« Yetkim adına,

Benim kutsal alanım namına,

Veriyorum kızım kutsal İnanna’ya

Bilgeliği

Dikkati

Kutsal arınma kurallarını

Çobanlık barakasını

Saygıyı

Çekinmeyi

Sessizliği,

Hürmeti »

 

İnanna dedi ki:

 « Alıyorum onları »

 

Kaldırdı kadehini Enki bir daha:

« Yetkim adına,

Benim kutsal alanım namına,

Veriyorum kızım kutsal İnanna’ya

Ateş Yakıcılığı

Ateş söndürücülüğü

Zor işçiliği

Aile birleştiriciliğini

Soy düzenini »

 

İnanna dedi ki :

« Alıyorum onları »

 

Kaldırdı kadehini Enki bir daha:

« Yetkim adına,

Benim kutsal alanım namına,

Veriyorum kızım kutsal İnanna’ya

Devri-daim düzenini,

Yeraltına İniş’i,

Yeraltından Çıkış’ı,

Sevişme sanatını,

Fallus öpücülüğünü »

 

İnanna dedi ki:

« Alıyorum onları »

 

Kaldırdı kadehini Enki bir daha:

« Yetkim adına,

Benim kutsal alanım namına,

Veriyorum kızım kutsal İnanna’ya

 Zafer’i

Danışmayı

Tartışmayı

Muhakeme etmeyi

Karar almayı »

 

İnanna dedi ki:

« Alıyorum onları »

 (..kırık..)

 

(Enki) kaldırdı kadehini 14 kere

İnanna’nın şerefine,

Enki 14 kere verdi kızına kutsal ‘me’leri

İnanna 14 kere kabul etti kutsal me'leri

Durdu  sonra İnanna babasının önünde,

Saydı tek tek Enki'nin verdiklerini. (3)

« Verdi Enki bana,

Doğruluğu,

Şehirlerin yağma edilmesini,

Ağıtları,

Mutluluk şarkılarını,

 

Verdi Enki bana,

Aldatmayı,

Başkaldırmayı,

İtaati

Göçebeliği

Şehirde yerleşimi

 

Enki verdi bana,

Çatı yapımcılığını

Bakır kazan yapımcılığını

Oymacılığı,

Demirciliği,

Bakır işlemeciliğini,

İnşaat yapımcılığını

Kamış işçiliğini.

 

Verdi Enki bana,

Bilgeliği

Dikkat'i

Kutsal arınma kurallarını

Çoban kulübesini (4)

Kor ateş közünü (5)

Koyunları

Saygıyı

Çekinmeyi

Hürmeti.

 

***********

 (1) : Kutsal yasalar ve makamların bir yerleşimden ötekine barışçıl bir şekilde aktarılması, ‘Sümer ve Akkad’  topluluklarda, öyle anlaşılıyor ki, merkezi yönetimin el değiştirilme ritüeliydi. ‘Sümer Kıraliyet Listesi’ndeki ifadelere göre,'kıraliyet makamı' 'gök’ten, önce Eridu'ya inmiş, daha sonra da, Tufan'a kadar, sırasıyla, Badtibira, Larak, Sippar ve Şuruppak'a 'taşınmış'tı. Tufan'dan sonra ise, tüm kıraliyet el değişimlerinde kural olarak «(x) silahla yenildi, kırallığı (y) ye taşındı » kalıbı kullanılıyordu. ( The Sumerian king list: c.2.1.1 )

Bu durumda, ortaya şöyle bir sorun ortaya çıkıyor: Eğer, ilahimiz, “Tufan öncesi”nde,  kıraliyet makamının Uruk'a nakli ile ilgili ise, Liste'de yer alan 5 kutsal merkezden birisinin Uruk'u anlatıyor olması gerekiyor. Ya da ilahimiz, Uruk ile Eridu arasında kurulmuş özel bir ittifakı, buna bağlı oluşan devri-daim yönetiminde sıranın Uruk'a geldiği bir andaki töreni anlatıyordu.

(2): 'Gök teknesi', 'Gök kayığı', erken dönemin kutsal varlıklarının taşındığı, bir çeşit tahtıravan, kızak, dört ucundan sırıklarla taşınan tabut türü bir aracın tanımlanması gibi görünmektedir. Bu tür bir taşıma aracına, göçebe Musa toplumunun gezginliğe uyan bir tapınak olarak 'buluşma çadırı' ve onun araçlarını tanımlarken rastlıyoruz. Kutsal tabletlerin 'gemi', 'kayık' kavramı, ‘Sümer-Akkad’ topluluklarında daha sonra, ticari 'kervan’ları tanımlamak için de kullanılmış görünüyor. [ Geçim araçlarına günümüzde bile, “ekmek teknesi” vb. tanımının kullanılmasını anımsayalım.]

Bay Kramer ve bir dizi Sümerolog, tabletlerin içeriğine değil, lafzına önem verdiklerinden, ticari veya dini nedenlerle, değişik şehirlerden Nippur'a, veya nehir ve deniz bağlantısı olmayan şehirlere ulaşan bu tür araçlara «gemi - tekne» diye yaklaşmayı sürdürmüşlerdir.

Kavramın içeriğine ilişkin bu özellik, «Nuh'un Gemisi » ile de ilgilidir. Bu bakımdan şimdilik, sadece, 'gemi', 'kayık' tercümesine karşı bu düzeltmeyi yapmakla yetinelim. İlahimizde 'Gök Kayığı' denildiğinde, bundan, Sami topluluğun kutsal taşıma aracını, tahtıravanı, kızağı anlamak gereklidir.

                

(Önceki Sayfa :: »


    Toplum Ve Tarih'lerde yer alan yazılar, eğitsel amaçlı çalışmalarda,kaynak gösterme koşuluyla kullanılabilir. Ticari amaçlı çalısmalarda izinsiz kullanılamaz.
Kuruluş Tarihi : 8 Mayıs 2006 Free Site Counter
Free Site Counter
TOPLUM VE TARİH Düşünce Atölyesi: "Nasıl yaşanmış ise, öyle ele alınarak yorumlanması gereken tarih övülemez ve mahkum edilemez, irdelenir."
Google Gruplar
Toplum ve Tarih Düşünce Atölyesi Üyeliği İçin
E-posta:
Bu grubu ziyaret et
www.kitapyurdu.com'dan satın al "Kuran, İncil ve Eski Ahit ile 'Sümer-Akkad' tablet yazıları arasında paralellik ve yakınlık bulunduğunun saptanmasına bağlı olarak, bu üç din kitabının 'Sümer söylenceleri'ne dayandığı ileri sürülmüştü. Gerçekten de, Musevilik, Hırıstiyanlık ve İslam'ın kitap metinlerinin, Akado-sammaru ilahilerinin zamanla dönüşmüş biçimlerine dayandığı artık ispatlanabilir bir olgudur...."
*-*-*-*-*-*-*-*-*-
Safa Kaçmaz sayfası için tıklayın.
Facebook-Toplum Ve Tarih Paylaşımı-Toplumbilim, Dinbilim, Tarihbilim, Ateizm
Toplum ve Tarih, Society and History, Société et Histoire, Gesellschaft und Geschichte, Società e Storia, La sociedad y la Historia, المجتمع والتاريخ, Общество и история, Shoqëria dhe Historia, Společnost a Historie, 社會和歷史, Lipunan at Kasaysayan, Ühiskond ja Ajalugu, Yhteiskunta ja Historia, Maatschappij en Geschiedenis , חברה והיסטוריה, Samhälle och Historia, 社会と歴史 , La societat i la Història, Sabiedrība un Vēsture, Visuomenė ir İstorija, Társadalom és a Történelem, Samfunn og Historie, Sociedade e História, Societatea şi İstoria, Общество и история, Суспільство та İсторія, Της κοινωνίας και της ιστορίας ,
    Bazı İnceleme Konuları
  • ‘arkeoloji’ kavramının dilbilimsel kökenleri
  • Epistomoloji..
  • Episkopos
  • Patriark..
  • Eski Yunan "Arkhe"si.
  • Eski Ahit'in Latin "Arca"sı
  • Yay burcu..Gök Kuşağı
  • Nuh’un ‘gemisi’ (“Arche de Noah”)
  • ölüm-cenaze tören kültü
  • farklı ölüm-cenaze tören biçimleri
  • uygulama kaynakları
  • ritüel yiyecekleri -pirinç okuma -mercimek çorbası -aşure -çiğ köfte -Mardin'de Kaburga Dolması -hayvan kurbanlar ve farklı hazırlık biçimleri
  • Eski Yazılı Yasalar’da ölüm cezalarının faklı biçimlerde infazı ve kaynakları
  • “suya atma”
  • “yakma”
  • “kazığa geçirme”
  • “taşlama”
  • “boğma”
  • “kuyuya atma”
  • Diş kırma ritueli -Kırıkhan’da ‘dişçilik’
  • Sünnet ve Bekaret Kurumlarının kaynakları
  • Kirvelik..
  • Evlilik yasakları..
  • Vaftiz biçimleri..
  • ‘İlk oğul’luk Kurumu..
  • Burç Ayları
  • Bitki-Hayvan Totemler
  • Totem-tanrılar arasi ilişki düzeni
  • Erken dönem “Türk” toplulukları
  • “Türk” sözcüğünün kaynakları
  • Konfederal bir tanım olarak “Türk”
  • “Türk” ittifakına girmeyen “Türk topluluklar"
  • “Osmanlı ‘Türk’leri küçümsedi” mi?
  • Eski Türk toplumlarında küçük-büyük evlat ayrımı ve kaynakları
  • Evlilik biçimleri
    Bağlan****tılar
manşetler

**********
Livre : Les origines de la Bible et les récits du Coran dans les sources écrites de l'ancienne Mésopotamie…..Auteur : Mr.Safa KAÇMAZ...Société et Histoire : Atelier de réflexion et de discussion….Pour la renforcement de la base scientifique de l'athéisme…Pour la redéfinition des principes de l'athéisme scientifique et et de l’histore sociale....Ancien Testament, Bible, Coran, Culte du feu, Le culte de la mort, Culte de porte, Culte de cheveux et de barbe, Culte de l'eau, le crachat, l'athéisme, le rituel, la religion, Enlil, Enki, Marduk, ancienne société, fils aîné, fils cadét, les lois Hammurabi, les lois Esnunna, anciennes lois écrites, anciénne systeme heritage, ancienne systeme patrimoine, sacrifice fils aîné, Asur, assyrien, des animaux totem, totem de plantes, l'anthropologie, l'islam, le christianisme, le judaïsme, les origines du judaïsme, l'origine de sacrifice humaine, la sociologie, la sainte, la laïcité, Moïse, Jésus, Mahomet, Dieu, les dieux anciens, l'anthropologie, déluge, social science, religion science
Book: The origins of the Bible and stories of the Quran in the written sources of ancient Mesopotamia…. Author: Mr. Safa KAÇMAZ..History and Society: Workshop for reflection and discussion .... For strengthening the scientific basis of atheism ... For the redefinition of the principles of atheism and science and the social history .... Old Testament, Bible, Qur'an, Worship of fire, the cult of death, Door Worship, Worship of hair and beard, Worship of water, sputum, atheism, ritual, religion, Enlil, Enki , Marduk, old, eldest son, the youngest son, the Hammurabi laws, laws Esnunna ancient written laws, old heritage, old heritage, sacrifice eldest son, Asur, Assyrian, totem animals, totem plant, the anthropology, Islam, Christianity, Judaism, the origins of Judaism, the origin of human sacrifice, sociology, holy, secular, Moses, Jesus, Muhammad, God, gods, ancient, anthropology, deluge , social science, religion, science
Buch: Der Ursprung der Bibel und der Geschichte des Korans in den schriftlichen Quellen des alten Mesopotamien… Autor: Mr. Safa KAÇMAZ..Gesellschaft und Geschichte: Atelier des Nachdenkens und der Diskussion .... Für die Stärkung der wissenschaftlichen Grundlagen des Atheismus ... Für die Neugestaltung der Grundsätze der Wissenschaft und des Atheismus und der sozialen Geschichte .... Altes Testament, Bibel, Koran, Kult des Feuers, Der Kult des Todes, der Kult geht, Kult Haar und Bart, Kult des Wassers, Spucke, Atheismus, das Ritual, Religion, Enlil, Enki , Marduk, dem früheren Unternehmen, der älteste Sohn, der jüngste Sohn, der Hammurabi Gesetze, die Gesetze Esnunna alte Gesetze geschrieben, alte Kultur, alte Erbe, Opfer Sohn, Asur
الكتاب : أصول من قصص الكتاب المقدس والقرآن مكتوب في مصادر حضارة ما بين النهرين الكاتب : Mr. Safa KAÇMAZ..التاريخ والمجتمع : ورشة عمل للتفكير والمناقشة... لتعزيز القاعدة العلمية للالالحاد... لإعادة تحديد مبادئ الإلحاد والعلوم الاجتماعية والتاريخ.... العهد القديم ، الكتاب المقدس ، القرآن الكريم ، والعبادة في النار ، وعبادة الموت باب العبادة ، والعبادة في الشعر واللحية ، والعبادة في المياه ، والبصاق ، والإلحاد ، والطقوس ، والدين ، وEnlil ، Enki ، Marduk ، البالغ من العمر ، الابن الاكبر ، الابن الاصغر ، وقوانين حمورابي ، والقوانين القديمة والقوانين المكتوبة Esnunna
Book: Zanafilla e Biblës dhe tregimet Kur'anore e shkruar në burimet e lashta Mesopotamia….. Author: Mr. Safa KAÇMAZ..Histori dhe Shoqëria: seminarit për të reflektuar dhe diskutim .... Për forcimin e shkencore bazë të atheism ... Për ripërcaktimin e parimeve të atheism dhe sociale të shkencës dhe historia .... Dhjata e Vjetër, Bibël, Kur'an, Adhurimi e zjarrit, e kult i vdekjes, Door Adhurimi, Adhurimi i flokëve dhe mjekrën, Adhurimi e ujit, pështymë, atheism, ritual, feja, Enlil, Enki , Marduk, old, djali i madh, biri më i ri, e Hammurabi ligjeve, ligjet Esnunna lashtë të shkruar ligje, trashëgiminë e vjetër, e vjetër trashëgimisë, sakrificë maddhi djali, Asur, asiriane
Книга: Произходът на Библията и истории на Корана в писмените източници на древна Месопотамия…Автор: Mr. Safa KAÇMAZ..История и общество: "Работилница за размисъл и дискусия .... За укрепване на научната основа на Атеизъм ... За предефинирането на принципите на Атеизъм и науката и социалната история .... Старият Завет, Библията, Корана, се покланят на огъня, на култа към смъртта, Врата кланят, кланят на косата и брадата, покланят на вода, слюнка, Атеизъм, ритуал, религия, Enlil, Enki , Marduk, стари, големият син, най-младият син на Hammurabi закони, закони Esnunna древните написани закони, стари наследство, стари наследство, жертва-големият син, Asur, асирийски, тотем животни, тотем завода, антропология, исляма, християнството, юдаизма, на началата на юдаизма, произхода на човека жертва
Kniha: Počátky Bible a příběhů z Quran v písemných pramenech ze starověké Mezopotámie… Autor: Mr. Safa KAÇMAZ..Historie a společnost: Seminář k zamyšlení a diskusi .... Pro posílení vědecké základy ateismus ... Pro znovuvymezení zásad ateismus a vědy a sociální dějiny .... Starý zákon, Bible, Qur'an, uctívání ohně, kultu smrti, dveří bohoslužby, uctívání vlasy a vousy, Worship vody, sputa, ateismus, rituálu, náboženství, Enlil, Enki , Marduk, staré, nejstarší syn, nejmladší syn, že Hammurabi zákony, zákony Esnunna starověké písemné zákony, starým dědictvím, starým dědictvím, obětovat nejstaršího syna, Asur, Assur
图书:的起源故事,圣经和可兰经书面来源的古代美索不达米亚 ..作者: Mr. Safa KAÇMAZ.. 历史与社会:车间进行思考和讨论.... 加强科学无神论的基础... 为重新确定的原则,无神论和科学的社会历史.... ,可兰经,崇拜火,崇拜死亡,门崇拜,崇拜的头发和胡须,崇拜水,痰,无神论,礼仪,宗教,恩利尔,恩基,马尔杜克,岁,长子,最小的儿子,在汉谟 拉比的法律,法律Esnunna古代成文法,旧传统,旧传统,牺牲的长子,阿苏尔
Bog: Oprindelsen af Bibelen og historier af Quran i de skriftlige kilder fra oldtidens Mesopotamien …..Udsteder: Mr. Safa KAÇMAZ...Historie og Samfund: Workshop for overvejelser og debat .... For at styrke det videnskabelige grundlag for ateisme ... For en redefinering af principperne om ateisme og videnskab og den sociale historie .... Gamle Testamente, Bibelen, Koranen, Tilbedelse af brand, dyrkelsen af død, Door gudstjeneste, Tilbedelse af hår og skæg, Tilbedelse af vand, spyt, ateisme, ritual, religion, Enlil, Enki , Marduk, gamle, ældste søn, den yngste søn, den Hammurabis love, love Esnunna antikke skriftlige love, gamle kulturarv, gamle arv, ofrer ældste søn, Asur, assyriske
Buku: The berasal dari Alkitab dan cerita dari Quran yang ditulis dalam sumber-sumber kuno Mesopotamia ……Pengarang: Mr. Safa KAÇMAZ..Sejarah dan Masyarakat: Lokakarya untuk refleksi dan diskusi .... Untuk memperkuat dasar ilmiah ateisme ... Untuk redefinition dari prinsip ateisme dan ilmu sosial dan sejarah .... Perjanjian Lama, Alkitab, Alquran, Ibadah api, maka kultus kematian, Pintu Ibadah, Ibadah rambut dan janggut, Ibadah air, dahak, ateisme, ritual, agama, Enlil, enki , Marduk tua, anak tertua, maka anak muda, yang Hammurabi hukum, undang-undang undang-undang tertulis Esnunna kuno, warisan lama, lama warisan, anak tertua korban, Asur, Assyrian
Raamat: päritolu Piibli ja jutte, et Quran esitama kirjaliku allikad ancient Mesopotamia…… Autor: Mr. Safa KAÇMAZ..Ajalugu ja ühiskond: Workshop järelemõtlemise ja arutelu .... Tugevdada teaduslikku alust Atheism ... Brüssel ümbermääratlemine põhimõtteid Atheism ning teaduse ja sotsiaalset ajalugu .... Vana Testament, Piibel, Koraan, Palvelkaa tuletõrje, CULT surm, Door Palvelkaa, Palvelkaa Juuste ja habeme, Palvelkaa vett, röga, Atheism, rituaal, usutunnistuse, Enlil, Enki , Marduk, vana, vanim poeg, noorim poeg, et Hammurabin seadused, seadused Esnunna ancient kirjutatud seadused, vana pärand, vana pärand, ohverdada vanim poeg Asur, Assüüria
Book: Ang pinanggalingan ng Bibliya at mga kuwento ng Quran sa nakasulat na mga pinagkukunan ng mga sinaunang Mesopotamya ..Author: Mr.Safa KAÇMAZ..Kasaysayan at Lipunan: Workshop para sa pagmuni-muni at discussion .... Para sa pagpapalakas ng mga pang-agham batayan ng Atheism ... Para sa redefinition ng mga prinsipyo ng Atheism at agham panlipunan at ang kasaysayan ng .... Lumang Tipan, Biblia, Qur'an, pagsamba ng apoy, ang uri ng pananampalataya ng kamatayan, pintuhan pagsamba, pagsamba ng buhok at beard, pagsamba ng tubig, plema, Atheism, seremonya, relihiyon, Enlil, Enki , Marduk, old, diko anak na lalaki, ang bunsong anak na lalaki, ang Hammurabi mga batas, mga batas Esnunna sinaunang nakasulat na mga batas, mga lumang minana, mga lumang namana, pagpapakasakit diko anak, Asur, Asiryan
Kirja: alkuperästä Raamatun ja tarinoita, että Quran vuonna kirjalliset lähteet muinaisen Mesopotamian…. ..Laatija: Mr. Safa KAÇMAZ..Historia ja yhteiskunta: työpaja pohdintaa ja keskustelua .... Vahvistamaan tieteellistä pohjaa ateismiin ... Saat uudelleenmäärittely periaatteiden ateismin ja tieteen ja sosiaalista historiaa .... Vanha testamentti, Raamattu, Koraani, Jumalanpalvelus tulipalon, että cult kuoleman, Door Jumalanpalvelus, Jumalanpalvelus on hiukset ja parta, Jumalanpalvelus vettä, yskös, ateismi, rituaali, uskonnon, Enlil, Enki , Marduk, vanha, vanhin poika, nuorin poika, että Hammurabin lait, lait Esnunna antiikin kirjallisen lait
Boek: De oorsprong van de bijbel en de verhalen van de Koran in de geschreven bronnen van het oude Mesopotamië ..Auteur: Mr. Safa KAÇMAZ….Geschiedenis en samenleving: Workshop voor reflectie en discussie .... Voor de versterking van de wetenschappelijke basis van atheïsme ... Voor de nieuwe invulling van de beginselen van het atheïsme en de wetenschap en de sociale geschiedenis .... Oude Testament, Bijbel, Koran, aanbidding van het vuur, de cultus van de dood, klep Worship, Verering van haren en baard, Aanbidding van water, sputum, atheïsme, ritueel, godsdienst, Enlil, Enki , Marduk, oud, oudste zoon, de jongste zoon, de Hammoerabi wetten, wetten Esnunna oude geschreven wetten, oude erfgoed, oude erfgoed, offer oudste zoon, Asur
הספר: על מקורות של התנ"ך וסיפורים של הקוראן שנכתב על מקורות עתיקים ארם נהרים ,מחבר: Mr. Safa KAÇMAZ, היסטוריה וחברה: סדנה עבור השתקפות ודיון . לחיזוק הבסיס המדעי של Atheism ... עבור redefinition עקרונות Atheism ומדע ואת ההיסטוריה החברתית .... התנ"ך, תנ"ך, Qur'an, תפילה של אש, פולחן המוות, דלתות תפילה, של תפילה שיער זקן, תפילה של מים, לחה, Atheism, פולחן, דת, Enlil, Enki , Marduk, הישן, הבן הגדול, הבן הצעיר, את Hammurabi חוקים חוקים חוקים Esnunna עתיקה בכתב, הישן המורשת המורשת הישנה, להקריב את הבן הגדול,
Libro: Los orígenes de la Biblia y el Corán de historias en las fuentes escritas de la antigua Mesopotamia ..Autor: Mr.Safa KAÇMAZ..Historia y Sociedad: Taller para la reflexión y el debate .... Para fortalecer la base científica de ateísmo ... Para la redefinición de los principios del ateismo y la ciencia y la historia social .... Antiguo Testamento, Biblia, Corán, Culto de fuego, el culto a la muerte, la puerta Culto, Culto de pelo y la barba, Culto de agua, de esputo, el ateísmo, el ritual, la religión, Enlil, Enki , Marduk, de edad, hijo mayor, el hijo menor, la leyes de Hammurabi, las leyes Esnunna antiguas leyes escritas, antiguo patrimonio
Bok: Den ursprung i Bibeln och berättelser av Quran i skriftliga källor för antika Mesopotamien …...Författare: Mr. Safa KAÇMAZ...Historia och samhälle: Workshop för reflektion och diskussion .... För att stärka den vetenskapliga grunden för ateism ... För omdefinieringen av principerna för ateism och vetenskap och social historia .... Gamla Testamentet, Bibeln, Koranen, dyrkan av eld, den kult av död, Dörr dyrkan dyrkan av hår och skägg, dyrkan av vatten, sputum, ateism, ritual, religion, Enlil, Enki , Marduk, gammal, äldste son, den yngste son, Hammurabi lagar, lagar Esnunna antika skriftliga lagar
Libro: Le origini della Bibbia e del Corano storie in fonti scritte di antica Mesopotamia…. .Autore: Mr.Safa KAÇMAZ..Storia e Società: Workshop per la riflessione e la discussione .... Per rafforzare la base scientifica di ateismo ... Per la ridefinizione dei principi di ateismo e la scienza e la storia sociale .... Antico Testamento, Bibbia, Corano, nel culto del fuoco, il culto della morte, porta il Culto, il Culto dei capelli e la barba, il Culto delle acque, dello sputo, l'ateismo, rituale, religione, Enlil, Enki , Marduk, vecchia, figlio maggiore, il più giovane figlio, il Hammurabi leggi, leggi Esnunna antiche leggi scritte, patrimonio vecchio, vecchio patrimonio, sacrificio figlio
本:は、聖書や古代メソポタミアの書面による情報源の話では、コーランの起源 ..著者: Mr. Safa KAÇMAZ..歴史と社会:ワークショップの反射や議論のため.... 無神論の科学的根拠を強化するために...無神論、科学と社会の歴史....の原則の再定義について旧聖書は、聖書、コーラン、火の崇拝、死のカルト、ドアに仕え、髪、ひげ、水の崇拝、痰、無神論、儀式、宗教、エンリル、エンキの崇拝、マルドゥーク、古 い、長男は、最年少の息子は、ハムラビ法律、法令Esnunna古代書か法律、古い遺産、古い遺産、長男Asur
Könyv: Az eredetét a Biblia történeteit és a Korán az írott forrásokban az ókori Mezopotámiában ..Szerző: Mr. Safa KAÇMAZ ..Történelem és Társadalom: Workshop a visszajelzéseket és a vitát .... Megerősítése alapján, a tudományos ateizmus ... A újradefiniálását elvei ateizmus és a tudomány és a társadalom történelmétől .... Ószövetség, Biblia, Korán, Worship a tűz, a kultusz halála, Door Worship, Worship a haját és szakállát, Worship a víz, a köpetben, ateizmus, szertartás, vallás, Enlil, Enki , Marduk, a korábbi, legidősebb fia, a legfiatalabb fia, a Hammurabi törvények, jogszabályok Esnunna ókori írott törvényeket, a régi örökség, a régi örökség, áldozat legidősebb fia, Asur, asszír
Book: The opprinnelse av Bibelen og historier av Quran i skriftlige kilder av gamle Mesopotamia ..Forfatter: Mr. Safa KAÇMAZ...Historie og samfunn: Workshop for refleksjon og diskusjon .. For å styrke det vitenskapelige grunnlaget for Atheism ... For omdefinering av prinsippene i Ateisme og vitenskap og sosial historie .... Gamle Testamentet, Bibelen, Koranen, Tilbedelse av brann, er kult for død, Door Tilbedelse, tilbedelse av hår og skjegg, Tilbedelse av vann
Livro: As origens da Bíblia e histórias do Corão nas fontes escritas da antiga Mesopotâmia… ..Autor: Mr. Safa KAÇMAZ..História e Sociedade: Seminário de reflexão e discussão .... Para fortalecer a base científica do ateísmo ... Para a redefinição dos princípios do ateísmo e da ciência e da história social .... Antigo Testamento, Bíblia, Alcorão, Culto de incêndio, o culto da morte, porta Culto, Culto de cabelo e barba, Culto de água, escarro, ateísmo, ritual, religião, Enlil, Enki , Marduk, velho, filho mais velho, o filho mais novo, o Hammurabi leis, leis Esnunna antigas leis escritas, velha herança, velha herança, sacrifício filho mais velho, Asur
Книга: Происхождение Библии и истории Корана в письменных источниках древней Месопотамии ..Автор: Mr. Safa KAÇMAZ..История и общество: семинар для размышления и обсуждения .... Для укрепления научной основы атеизма ... Для пересмотра принципов атеизма, науки и социальной истории .... Ветхий Завет, Библия, Коран, культ огня, культ смерти, двери культа, культа волосы и бороду, культ воды, мокрота, атеизм, ритуала, религии, Enlil, Enki , Marduk, старый, старший сын, младшим сыном в законы Хаммурапи, законы Esnunna древних письменных законов, старые наследия старого наследия, старшего сына в жертву, Asur
Βιβλίο: Η προέλευση της Βίβλου και ιστορίες του Quran στις γραπτές πηγές της αρχαίας Μεσοποταμίας … Συντάκτης: Mr. Safa KAÇMAZ… Ιστορία και Κοινωνία: Ημερίδα για τον προβληματισμό και τη συζήτηση .... Για την ενίσχυση της επιστημονικής βάσης της Αθεϊσμός ... Για τον επαναπροσδιορισμό των αρχών της Αθεϊσμός και την επιστήμη και την κοινωνική ιστορία .... Παλαιά Διαθήκη, Bible, Qur'an, λατρεία της φωτιάς, τη λατρεία του θανάτου, Πόρτα Λατρείας, Λατρεία των μαλλιών και τα γένια, Λατρεία του νερού, πτύελα, Αθεϊσμός, τελετουργία, τη θρησκεία, Enlil, Enki , MARDUK, παλιά, πρωτότοκος γιος του ***
hit counter *****************
TvT sayfaları......
///
*/**/***/ */**/***/